Bayramiç’te Permakültür uygulamalı atölye ve Türkiye Permakültür Buluşması…

18 Dakika Okuma Süresi

 

Bayramic/Çanakkale’de Permakültür felsefesi…


Bir grup gönüllünün biraraya gelerek oluşturdukları Bayramiç Yeniköy Grubu, Permakültürün ülkemizdeki örneklerini oluşturmaya çalışıyor. Bu amaçla yapılan ve çevre olanaklarını kullanan tasarımlar, yerel tohumların kaybolmasının önüne geçmeye çalışan tarımsal çabalar, (geçenlerde bir televizyon programında bir avuç gönüllü, yabani nohut tohumu bulmak için tüm dünyayı dolaşıyor, ancak Kazakistan’ın çok ücra bir yerinde bu tohumlardan bulmaya muaffak oluyorlardı, söyledikleri korkunçtu: son yirmi otuz yılda dünyanın milyonlarca yılda evrimini sağladığı tohumlar yok olmuş, onların yerine menşei uluslararası tohum firmalarına dayanan şüpheli tohumlar geçmiş…), enerji alanında kendi olanaklarının kullanılması, kısaca dünya ve insanın uyumlu bir bütünlük oluşturduğu bir ortamın “ürün, bilgi, zaman fazlasının” paylaşımını içermekte. Hedefte ise bu özellikleri taşıyan bir köyü oluşturmak var.
Haziran başında yapılan ve Penny Livingston Stark ve janell Kapoor tarafından düzenlenen bir workshop tüm dünyadan altmış kadar katılımcıyla gerçekleşmiş, bu etkinlik sırasında çamur kullanarak Anadolu’da binlerce yıldır kullanılan bir tekniğin benzeri ile kulubecikler gerçekleştirilmişti.

Atölyenin tanıtım yazısında çok hoş bir şekilde çalışmanın hedefi şu şekilde anlatılıyordu:


“Bir kuş bile yuvasını kendi yapıyorsa, biz neden yapmayalım?”
Atölyenin sonuçları sürdürülebilir yaşam ve katılımcı grup süreçleri kolaylaştırıcısı,topluluk örgütleyicisi,Yazar Filiz Telek tarafından şöyle açıklanıyordu:

