Belediye Katılım İsterse…

7 Dakika Okuma Süresi

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü tarafından düzenlenen Çarşamba Seminerleri 12 Mayıs 2010 tarihinde, 2001–2006 yılları arasında Berlin’in Friedrichschain Kruezberg ilçesinin belediye başkanlığını yapmış olan ve halen İstanbul’da yaşamını sürdüren Cornelia Reinauer’i konuk etti.

katilim-1

Reinauer, konuşması sırasında, Berlin Friedrichschain Kruezberg ilçesiyle ilgili genel bilgiler verdikten sonra, belediye başkanı olarak öncelik verdiği konulara ve katılımcı belediyecilik ve demokratik gelişme ile ilgili örneklere değindi.

Friedrichschain Kruezberg ilçesi
Nehrin ayırdığı Friedrichschain ve Kruezberg bölümlerinden oluşan ilçenin nüfusu 269 bin ve ilçede 149 farklı ülkeden vatandaşın büyük bölümünü Türkler oluşturuyor. Göçmen nüfusu Kruezberg’te %32 oranında iken Friedrichschain bölümünde %8,7 oranında bulunuyor. Berlin’in en küçük ve en yoğun ilçesi olan Friedrichschain Kruezberg, aynı zamanda kişi başına düşen en az yeşil alanın, en yüksek işsizlik oranının, düşük sosyal endeksin yer aldığı ilçe olarak da tanınıyor. Berlin kenti içerisinde göçmen nüfus oranında ikinci sırada bulunan ilçe, kent içinde en genç (15 yaş altı) nüfusa da sahiptir.

katilim-3

Kentin kültürel çeşitliliği bir zenginlik olarak görülürken, mahalledeki komşuluk ilişkilerinin yoğun olması, şehir planlama ve geliştirme konusunda iyi modellerin uygulanmakta olması ve yurttaş katılımının köklü bir gelenek olarak yaşatılması da ilçenin en önemli özellikleri arasında görülüyor.

Dört öncelik
Cornelia Reinauer, belediye başkanlığı döneminde, dört ana konu üzerinde yoğunlukla durduğunu belirtiyor. Bunlardan ilki, hali hazırda ilçenin gelenekleri arasında sayılan yurttaş katılımı ve demokratikleşme çalışmalarını arttırarak, büyük oranda göçmen nüfusu barındıran bölgenin, söz sahibi olabilmesi için çalışmak. Almanya’da göçmenlerin oy verme hakkının bulunmaması bu durumu zorlaştırsa da, göçmen nüfusunun da isteklerinin dile getirilebilmesinin önemine değiniliyor.

katilim-6İkinci öncelik olarak göçmenlik ve entegrasyon konularını benimsediğini anlatan Reinauer, önceleri asimilasyona dayanan entegrasyon politikalarını değiştirerek, ilçeye özel yeni modeller oluşturmaya çalıştıklarını açıklıyor.

Üçüncü konusu eşitlikçi cinsiyet politikası olan eski belediye başkanı, kadına şiddete karşı eylem planları geliştirdiklerini ve bunları uygulamaya koyduklarını belirtiyor.

Son olarak kültür konusunda çalışmalar yaptıklarına ve kültürel faaliyetlerin arttırılmasına çalıştıklarına değindi.

Katılım
Sol parti üyesi olarak direkt demokrasi ve katılımı desteklediğini belirten Reinauer, halkın 4 yılda bir oy vermek suretiyle siyasete katılmasını yeterli görmediğini açıkladı. Oy verme hakkı bulunmayan göçmenler için Berlin Parlamentosu’nda ve yerel parlamentoda göçmen konseyi oluşturularak göçmenlere destek verilmesini sağladığını, göçmenler arasından bir göçmen sorumlusu aldıklarını ve sorumluluklarını arttırdıklarını ancak bunların ne yazık ki göçmen haklarının artmasını sağlamadığını anlattı.

Daha fazla demokrasinin gücünü paylaşmak ve azaltmak olduğunu düşünen siyasetçilerin katılım yollarını kapattığını söyleyen Reinauer, katılımın çok fazla çaba gerektirdiğini ancak başkanlığı döneminde bunun için büyük çaba harcadığını belirtti.

Koruyucu Kent Yenilemesi
İstanbul’da da çeşitli şekillerde örneklerinin görüldüğü kentsel yenilemenin Friedrichschain Kruezberg ilçesinde de eski yapıların yenilenmesi anlamında uygulanmaya çalıştığını ancak bunu en iyi şekilde yapabilmek amacıyla temel ilkeler ortaya koyduklarını belirtti. Bu temel ilkeler şöyle sıralanıyor:

katilim-5

1- Yenileme projesi şimdiki sakinler ve dükkan sahipleriyle birlikte ve var olan binalar korunarak gerçekleştirilmeli,
2- Kruezberg’in özelliklerini sürdürüp, tehlike altında olan mahallelerde güven ve umudu sağlamalı, evlerin varlığını tehdit eden unsurları hemen ortadan kaldırmalı,
3- Evlerin mimari projelerini hassasça düzenleyip yeni ikamet biçimlerini mümkün kılmalı,
4- Evlerin ve dairelerin yenilenmesi adım adım olmalı, zaman içinde tamamlanmalı,
5- Yapısal durumları minimum yıkımla, avluların yeşillendirilmesiyle ve cephelerin düzenlenmesiyle iyileştirmeli,
6- Kamu donatıları, sokaklar, açık ve yeşil alanlar ihtiyaca göre yenilenmeli ve tamamlanmalı,
7- Kent yenileme ile ilgili kararlar açık ve ilgili olan alanlarda alınmalı; sakinlerin temsiliyeti güçlendirilmeli,
8- Tutarlı kent yenilemesi için, bürokratik olmayan, hızlı, güvenilebilir ve hesap verebilir bir finansal model kurulmalı.

Berlin’de kentsel yenileme eski binaların yıkılıp yerine yenilerinin yapılması şeklinde devam ederken insanlar bu yenilemeye karşı ayaklandıkları için bu konuda yeni bir sayfa açılması gerekmiş ve siyasetçi, halk, esnaf, şirket sahipleri ve şehir plancılarının bir araya getirildiği yuvarlak masa toplantılarıyla çözüm arayışına girilmiştir. Toplantılar sonucunda ortaya çıkan bu 8 ilke, Berlin senatosunda dahi kabul edilerek, çok yüksek katılım oranlarıyla yenileme çalışmaları başlamıştır.

Yenileme sürecinin temelleri
Eski yapıların yenilenmesi sırasında, evlerde yaşayanlar, daha önceden bu yenileme sırasında kullanılmak üzere devlet tarafından yaptırılan konutlara yerleştirilerek kendilerinden evlerinde ne gibi değişikliklerin yapılmasına ihtiyaçları olduğu sorulmuştur. Kimi küçük kimi büyük değişiklikleri dile getirmiştir. Ancak burada temel konu, evlerin birden bire lüks konut statüsüne geçecek düzenlemelere maruz kalmayıp, sadece ihtiyaç duyulan iyileştirmelerin gerçekleştirilmesidir. Ardından devletten alınan krediler ile kamu-özel işbirliği şeklinde bir yapı ile tamamlanan yenileme sonrasında konut sakinleri evlerine geri gelmekte ve kiralarında sadece çok küçük bir artış söz konusu olmaktadır. Kiraların çok yükseltilmemesinin sebebi kredilerle desteklenmesidir. Tabi burada söz konusu alanlarda mülkiyetin devlete ait olduğu da unutulmamalıdır.

Reinauer, bu şekilde gerçekleştirdikleri yenilemeler sonucunda halkın yerlerinde kaldığını ve herhangi bir yer değiştirmenin söz konusu olmadığını belirtiyor. Cihangir örneğine değinen Reinauer, burada da binaların yenilendiğini ancak kullanıcı profilinin tamamen değişmesi nedeniyle doğru bir uygulama olarak görmediğini söylüyor.

Katılım ve referandum
Katılım fırsatlarının arttırılması amacıyla ilçede referandum yolu açılmış, bunun için de iki şart öne sürülmüş:

katilim-2

yurttaş arzusu”: sakinlerin %3’ünün rızası
yurttaş hükmü”: sakinlerin %15’i seçime katılmalı ve salt çoğunluk sağlanmalı.

Bu şekilde yapılan referandumlarla örneğin sağcı bir medya kurumunun ismi verilen bir sokağın adı, solcu bir devrimcinin adıyla değiştirilmiştir.

Bunun yanında uzun yıllar boyunca çatışmalı ve kanlı geçen ve halkı ilçeden uzaklaştıran Mayıs Festivali (İşçi Bayramı), belediyenin çabaları ile çatışma yerine kültür odaklı bir festivale dönüştürülmüştür.

katilim-4

Sonuçlar
Yaptıkları çalışmalar sonucunda ortaya çıkan sonuçları Reinauer şöyle sıralıyor:- Bu tür durumlarda en fazla katılım orta sınıftan geliyor, orta sınıf demokrasiye katılım hakkını bu yolla kullanma şansı buluyor.
– Vatandaşlar doğrudan doğruya kendileriyle ilgili konularda daha fazla katılımda bulunuyorlar.
– Konu para kullanma olduğunda daha çok gönüllü katılım sağlanıyor.
– Ancak çok az kişi bu çalışmalara sürekli katılıyor.

Reinauer, tüm bu nedenlerden dolayı yöneticilerin halkı sürekli dinlemesi ve gerektiği zamanlarda katılım yolunu açmaları gerektiğini belirtiyor. Özellikle alt gelir grubuyla kontağa girmesinin de faydaları olacağını söylüyor.

Reinauer sözlerine, siyasetin insanlar için değil insanlar ile birlikte yapılması gerektiğini söyleyerek sözlerine son verdi.

Mimdap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir