Yeryüzünün en büyük hayalet şehri. 22 yıldır bu halde. 900 yıl daha, burada hiç kimse yaşayamayacak.
Hayalet şehir Pripiat

26 Nisan 1986’da, akşam saatlerinde, Ukrayna’nın Pripiat şehrinde hayat her zamanki gibi normal seyrinde devam ediyordu. İnsanlar işten çıkmış, evlerinin yolunu tutmuş, akşam yemeği hazırlanmıştı. Hiç kimse, sabah gözlerini kendi yatağında açamayacağını, uzun ve zorlu yollara düşeceğini aklının ucundan bile geçirmiyordu.
Bu bir korku filminin senaryosu değil, gerçeğin ta kendisi. 22 yıl önce, 26 Nisan akşamı, Çernobil nükleer santralinin 4 numaralı reaktöründe bir patlama yaşandı. Dünya bu faciadan zar zor haberdar oldu. Sovyetler’in iletişimi engelleme mekanizması tam olarak devreye girmişti. Ama sonunda korkunç boyutlara ulaşan nükleer faciayı gizleyememişti.
İşte o gece, Çernobil’in 10 kilometrelik tehlikeli çemberine giren 49 bin nüfuslu Pripiat boşaltıldı. Asker devreye girdi. Gece yarısından sonra başlayan acil boşaltma işlemi için yüzlerce otobüs şehrin metkezine dizildi. İnsanlar evlerini bir anda boşaltmak zorunda kaldı. Boşaltma işlemi öyle hızlı gerçekleştirildi ki hiç kimse yanına birkaç parça giyecek ve belki de aile albümleri dışında hiçbir şey alamadı. Pripiat’ı terk eden otobüs konvoyu 20 kilometreyi aştı. Boşaltma işlemi 30 saatte tamamlandı.

O gün bugün hayalet şehir olan Pripiat, 900 yıl daha böyle kalacak. Bilim adamları, Çernobil’den sızan en zararlı radyoaktif partiküllerinin yok olması için en az 900 yıl geçmesi gerektiğini söylüyor. Tüm radyoaktif partiküllerinin tamamen yok olması için, 48 bin yıldan bahsediliyor.Pripiatlılar ise yeni bir yerde, zor da olsa hayata yeniden başladılar. Tabii aralarından birçoğu radyoaktif etkiden kurtulamadı. Geriye kalanlar ise her şeye rağmen Pripiat’ı özlemle anıyor.
Hiroşima ve Nagasaki’den beter
Çernobildeki 4 numaralı reaktörün patlaması sonucu Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan bombalarının 100 katı kadar radyasyon havaya karıştı, radyoaktif bulutlar rüzgarında etkisiyle Güney Afrika’ya kadar ulaştı. Yağan yağmular Karadeniz ve Edirne’de bulutları yere indirdi. En mütevazi rakamlara göre, üç ülkede 146 bin kilomerelik bir alan radyoaktif kirlenmeye maruz kaldı. Bu, İtalya’nın yarısı kadar bir alana denk düşüyor. 52 bin kilometrelik Danimarka büyüklüğünde bir tarımsal alan da kirlendi.380 bin kadar çocukta kan kanserleri, tiroid sorunları ve anemiler saptanmıştır.
Çernobil’den ürkütücü rakamlar
3 milyon çocuğun tedavi görmesi gerekiyor.
Kazanın sonuçlarıyla başa çıkılması, “temizlik” ve patlayan reaktörün üzerini örten lahidin inşa edilmesi işlerinde çalışan 600 bin insanın “radyasyona maruz kalmanın etkileri açısından sürekli olarak izlenmeleri gerekiyor.

Yetişkinlerde tiroid kanserine rastlanma oranı kazadan sonra on kat artış gösterdi.
3 milyondan fazla insan faciadan doğrudan etkilenen Çernobil kurbanları statüsünde kayıtlı durumda.

2,5 milyon hektarı aşkın zengin tarım toprağında artık kullanılamıyor.
Şu anda bir milyonu çocuk olmak üzere 3,5 milyon insan, Ukrayna’nın radyasyonla kirlenmiş topraklarında yaşıyor.
Sakat doğumlar ve büyüme bozuklukları Ukrayna’da %230, Beyaz Rusya’da ise %180 arttı. Şiddetli bağışıklık sistemi bozuklukları görülen çocuklara, 2 ile 3,5 kat daha fazla rastlanmakta.

380 bin kadar çocukta kan kanserleri, tiroid sorunları ve anemiler saptandı.
7.1 milyon insanın gelecekte ciddi sağlık sorunları yaşaması beklenmektedir.
Kaynak: Hürriyet



6 Yorum
Anonim
hepimiz birgün ölcez sebepler bir türlü ortaya çıkıyor hayatta
İ. BERKAN KASAPOĞLU
Bu felaketi babamdan duymuştum. Ancak etkisinin 900 yıl süreceğini bugün öğreniyorum. Aslında Türk Milleti olarak ne güzel bir coğrafyada ve ne güzel bir alın yazısı ile mükemmel sayılabilecek bir devlet çatısı altında yaşadığımızı bir farkedebilsek diye düşünüyorum. Allah huzurumuzu , birlik ve diriğimizi bozmasın. Rum’u Kürt’ü, Ermenisi ve onlarca etnik kökenlisi ile Türk İnsanı artık bir bütün olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Yüce Allahın Türk Milletine büyük bir lutfudur.
Ben bir Kıbrıs Türk Genci olarak HER GECE , annem ,babam ve ablamla birlikte ANAVATAN TÜRKİYE’ nin varlığı ve esenliği için dua ediyor, bizlere sunduğu bitip – tükenmez yardımlar için yürekten minnet duyuyorum.
ALLAH TÜRK MİLLETİNİN HER ZAMAN YANINDA OLSUN. DOST GÖRÜNEN DÜŞMANLARDAN KORUSUN.
ÖZLEM ÖZMEN
bu insanlar bu yaşadıkları feleketten büyük bi ders çıkarttılart o acıyı yaşayan insanların acısını yaşarken büyümeyi ve güclü olmayı benimsediler şimdi çok güçlü bi ülke olma yolunda çok mücadele ediyorlar..HER ŞERDE Bİ HAYIR..HER HAYIRDA Bİ ŞER ARAMAK ALLAH IN KULLARININ DÜŞÜNÜP DERS ÇIKARMASI GEREKEN Bİ ANLAYIŞI BİZE İBRET OLARAK BİLDİRİYOR…
Şemsettin SAMİ
Bizim nükleus hayranlarını hemen buraya yaşamaya gönderelim..
Onlara en güzel öğreti bu olsa gerek…
mutlu rençber
çernobilden ders almayanlar her derdin devasını nükleer enerji gibi gösteriyorlar. sanki nükleer santraller kurulunca ülkenin fakirliği sona erecekmiş ucuz enerji temin edilecekmiş gibi hava estiriyorlar. ne kadar yanlış ve tek taraflı.
Kazım Oduncuoğlu
Tam bir felaket gerçekten. Nükleer düşkünü devlet erkanımıza atfolunur, burada yaşanmıyor işte. Nükleer sevicilerin söyledikleri yapılırsa her an ülkemizde de buna benzer kazalar gündeme gelebilir.