Mississippi State Universite’sindeki 40’tan fazla mimarlık öğrencisi, Atlanta’daki binalarla ilgili çalışmalar yapmak için 5 saatlik bir otobüs yolculuğu yaptılar. İlk olarak, odaklandıkları 3 binayla ilgili bulduklarını anlattılar. Bu binalar, High Sanat Müzesi, William R. Cannon Şapeli ve Atlanta-Fulton Kütüphanesi’nin Buckhead koluydu.

Atlanta Fulton Küyüphanesi’nin Buckhead kolunun tasarımı, 1989 yılında yapılmıştı.
Bu tasarım, tartışmalara yol açan mimarî tarzıyla da dikkatleri üzerine çekiyor. Yapı sökümcülüğü ile tasarlanmış kütüphane, parçalara bölünmüş kütlesiyle, mimarlık öğrencilerinin dikkatini çekti.
Prof. Rachel McCann, “bu bina, diğer ikisine göre daha deneysel bir çalışmayı gözler önüne seriyor. Bu sebeple de, öğrenciler, 18 yaşında olmasına rağmen 4 ödül kazanmışı binayla ilgili pek çok soru soruyorlar.” diye konuştu.
Georgia Hetch. Üniversitesi Profesörü Robert Craig, “Bu bina, çeyrek yüzyılda Atlanta’da yapılan en önemli binalardan bir tanesi. Bu bina, kentin kendisi kadar tanınan simgelerden biri.” şeklinde konuştu.
Kütüphanenin, ele avuca sığmayan, kentin heyecanını taşıyan bir yapısı olduğu, buna rağmen bölgenin yerel özelliklerini de kendince yansıttığı belirtiliyor.
1,5 milyar dolarlık Buckhead Caddesi yenileme planını yapacak olan Ben Carter ise, tüm binaların yıkılıp, yerlerine yenilerinin yapılmasından yana. Özellikle de bu kütüphane, 8 blokluk yenileme alanının tam ortasında bulunması açısından, Carter’ın yıkmak istediklerinin başında geliyor.
Carter: “Buckhear bölgesi, kentimiz için daha yüksek kalitede bir mekân haline geliyor. Kamusal binaları, bütünsel ve daha çok kentle bütünleşmiş olmuş projeler içerisinde düşünmek çok şey kazandıracaktır.”
Carter’ın planına göre, yeni kütüphanenin alt kısmında 2 katlı bir otoparkın ve dış mekânda okumaların yapılabileceği “okuma terası” da bulunacak. Carter’ı bu fikrinde ısrarcı olmaya iten etmenlerin başında, mimarlık konusunda oldukça söz sahibi kişiler arasında da, bu binanın yıkılmasını isteyenlerin bulunması.
Son 15 yılda Buckhead, yüksek kuleleriyle tam bir finans merkezine dönüşmüş durumda. Bu kuleler ve ticaret işlevi arasında kalan kütüphane binası ise direnmeye çalışıyor.
Bu konuyla ilgili olarak Harvars Üniversitesi mimarlık bölümü başkanı ise şöyle konuşuyor, “Bir kentsel alanı özel bir şirkete vermek ve oranın kaderini şirketin ellerine terk etmek büyük bir düş kırıklığı. Bu, halkın, yine kendisini ilgilendiren kararlara katılması gerekliliğini söyleyen en basit prensibe aykırı bir durumdur. Burada müşteri olarak görülen artık halk değil, özel sektördür.”
Kaynak: Atlanta journal-Constitution
Çeviri: mimdap