“Ekolojik Mimari ve Doğal İnşaat Atölyesi Başarıyla Sonuçlandı

KUŞ YUVAYI YAPARSA...
Sıcak da oldu, yağmur da yağdı, dolu da…
Bazen yeterli iş aleti olmadı, bazen yemek çabuk bitti, sona kalanlara çorba pişti.
Sonra eller ayaklar çamurla yoğruldu, kalplerimiz ruhlarımız da birbiriyle, yıldızların altında yaradılışa şarkılar söylendi hep beraber, seslerimiz göğe yükseldi döne döne, evrenin kimbilir hangi köşesine sevgi ve birlik mesajlarını taşıdı.
Bir rüya mıydı yaşanan diye soruyorum kendime. Neyse ki birlikte yaşanan bir haftanın sonunda ortaya çıkmış, göze görünür, elle dokunulur ortak üretimler var; bunlar, yaşadığımız güzel tecrübenin gerçek olduğunu hatırlatıyor bana…
4-11 Haziran 2011 tarihlerinde, 5 farklı ülkeden 60 kişi Kazdağı’nnda “Ekolojik Mimari ve Doğal Yapı Atölyesi”nde buluştu. Organizasyonunu ve kolaylaştırıcılığını yaptığım, Penny Livingston Stark ve janell Kapoor’un eğitmenleri olduğu atölye Kazdağı’nda, Bayramiç’e bağlı Muratlar Köyü’nün Yeniköy mevkiinde Bayramiç Yeniköy grubunun arazisinde gerçekleşti.”
Bir yıla yakın bir süredir bu buluşmaya hazırlanıyordum. Şimdi nereden geldiğini hatırlayamadığım bir dürtüyle yaklaşık bir yıl önce daha önce birlikte çalıştığım permakültür tasarımcısı Penny Livingston Stark ile iletişime geçmiş, Türkiye’de ekolojik mimari ile ilgili bir eğitim çalışması yapıp yapamayacağımızı sormuştum. Onun önerisiyle doğal malzemelerle inşaat konusunda çalışan janell Kapoor ekibimize katılmış, böylece Haziran 2011’de Türkiye’de düzenleyeceğimiz Ekolojik Mimari ve Doğal Yapı Atölyesi’ni pişirmeye başlamıştık.
Uzun skype görüşmeleri, lojistik detaylar ve email başında geçen saatler sonrasında atölyenin başlayacağı 4 Haziran günü gelip çattı. Bayramiç Yeniköy grubunun mekanlarında ağırladığı ilk etkinlik olacaktı bu ve her ne kadar evsahiplerimiz büyük bir özveri ve insanüstü bir emekle hazırlanmış olsalar da bir ilki yaşamanın heyecanı vardı üzerimizde. Ve bende tüm organizasyonun sorumluluğunu taşımanın gerginliği…
Sonra, katılımcılar tek tek gelmeye başladılar. Eller sıkıldı, sohbetler başladı, kahkahalar duyuldu sağdan soldan. Çadırlar kuruldu, paçalar sıvandı, ertesi gün başlayacak olan eğitimin hazırlıklarına giriştik hep beraber.
Bir an geldi, herşey kendi ritminde, benim yani etkinliğin koordinatörünün kontrolü dışında akmaya başladı. Ben de herşeyin mükemmel olması ihtiyacını ve bir şeyler ters gider korkusunun yol açtığı gerginliği bir kenara bıraktım, şimdiden kendi hayatını bulmuş olan topluluğumuzun tadını çıkarmaya karar verdim.
Akşam yemeğinden sonraki tanışma çemberinde nasıl zengin ve özel bir insan grubuyla bir arada olduğumuzu farkettik hepimiz. Yıllardır doğayla uyumlu yaşamanın hayalini kurmuş, permakültür felsefesinden ve pratiklerinden ilham almış, hayal ettikleri yaşamı inşaa etmeye kararlı mimar, çiftçi, permakültür tasarımcısı, topluluk örgütleyicisi, eğitimci, sanatçı 60 insanhayatlarının bir haftasını birlikte öğrenerek, paylaşarak, hayal ederek, şarkılar söyleyerek, gülerek eğlenerek geçirirse ne olur?
Çabucacık ritmini buldu topluluğumuz atölyenin ilerleyen günlerinde. Sabahları, kahvaltı öncesi yürüyüşler, yoga, chi gung, tha chi yaptı dileyenler. Kahvaltı sonrası sabah çemberinde biraraya geldik, ufak tefek egzersizler yaptık, günün akışını konuştuk, duyurularımızı paylaştık. Böylece her sabah topluluğumuzun birliğini, bütünlüğünü hissettik.
Sabah çemberini teorik ya da uygulamalı dersler takip etti. Ya ellerinde not defterleri yarı açık kerpiç sınıfa yerleşti katılımcılar, ya da kolları paçaları sıvayıp inşaat uygulamaları yaptığımız alana koştular. Sürekli bir devinim hali, bir üretkenlik, bir öğrenme durumu mevcuttu, zaman zaman gölgede edilen kahve sohbetleri ve öğleden sonra uykularına rağmen.
Gün boyunca atölye katılımcıları bir topluluk olarak yaşamanın gereklilikleriyle de birebir ilgilendiler; kimi yemek hazırlığına el verdi, kimi bulaşığa, kimi temizliğe …Bu bizi daha da birbirimize bağladı, ihtiyaçlarımızı kolektif olarak gidermek aramizdaki dostluğun güçlenmesini sağladı.
Akşam yemeğinden sonraki sunumları, ateş başı sohbetleri ve müzik takip etti. Bazen bizi ziyaret eden bir dostumuz atölyemizle ilgili bir hikayeyi paylaştı, bazen yerelden müzisyenler sürpriz yapıp bizi şenlendirdi, bazen de katılımcılarımız enstrümanlarını çıkarıp doğaçlama müzik yaptılar hep beraber. Penny’nin öğrettiği şarkıları söyledik sonra, “göğe doğru, yıldızlara söyleyin, yaradılışa ithafen” diye coşturdu bizi Penny, biz de aynı coşkuyla söyledik şarkılarımızı, birbirimize kenetlendik, her şarkı da aramızdaki görünmez bağlar biraz daha güçlendi.

Ağırlıklı uygulamalı geçen atölyede doğal materyallerin özellikleri, duvar sistemlerinin avantajları ve dezavantajları, kerpiç tuğla yapımı, mevki seçimi, pasif solar tasarım, temel ve çatı sistemleri, doğal sıva, doğal boya gibi konular işlendi; ayrıca kerpiç, saman balyası, cob, slip straw, pajhereke, chorizo gibi teknikler ve sadece yerel, doğal malzemeler kullanılarak iki ufak yapı ve bir bahçe duvarı inşaatı tamamlandı.
Ne zaman etrafıma baksam içi gülen gözler gördüm, birbirini takdir eden, hayata, sahip olduğumuz güzelliklere, yaşadığımız dayanışmaya şükran duyan, bir topluluk olmanın bilincini ve sorumluluğunu paylaşan insanlar gördüm. Hayat hep böyle olsa diye iç geçirdik bolca, doğanın dilini konuşsak hep, gülerek eğlenerek öğrensek, dayanışarak üretsek, paylaşarak bolluk bereket yaratsak birlikte…
Bir hafta, adeta bir aşk sarhoşluğu içerisinde geçiverdi. Kolektif öğrenme ve üretme süreçlerinde, ortak aklın ve birlik, beraberliğin gücüyle, “aşk”ı hisseden, farklı bir varoluş şeklini deneyimleyen gruplar görmüştüm daha önce ama hep yurtdışında. Türkiye’de ilk defa şahit oluyorum böylesine büyülü, şifalı ve “aşk” kokulu bir grup dinamiğine.
Neden böyle oldu derseniz, bir grup süreçleri kolaylaştırıcısı ve topluluk örgütleyicisi olarak şunu söyleyebilirim, güçlü bir kolektif deneyim için doğru koşullar oluşmuştu:
–          etkinliğin ve bireylerin etkinliğe katılma amaçları netti ve öğrenme motivasyonu yüksekti
–          grupta çeşitlilik yüksekti: kadın-erkek dengesi, kültürel çeşitlilik, farklı nesillerin birarada bulunması gibi…
–          zihin-vücut-kalp/ruh dengesi – öğrenirken sadece zihnimizle öğrenmedik, teori ile pratiği dengeledik, ellerimizle, vücudumuzla çalıştık
–          doğanın içinde, doğayla olmak – nefis bir coğrafyada, doğanın dinginliği ve güzelliği ile çalıştık
–          sosyal mimari – atölyenin en başından itibaren sosyal dinamiklere önem verdik, öğrenme sürecini sosyal dinamikleri de göz önüne alarak tasarladık, ufak tefek diyalog egzersizleriyle sosyal bağların oluşmasını destekledik
–          birlikte, ellerimizle çalışarak üretim yapmak ve süreç sonunda güzel, fonksiyonel bir ürün yaratmış olmanın tatmini

–          bir topluluk olarak ihtiyaçlarımızı ortaklaşa gidermek – mesela atölyeden hatırladığım en keyifli anlardan biri katılımcıların akşam yemeğinden sonra hep birlikte bahçeden toplanan baklayı ayıklamalarıydı.
–          müzik, şarkı, dans, kutlama! tüm etkinlik boyunca müziğimiz, şarkılarımız, dansımız eksik olmadı; her akşam, birlikte geçirdiğimiz güzel günü kutladık, yıldızların altında, ateş başında…

Atölye boyunca enerjisi ve motivasyonu oldukça yüksek olan grubumuz, doğal inşaat tekniklerini öğrenmekle kalmadı, hem yeni dostluklar kuruldu, hem de gelecek işbirliklerinin tohumları atıldı. Bunun yanısıra Türkiye’de bir ekolojik mimari ve doğal yapı ağının oluşumu için çalışılmasına karar verildi. Mimar, çiftçi, permakültür tasarımcısı, topluluk örgütleyicisi, eğitimci, sanatçı olan bizler, sürdürülebilir yaşam ve permakültür felsefesinin bir yansıması olarak doğal ve yerel materyallerle, basit, güzel, sağlıklı, doğayla uyumlu yapıların işbirliği ve dayanışma içerisinde yapılması ve yaygınlaşması konusunda çalışma kararı aldık…

