Tarihi Olmsted alanına 100 yıllık kampus entegre edildi.

Yüzüncü yıldönümü yaklaşırken St. Albans Academy, 30 yıldır ilk kez yeni bir yapı projesine girişmeye karar verdi. Enstitü, bir öğrenci merkezi, sınıflar, fakülte ofisleri, kütüphane ve oditoryumdan oluşan yeni bir tesis yapmaya karar verdi. Fakülte, mimarların mevcut binalarla yeni binalar arasında birleştirici bir bağ yaratacaklarını umarak işe başladı.

Tasarım ekibi ilham almak amacıyla St Albans’ın genel çerçevesini inceldi. Okul, Washington’un en yüksek eğimine sahip olan St. Albans dağında ve Frederick Law Olmsted, jr.’ın tasarladığı Ulusal Katedral’in alanında yer alıyor. Katedral’in zeminini tasarlayan peyzaj mimarı, “hac yolu” adı verilen birbirine bağlı yürüme yolları yapmıştı. Bu yollar ziyaretçileri ormanlık tepeye yönlendirerek Washington anıtlarının müthiş manzarasını izlemelerine fırsat veriyor.

Marriott Hall’un tasarımı mevcut tarihi doku ile birbirine bağlılık hissini arttırıyor. Tasarımcılar, St. Albans’ın yüksekte kalan girişi ile daha aşağıda kalan kampusunu bağlayacak bir dizi iç ve dış pasaj yaratarak Olmsted’in yollarını genişletme fikri çevresinde yeni bir mimari dil oluşturdular. Bu yeni rota boyunca da çevredeki anıtların manzarasını sunacak açık hava terasları, konsollar tasarladılar.

Yeni bina ise üç katlı modern bir yapı olmakla birlikte, mevcut kampusun neo-Gotik mimarisiyle saygılı bir ilişki kuruyor. Mimarlar bunu, dış cephenin büyük bölümünü mavi taş kaplayarak sağladılar. Diğer bir önemli cephe seçimi ise stratejik cam kullanımı oldu. Sınıflar yerden tavana kadar camla kaplanıp ideal bir aydınlık sağlandı.Kaynak: World Architecture News
Çeviri: Mimdap


