Pazar günü televizyonda yayınlanan “Her Açıdan” programının konuklarından olan eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ali Müfit Gürtuna diğer konuklarla beraber yerel seçimleri değerlendirdi.
Star televizyonu program yapımcısı Ruhat Mengi’nin sorularını yanıtlayan Gürtuna, geçmiş dönemde kendi belediyeciliğini ve yaptıklarını özetledi.
Borçla devraldım
Gürtuna kendi döneminde belediyeyi 1.5 milyar dolar borçla devraldığını buna rağmen döneminin sonunda sıfır borçla devrettiğini söyledi. Kendi döneminde Standard and Pour’sun belediyesini “kaynaklarını çok iyi kullanan, çok iyi yatırımlar yapan, en az kaynakla en çok işi yapan” belediye olarak raporladıklarını belirtti. Borçlu bir belediye olan İstanbul belediyesini beşyüz proje yapmasına rağmen borçsuz olarak devrettiklerini anlattı.

Ali Müfit Gürtuna, aynı Standard and Pour’sun şimdiki dönemi, 2010 dan sonra borçlarını bile ödeyemeyecek belediye olarak nitelendirdiğini vurguladı. “İstanbul çökerse Türkiye çöker” diyen Gürtuna, bu gidişin ülkeyi çökertmeye doğru gittiğini belirtti.
Görülmemiş yağma
Belediyeden ayrılıp bu yönetime belediyeyi devrederken koruyun dediğim ne kadar yer varsa sanki işaret etmişim, hedef göstermişim gibi korumadılar, elden çıkardılar diyen Gürtuna sözlerini örneklerle sürdürdü.
Şehrin zaten sıkışık olan Mecidiyeköy bölgesine olağan üstü yüklenildiğini, bütün boş alanları, yeşil alanları yapılaşmaya açtıklarını söyleyen Gürtuna, Karayolları arazisi, İETT alanı, Hürriyet Tepesi hepsi yüksek yoğunluklu yapılaşmaya açılmıştır dedi.
Bunlardan bir kısmı yeni ticaret alanları olurken Hürriyet Tepesi Avrupa’nın en yüksek Adalet Sarayı oluyor diye çok büyük bir bina yaptıklarını belirten Gürtuna, “bu yapılar için başka yer mi yok, zaten ulaşımı kilitlenmiş yerlere niye bu kadar yoğunluk” diye çıkıştı.
Bu dönemde ucuza alınıp sonra imara açılan alanlar konuşulur oldu, Darüşafaka’ya verilmeyen imar izni belirli çevrelere kolayca verildi diyen Gürtuna, bunlardan büyük rant elde edildiğini, yapılan beşbin imar değişikliğinin doğurduğu rantın 250 milyar dolar olduğunu, Bizans’tan beri böyle bir yağmanın görülmediğini kaydetti.
İstanbul’un nüfusuyla oynuyorlar
Bu yapılaşmayla İstanbul’un nüfusunun dengede tutulamayacağını söyleyen Gürtuna, “bizim yaklaşımımız İstanbul’un nüfusunu on milyon seviyelerinde tutmak, hayat standartlarını arttırmak, yaşamı kolaylaştırmak, kentsel sorunları olabildiğince çözmek üzerineydi. Biz daha kaliteli bir İstanbul’a yönelmek istiyorduk. Zaten bir göç nedeniyle nüfus zorlanırken bu kadar çok yapılaşmayla bunu teşvik etmek insafsızlıktır” dedi.
Onlar 20-25 milyonluk İstanbul’a doğru yol alıyorlar diyen Gürtuna, getirilen bu yapılaşmanın ilave olarak getireceği alt yapı maliyetlerine İstanbullunun katlanmak zorunda bırakılacağını, bu yağmanın alt yapı hizmetlerinin devlete 150 milyar dolara mal olacağını belirten Gürtuna, içinden çıkılmaz bir borç batağına bu yönetimin ülkeyi sürükleyeceğini iddia etti.
Yolsuzlukların üzerine gidiliyor mu?
Program yapımcısı R. Mengi’nin kendi döneminde yapılanlar ve kendi döneminin soruşturulması üzerine soru yöneltmesi üzerine cevap veren Gürtuna, göreve geldiği gün incelenmeye başlandığını, görev süresince bunun devam ettiğini, görevden ayrıldıktan sonra da kendisi hakkında araştırmaların yapıldığını ama tek bir yolsuzluğa rastlanılmadığını kaydetti.

