İstanbul Serbest Mimarlar Derneği’nin düzenlediği “Binalar Konuşunca Mimarlık Susar” sergisi, AKM’de sergilenmeye devam ediyor.
Serbest Mimarlar Derneği’nin düzenlemiş olduğu, küratörlüğünü Uğur Tanyeli’nin yaptığı “Binalar Konuşunca Mimarlık Susar.” adlı sergiyi dolaşıp, sizin için gördüklerimizi derledik.
AKM’de düzenlenen ve 29 Aralık’ta sonlanacak sergi, özellikle mimarlık üzerindeki ideolojik baskıyı, Türkiye’nin dört bir yanından çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor.
Mimarlığın çağını yansıtması gerektiğine odaklanan sergide, anlamın yalnızca toplumsallıklar tarafından oluşturulabileceğine, bu toplumsallıkların da zamana göre farklı anlamlar üreteceğine, bu sebeple, “yapay tarihselliklerin” ve giydirilmiş anlamların yanılsamalardan ibaret kalacağına dikkat çekiliyor.
Sergi, çeşitli fotoğraflarla, bu giydirme anlamların, yapay tarihselliklerin neden yaratılmak istendiklerini sorgulamamıza vesile oluyor. Bu konuyla ilgili olarak, sergi için hazırlanan kitapta Uğur Tanyeli şöyle bir cevap vermenin uygun olabileceğini belirtmiş: “Yanıt belki de modern totaliter iktidarın düşünmeyi güdüleme işlevi hatırlatılarak verilmektedir. Ya da totaliter bir iktidar olmak demek, o iktidarın yönetme ve denetleme iddiasında olduğu toplumdaki anlam üretme tekelini de elinde bulundurması demektir.”
“Her kişisel ve toplumsal pratiğin ve onların sonuç ürünlerinin değer ve anlamları adeta ait oldukları zaman-mekân içinde kodlanmış gibiydi. O sayedeydi ki, Victor Hugo Ortaçağ katedrallerinin taştan kitaplar olduğunu söyleyebilmişti. İnşa edildikleri çağda onun yüzeylerine, ayrıntılarına, heykel, vitray ve bezemelerine bakanlar, içinde yaşadıkları dünyanın bir dizi kavramını onlarda “okurlardı”. Örneğin, katedral ve kilise en eğitimsiz insan için bile kutsal kitabı, cenneti, cehennemi, doğru inancı görselleştiriyordu. Özetle, eskiden binalar konuşurdu; mimarlık da beraber konuşurdu. Binaların sözü mimarlığın sözüydü.”— Uğur Tanyeli
Sergide yayınlanan eserlerden yaptığımız bir seçkiyi, orijinal sergi metinleriyle birlikte görmek için tıklayın.

Küratör ve sergi metinleri: Uğur Tanyeli
Sergi düzenleme kurulu: Neşet Arolat, Hasan Şener, Uğur Tanyeli, Doğan Tekeli
Fotoğraflar: Cemal Emden
mimdap
[İlgili haber: Doğan Tekeli ile “Binalar konuşunca mimarlık susar” sergisi üzerine]



7 Yorum
süleymanonal
şu gelmiş geçmiş genel kurullarda ideolojik baskılarla mimarlığın girdiği biçimler üzerine bir tartışma yapıldı mı? o ayakta alkışlanan “üstadlar” ile onları alkışlayanlar, böyle bir derdiniz oldu mu?
genel kurulcular, mesleğin en demokratik yeri, kalbi fakan diyenler, kalbinizden bu sorunlar hiç geçti mi?
efendim,duyamadım… ses yok mu? bu açıdan kalbiniz boş mu?
kırıldım efendim.
vahide güneş
Bu yapılar konuşursa hepimizin bir daha tek kelime etmeden susması doğru olur herhalde.
güngörzaman
bu sergi bence 2007 içinde yaşadığımız bir çok olumsuzluğa rağmen bir pırıltı, herşeyi fark etmemize yol açan kutup yıldızı gibi bir şey oldu. ben de hazırlayanlara teşkkkür ediyorum, çok yerinde, hepimize iyi gelen bir iş oldu.
Hasan Kıvırcık
İlk kanım şudur ki, çok bigilendirici, çok etkileyici. Sergiyi yerinde gezdiğimde ve kitapçığını okuduğumda aslında kafamda taşıdığım bir çok izi bütünleyen, benzer gözlemler içinde benzer duyumları hissettiğim bir bütüne kavuşmuş gibi kendimi hissettim.
Görsellikle yakalanan eleştiri ve ondan yapılan çıkarımlar çok mimarca doğrusu. Bu konuda İstanbul Serbest Mimarlar Derneği faaliyeti olarak tam isabet sağlamış, yıllarca akıldan çıkmayacak bir etkinlik oduğunu söylemeliyim. Tabi, U. Tanyeli ve Doğan Tekeli gibi ustaların hiç birimizi izlerken yormayan, tahlillerde sendeletmeyen nitelikli değerlendirmelerini unutmamaka gerekir. İdeoloji ile kamu yapılarının “biçim alışı” arasındaki ilşkiyi gözler önüne sererken kamu fikrinin oluşumunun sadece yönetici iradesine bağımlı olmasının çelişkisini sakin, ölçülü ama çarpıcı bir şekilde verilmesi tek kelimeyle büyük başarı.
Öğrendim, bilgi tazeledim, bakışımı geliştirdim. Emeği geçenlerin ellerine sağlık.
Saygılarımla
Ayşe Aygan
Yani topluca görünce insanın tüyleri kalkıyor ve ürperiyor. Kamu kaynaklarıyla bunlara karar verenler asıl sorumlular. Söylendiği gibi belki birçoğunun arkasında mimar da yok. Ama durum çok felaket gerçekten. Bir de böyle bir gözle bakmayı bize gösterenlere binlerce teşekkür.
Nazlı Köklü
Binlerce çarpıklığın arasından artık “bu da olur mu?” dedirtecek türden olanları mimari düşünce planına bu kadar ustalıkla getiren ve tartışmay seviyeli bir noktaya taşıyan başta Uğur Tanyeli; bu sergi ve ekli kitapçıktaki muazzam isabetli görüşleri ile her türlü kutlamanın üzerinde bence. Çok yerli yerinde bir iş çıkartılmış. Bu arada Serbest Mimarlar Derneği gerçekten mimarca bir konuya imza atmış.
mehmetterzi
Yapılan bu gerçekten ince, gerçekten sarsıcı toparlama ile yavaş yavaş mimarlık dünyamızı esir almakta olan ideolojik içi boşaltılmış biçimler despotizmine en anlamlı cevabı verdikleri için herkese teşekkür ederim. Sayın Uğur Tanyeli’ye, Doğan Tekeli’ye,HAsan Şener’e, Neşet Arolat’a Cemal Emden’e binlerce teşekkür.