Kent içinde yaşamanın çevresel zararları kesin olarak daha az olsa da, aileler kent içinde yüksek yoğunluklu konut bloklarında çoğunlukla bahçe keyfini kaçırıyorlar. Philipp von Bock tarafından Berlin için tasarlanan “Spiral Kule” aile yaşamına uygun bir eko-gökdelen.

Kule içerisinde daireler, ortalarında bahçe terasları şeklinde açık alanlar bırakacak şekilde çapraz olarak yerleştiriliyor. Bu yaratıcı tasarımla her dairenin kendisine özel bir teras bahçesi olması ve ailelerin kent içinde banliyö yaşamına ulaşması sağlanıyor.

Yine çaprazlama bir bant, yukarı çıktıkça daralacak biçimde binayı yapısal olarak da sarıyor. Her bir kat bir X şeklinde tasarlanarak, en altta daha büyük bir ortak bahçe, her katta ise bireysel balkonlar bırakacak şekilde açık alanlar oluşturuluyor.

Bahçe terasları, tıpkı müstakil bir evin ön bahçesindeki kaldırım gibi dış taraflarından birer yolla çevreleniyor. Bu yollar, geleneksel apartman bloklarında çok daha zor olan komşular arasında etkileşimi arttırmayı hedefliyor.

Özel olarak Berlin düşünülerek tasarlanan Spiral Kule, kentin ortasında hem kent hem de sayfiye keyfini yaşamak isteyen aileler için yeşil bir mekan sunuyor. Eko gökdelende ayrıca güneş panelleri, rüzgar türbinleri ve su yeniden toplama ve arıtma sistemleri de bulunuyor. Kompleks içerisinde açık alanlar, oyun parkları ve rekreasyon alanları da yer alıyor.


Kaynak: Inhabitat
Çeviri: Mimdap



2 Yorum
İhsan Duygulu
Burası bir tartışma platformu olmadığı için konuyu fazla uzatmak istemiyorum:
1-Ökolojik skala- Ökolojikden Antiökolojike doğru şu şekildedir:
İgluu-“Bigness”, yani igluu dışındaki her yapı müdahelesi ile minimal ve mutlak arası “ökolojik” sıfatından uzaklaşılıyor.
2-Bu bağlamda herhangi bir yüksek bina Ökolojik olamaz,
(Hitlerin törenlerde sarışın çoçukların başlarını okşayarak humanist olamıyacağı gibi.)
3- Ökoloji kelimesinin kaynağı antik yunancadaki oikos dur, ingilizcede “ö” harfi olmadığından , ingilizceye ecology diye gecmiş, türkçede “ö” harfi vardır ve ökoloji ingiliz kaynaklı bir kelime değildir.
Osman Çoban
Bu gökdelenlerin tam bitmişini ve mesela on yıllık bir kullanımdan sonra oluşan problemlerin nasıl ortaya çıktığını henüz yaşanmamış olduğu için bilmiyoruz. Fakat bu yapılar bir sürü dış boşluklarla bahçelerle üretidiği için nasıl bir mali tablo ile karşı karşıyalar şu anda? Sonra her yükseklikte bitki bulundurmak, onların bakımın nasıl bir maliyet yüklüyor binaya. Bu işin o boyutta da bir sürdürülebilirlik tarafı var açıkçası. Yoksa elbette dimdik beton-cam-çelik kuleler olacağına yeşil dokuya bezenmesi hoş tabi.
Galiba yaşayıp göreceğiz.