Bu sebeple bir ağ ve topluluk oluşturulması yönünde ilk adımları da atmış bulunuyoruz.
Bir facebook sayfası açtık: https://www.facebook.com/EkolojikMimari.DogalYapi.Agi
Bir de google iletişim grubu kurduk: https://groups.google.com/group/ekomimari

Konuyla ilgilenenlerin bu platformlar aracılığıyla biraraya gelip uygulamalarla öğrenmeleri, özellikle yereldeki ekolojik mimari ve doğal yapı tekniklerinin korunarak yeni nesillere aktarılması ve Türkiye’nin her yerinde doğal yapıların imece usulü yapılarak çoğalması temennimiz…

Bir katılımcının atölyede söylediği gibi…
“Bir kuş bile yuvasını kendi yapıyorsa, biz neden yapmayalım?”
Filiz Telek
sürdürülebilir yaşam ve katılımcı grup süreçleri kolaylaştırıcısı,topluluk örgütleyicisi,Yazar”
Kaynak:  https://www.bayramicyenikoy.com

Bundan sonraki etkinlik 24-28 Haziran 2011 Bayramiç Kazdağı’nda… Internet sitesinden bu buluşmanın duyurusu programı ve katılım koşulları şu şekilde anlatılıyor:

Dünya hızla değişiyor. Bunun en büyük kanıtı, daha 2 yıl önce Türkiye’de permakültürü tanıyanların sayısı bir elin parmaklarını geçmezken, bugün geniş katılımlı bir permakültür
buluşmasını gerçekleştiriyor olmamız. Geçtiğimiz son üç yılda düzenlenen eğitimler ve uygulamalar, bilgi ve deneyim paylaşımı sonucu permakültür felsefesi ve uygulamaları
ülkemizde de yerleşmeye ve permakültürle ilgili bir bilgi ve tecrübe birikimi oluşmaya başladı. Adil, dengeli ve çeşitliliği destekleyen, sürdürülebilir bir yaşam için bilgi, deneyim ve yüreklerimizi paylaşmaya davet ediyoruz sizleri.

Niyet/Amaç
Bu buluşmanın amacı Türkiye’de permakültürü öğrenen ve uygulayan bireyleri biraraya getirerek, permakültürle ilgili bilgi ve tecrübe paylaşımı yapabilecekleri bir öğrenme ve
dayanışma alanı yaratmak ve Türkiye’deki permakültür topluluğunu ve ağını güçlendirmektir.
Buluşmada, permakültürün yeryüzünü korumak, insanların ihtiyaçlarını karsilamak ve adil paylaşım ilkelerinden yola çıkarak gıda üretimi, enerji, atık yonetimi, su kullanımı, doğal inşaat, topluluk oluşturma, alternatif ekonomiler gibi pek çok farklı konuda bilgi ve tecrübe paylaşımını, uygulamalarla yaparak oğrenmeyi ve birlikte yeni projeler ve ortak akıl geliştirmeyi hedefliyoruz.  Buluşmanın bir niyeti de hayatı ve birlikteliğimizi, dayanışmayı kutlamak…
Türkiye Permakültür Buluşması’nda, permakültür ve sürdürülebilir yaşam başlığı altında katılımcılar için anlam ve önem taşıyan her konu paylaşılabilecek, buluşma gündemi buluşma
esnasında katılımcılar tarafından “Açık Alan Teknolojisi” uygulanarak oluşturulacaktır.  (Lütfen detaylı bilgi için yöntem bölümüne bakın)
Buluşmada sohbetler, uygulamalı atölye çalışmaları, film gösterimleri, sunumlar, tohum takası, müzik, dans, performanslar ve sanatsal etkinlikler olmasını öngörüyoruz. Ayrıca
buluşmanın yakınında yapılacağı  Muratlar köyü ve Bayramiç’ten katılacak yerel halkın,  yereldeki bilgelik ve geleneksel uygulamaları bizlerle paylaşacağını umuyoruz.
Buluşmanın akışı şöyle gerçekleşecektir:

PROGRAM:

24 Haziran Buluşma mekanına varış, yerleşme
Cuma  19:00 Akşam Yemeği  21:00 Açılış ve Hoşgeldiniz
25 – 26 Haziran Genel bilgi ve tecrübe paylaşımı, Açık Alan Teknolojisi ile Cumartesi-Pazar Sohbetler, atölyeler, film gösterimleri, sunumlar, tohum takası, müzik,
dans, performanslar ve sanatsal etkinlikler
27 – 28 Haziran Türkiye’de permakültür stratejisi
Pazartesi-Salı Türkiye’de permakültür hareketinin ve uygulamalarının yayılması ve permakültür hareketi ile ilgili vizyon, işbirlikleri, ortak akıl geliştirme
Türkiye Permakültür Araştırma Enstitüsü ile yaptığımız görüşme sonucunda buluşmanın iki aşamalı olmasını, 2 günlük haftasonu bölümünün herkese açık ve bilgi/tecrübe paylaşımına
yönelik olmasını, sonraki iki günlük bölümün ise “Türkiye’de permakültür hareketinin ve uygulamalarının yayılması ve permakültür topluluğunun gelişimi” ile ilgili daha stratejik bir
toplantı şeklinde yapılmasını (ki bu bölüme daha önce herhangi bir permakültür kursuna  katılmış ve permakültürle aktif uğraşan kişilerin katılımını) öneriyoruz.
yöntem
Buluşmada kendiliğinden organize olma ve herkesin eşit katılımı prensibiyle hareket etmek için “Açık Alan Teknolojisi” (Open Space Technology https://kolektifbilinc.wordpress.com/open-spacetechnologyacik-alan-teknolojisi) kullanarak toplantı gündeminin toplantı esnasında tüm katılımcılar tarafindan ortak belirlenmesini sağlayacağız. Bu süreci kolaylaştıran bir ekibimiz olacak.
Buluşma esnasında tüm ihtiyaçlarımızın – yemek, bulaşık, ortamın düzeni, temizliği, atıkların yönetimi –  sorumluluğu, ev sahibinin ve organizasyon ekibinin koordinasyonunda tüm
katılımcılar tarafından ortak olarak paylaşılacak. Ayrıca buluşmanın ev sahibi ekibe yükleyeceği finansal giderlerin yine tüm katılımcılar tarafından ortak paylaşılması (adil paylaşım ilkesi) gerektiğine inanıyoruz. Buluşmaya katılım ücretleri buna göre belirlenmiştir.

nerede
İlk Türkiye Permakültür Buluşması cennet Kazdağı’nda, Bayramiç-Yeniköy ekolojik yerleşiminde gerçekleşecek. Böylece, hem bu yeni oluşuma hem de yöredeki altın madeni çalışmalarıyla zor durumda kalan yerel halka destek olacağız.
Bayramiç-Yeniköy girişimi ile ilgili bilgi için:
www.bayramicyenikoy.com
www.bayramicyenikoy.blogspot.com

yanınızda getirin!