Yine program yapımcısı Mengi, “1999 yılında göreve geldiğinde kendisinin önceki dönem yani R. Tayip Erdoğan döneminde yolsuzluk yapıldığını” söylediğini, Albayraklar gibi isimler üzerinde konuştuklarını, üzerine gideceğini söylediğini hatırlatarak, o zaman açıklamadınız şimdi açıklayın demesi üzerine Gürtuna, “aradan on yıl geçmiş tam olarak hatırlamıyorum, o günden değil de bugünden bilgiler vereyim, bugüne bakalım” dedi.
Gürtuna, belediyede kendi dönemlerinde örnek olarak park bahçeler işine 70 milyon kadar bütçe ayrılırken şimdi bu rakam 400 milyon mertebesindedir, bunlar çok manidardır dedi.
Ali Müfit Gürtuna, kendi döneminde geçmiş dönemler için soruşturmaların açıldığını ama bunların bir kısmının sonuçsuz kaldığını, bir bölümünde Tayip Erdoğan’ın başbakan olması, diğer çevresindeki kişilerin milletvekili olmasından dolayı dokunulmaz olmalarında soruşturmaların askıda kaldığına işaret etti.
Ekonomik yıkım gündemde
Diğer konuklardan Rıdvan Budak, “ beşbin imar değişikliği 250 milyar dolardır, biz bu kentte yaşamaya devam edeceğiz, sayın Gürtuna hesabını sormamışsa da biz sormaya devam edeceğiz, bu değişiklikler belediye meclisinde sadece bir parti üyeleri vasıtasıyla değil ittifakla yapılmıştır” dedi. Bu yönetimlerin halkı sadakaya bağlayarak bugün seçim alabileceklerini ama sonuçta ülkeyi büyük bir yıkıma sürükleyeceklerini anlatan Budak, ancak yıkımdan sonra yeni fikirlerin oluşacağını yeni bir siyasal oluşumun meydana geleceğini gördüğünü söyledi.
Kadıköy’ün göbeğine corner otel yıkılmalıdır
Programın konuğu Kamer Genç ise Gürtuna’ya “başbakan size bir isim ve onun yeriyle ilgili imar durumunun düzeltilmesi için ricada bulundu mu” diye sordu. Tam cevap alamayınca da, “bakın biz bunları bulup çıkarıyoruz, ama işin sonunda siz olduysa oldu demez, bu konuları açıklığa kavuşturmaz, yuvarlak laflar söylerseniz bu düzen değişmez” diye vurgusunu yaptı. Genç, “açık açık söyleyin, üstünü örtmeyin bunların” dedi.

Kamer Genç konuşmasına, “Kadıköy’ün en güzel yerine onüç katlı otel dikiyorlar, Kadıköylü o oteli yıkmalı, olur mu oraya öyle bina” diye tepkisini ifade etti.
Konuşmalara kısa cevap veren Gürtuna, kendilerinin amaçladığı belediyeciliğin kayırıcı, kavgacı belediyecilik değil kaynaştırıcı, bilgiye dayalı, proje üstüne kurulu belediyecilik olduğunu söyledi.
mimdap



5 Yorum
Halil Akyazı
Yağmanın iki türlü maliyeti var:
1.doğrudan millet tarafından ödenen ve rüşvetcinin cebine giden 1/100
2.rüşveti verenin nasıl olsa adamı satın aldım diyerek kontrol mekanizması olmayan bir sistemde dilediği kadar maliyet yükseltmesi.1/99 Bunun en güzel örneklerinden birisi Altunizade’de yapılan kavşak. Ne kadar gereksiz yere arttırma, uzatma, büyütme, abartma, şişirme, devleştirme, develeştirme… diğer kavşakların da durumları pek farklı değil. Ama özellikle yabancı ulaşım uzmanlarının gülmekten kırıldıkları bu kavşak bir şişirme şaheseri. Gerisini siz düşünün. Yollarda sürünürken, birbirinden kopuk ulaşım sistemlerinde biryerden biryere ulaşacağım derken yada önce yerin elli metre üstüne çıkıp sonra çıktığınız yerden düz ayak ulaşabilecekken bir finikülere binip aşağı indiğiniz Kabataş Taksim güzergahını yaparken…. ne de olsa bol bol zamanınız oluyor. Ama mutlaka seçim günü bu durumu düşünerek oy verin. Mimarlar odası rezaletindeki gibi yapmayın.
Ceyhun Kartek
bakın seçim geliyor sayın Gürtuna yani şimdi daha açık söylemeyecekseniz sonra sizi bu millet dinlemez. tam açıklığıyla herşeyi söyleyin ki bu millet olan biteni tam olarak öğrenmiş olsun. sizin açınızdan fırsat bir hafta kadardır. bunu yapmazsanız sonra geçmiş gitmiş olur.
mehmet ergün
gürtuna bu kadar konuşur.çünkü onun da yalnışları vardır.daha fazlasını bugün kılıçdaroğlundan başka chp li de söyleyemez.
herşeyi ötmek için …evet cesaret şart ama geçmişiniz de temiz olmalı
Baha Aktüre
Haydi o zaman sayın Gürtuna, siz bildiklerinizden başlayın söylemeye, bildikleriniz o kadar kısa kesmeyin. biz emsal artışını, yeşil alana imar vermeyi siz söylemeseniz de görüyoruz. ama sizin makam sahibi bir kişi olarak bizzat yaşadıklarınız önemli. onları açıklayın yüreğiniz yetiyorsa.
polat güçlü
sayın gürtuna madem birşey söyleceksiniz tam söyleyin. genel konuştuğunuzda bundan bişey çıkmıyor sahiden. ne gördünüz, sizden neler istendi hepsini anlatın. bir daha belediyeye başkan olmanız imkansız olduğuna göre saklamayın artık gerçekleri. bakın dalan da özal ile arası bozulduğunda güçlüydü ama ıkındı sıkındı birşey söyleyemedi, sonra ona birşey soran olmadı. aynı duruma düşmeyin. bizanstan beri böyle talan olmadı diyorsanız şimdiki söylediklerinizden daha fazla şey anlatmanız lazım.