● öğrenmeye ve paylaşmaya açık bir kalp ve zihin
● coşkunuz, heyecanınız, umudunuz, hayalleriniz
● paylaşmak istediğiniz kitaplar, filmler, ilhamlar, tohumlar, müzik, müzik enstrümanlarınız
● el emeği göz nuru kendi üretimleriniz (bahçenizden, atölyenizden…)
● eğer bir projeyi ya da girişimi temsilen geliyorsanız ve sunum yapacaksanız gerekli
materyaller
● kamp yapacaklar, tabi ki kamp malzemeleri (çadır, uyku tulumu vs)
● Doğada dönüşen sabun, şampuan, havlu
● su matarası ve kupa (mug)
● el feneri
Lütfen atık olabilecek plastik materyaller, ambalajlar vs getirmeyin!
uygulamalı atölye çalışması yapmak isteyenlerin DİKKATİNE!
Eğer Türkiye Permakültür Buluşması’nda önceden hazırlık ve materyal temini gerektiren, uygulamalı bir atölye çalışması (doğal inşaat uygulamaları, kompost yapımı, bitki spirali, su
arıtma sistemi vs gibi) yapmak istiyorsanız, lütfen katılım formundaki atölye bölümünü doldurun.
Yapmak istediğiniz uygulamayla ilgili öncelikle buluşmayı ağırlayan ekibin onayı (ihtiyaca ve  kapasiteye göre) alındıktan sonra materyal temininin koordinasyonu için sizinle iletişim
kurulacak.
Lütfen bu atölye çalışmalarında herhangi bir ücret talep edilemeyeceğini dikkate alın.
katılım & kayıt
Buluşma mekanının kapasitesi göz önüne alınarak katılım 100 kişi  ile sınırlıdır.
Buluşma katılım ücretleri:
24-26 Haziran, çadır/oda paylaşımı/dışarıda konaklama:   50 TL
24-26 Haziran, köy evi:       70 TL
24-28 Haziran, çadır/oda paylaşımı/dışarıda konaklama:  90 TL
24-28 Haziran, köy evi:       130 TL
* Köyevlerinde konaklama, buluşma mekanına 2 km mesafedeki Muratlar Köyü’nde aile yanında gerçekleşecektir.
* Konaklama (dışarıda konaklama hariç) ve yemekler buluşma katılım ücretine dahildir.
Bayramiç Konaklama Seçenekleri:
(Bayramiç ile buluşma mekanı arasındaki mesafe 25 km’dir. Bayramiç’te konaklama ve ulaşım organizasyonu ve ücreti katılımcılara aittir)
Bayramiç Öğretmenevi  0 (286) 773 59 85
Varol Otel (***)  0 (286) 773 51 51 https://www.varolapart.com/varolhotel.htm
Şimşek Pansiyon  0 (286) 773 10 20
Türkiye Permakültür Buluşması’na kayıt için, katılım formunu doldurup [email protected]
adresine gönderin. Organizasyon ekibinden kayıt teyidiniz ve ödeme için banka hesap bilgileri
size gönderilecek.

KAYNAK:  https://www.bayramicyenikoy.com

Montaj: Mimdap

Bir duyuru: Bayramiç Yeniköyden bir kadın birlikteliği ve ürünleri:

“Bayramiç – Yeniköyden 15 kadın köylerinin temiz ürünlerini sunuyorlar. Onları Nagihan Akıncı temsil ediyor. Geleneksel üretimleri ve yerel tohumları desteklemek ve geliştirmek için bir araya geldiler. Kimi bez torba dikti, kimi ekmek, erişte, tarhana yaptı, kimi unu değirmene taşıdı..

Köy yumurtasıAdet60 KRŞ.Paket10 luk,20 lik paketlerde
Salça Biber – Domates karışık.500 gr15 TL/kgCam Kavanoz1/2 kg ve 1 kg lık cam kavanozlarda
Salça Domates500 gr15TL/kgCam Kavanoz1/2 kg ve 1 kg lık cam kavanozlarda
Sarı Buğday Unu1 kg6 TL/kgBez torbaBez torba
Sarı Buğday Bulguru1 kg5,5TL/kgBez torbaBez torba
Sarı Buğday Ekmeği Ekşi Mayalı1 adet6 TL/AdPaketPaket
Bal (Arı Üreticileri Birliği onaylı)1 kg16TL/kgCam Kavanoz1/2 kg ve 1 kg lık cam kavanozlarda
Keçi Peyniri1 kg20 TL/kgCam Kavanoz3 kg teneke,5 kg teneke,1 kg cam kavanoz.
Sarıkız Ada çayıdemet2,5TLPaketPaket
Erişte1 kg20 TL/kgBez torba1/2 kg ve 1 kg
Tarhana1 kg20 TL/kgBez torba1/2 kg ve 1 kg
El yapımı Tahta Kaşık1 ad.3 Tl/adKöyümüzde el ile işleniyor.

Ürün siparişleriniz veya sorularınız için [email protected] adresine e-mail atabilir veya            0 532 677 41 07       nolu telefonu arayabilirsiniz.”

1 Yorum

  1. rahmi kılınç

    ne denli ilginç ve bir o kadar da yeterince haberimiz olmayan fakat çok yürekli, çok akıllıca işler yapılıyor.
    mimarlık ailesiyle paylaşıp bilgilendirdiğiniz için teşekkürler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir