Dubai’deki ikonsal mimari, kimilerini dilsiz bırakıyor. Çoğu kişi de, gitgide yükselen binaların inşa edilme hızına yetişemiyor.
Arap Emirliklerinin Mimarlık Birliği komitesi üyelerinden biri de “bu çok iyi bir deneyim, henüz eleştirmek için çok erken” şeklinde konuşuyor.
10 komite üyesinden biri olan Hisham Yousuf, Arap Emirlikleri için, yaşanan deneyimin mükemmel tasarıma doğru bir gidiş olduğunu belirtiyor.

UAE’nin kurmuş olduğu mimarlık birliği, tamamen yeni bir oluşum ve bu oluşum mimarlığı, Arap Emirlikleri halkının ulaşabileceği bir noktaya yerleştirmeyi, böylelikle, gündelik hayatın tasarımıyla buluşturmayı amaçlıyor.

Yousuf, Uluslar arası projelerde kıdemli bir tasarımcı, konuyla ilgili olarak da “Biz, sonuçları olabildiğince çok kişiye tanıtmak, Bernard Khoury gibi mimarları ortaya çıkarmak istiyoruz. Biz profesyonel bir birliğiz ve seçkin bir birlik olarak yolumuza devam etmek istiyoruz.” şeklinde konuşuyor.“Burada, kendi ülkelerinde önemli deneyimler kazanmış tasarımcılardan oluşan bir tasarımcı birliği var.” diyor Yousuf. Ardından ekliyor, “Bizler, burada olan bitenleri forumlarda, tartışmalarda paylaşmak istiyoruz.”

Komite üyelerinden Richard Wagner, bina yapımı ile ilgili cesaretlendirmelerin, teşviklerin yapılması gerektiğine, bu teşvikleri de ancak kentsel mekânın geliştiricileri sayesinde gerçekleştirilebileceğine dikkat çekiyor.

Richard Wagner şöyle konuştu: “Binaların güvenliğinde herhangi bir uzlaşma zemini aramak olanaksız, ancak tasarımın nasıl olacağı konusunda bir uzlaşmaya varmak beklenebilir. Pek tabii tasarım, ona bakan kimsenin gözlerindedir. Mimarlar, yapılaşmaların tamamlanmasının sonunda, Dubai’deki sonucun mükemmel olmasını bekliyorlar.”
Wagner, ayrıca, bu hızlı yapılaşma pratiğinin, niteliksiz işgücü için önemli bir iş kapısı haline geldiğini de belirtiyor.

Arap Emirlikleri Mimarlık Birliği, tüm yapılanları anlatmak, yapılaşma endüstrisindeki kişileri konu üzerine bilgilendirmek için bir web sitesi oluşturmak için çalışıyor.

Kaynak: Gulfnews
Yazan: Emmanuelle Landais, Staff Reporter

3 Comments

  1. Müthiş bir sermaye yoğunlaşmasının tezahürü olduğu fark ediliyor elbette. Bu tarz projeler bir kamusal proje ise Dubai kamuoyunun bunda katkısı nedir acaba? Sonra Arap Emirliklerinin “yüksek standart” diye adlandırdıkları yüksek bina ve konfor meselesi mi?
    Küreselleşme ile ilgili bu tür sorgulamalar çoğaltında bu projelerin yaşam çevresi oluşturup oluşturmaması daha çok gözetilmeli. Bu takdirde ise çok dekor ve kurmaca gibi görünüyor.

  2. Para ve kaynağı,
    70’li yıllarda mademki İsrail’i destekliyorsunuz, buyrun size petrol faturası diyerek birkaç dolarlık rakamları önce otuz, şimdilerde yetmiş dolarlara çıkartanlar ve onların bu şantajına uyum sağlayan batı ülkeleri şimdi bu paraları harcıyorlar.
    Batı paralarını saçma sapan projelerle yada tüketim malzemeleriyle geri alıyor olan ise zavallı üçüncü dünya ülkelerine oluyor.
    Bu projelerde insanlar yok. Dikkat ediyorum gerek projelerde. gerek canlandırmalarda ama en önemlisi Dubai de çekilen fotoğraflarda insanlar çok nadiren görülüyorlar. Ki bu bölgelerin geleneksel mimarisi bunun tam tersi. (Her evi bir kadınlar hapishanesine çeviren tüm islami kısıtlamalara rağmen)
    Yazık.

  3. Dubai ve onun gibi gelişen ülkelerde şehircilikle mimarlığın bir arada “bitmiş şehir” yaratmaları müthiş bir sermaye gücünün yön göstermesiyle mümkün olabiliyor. Adeta kompozit hale gelmiş sermaye tek bir işveren gibi davranıp bütün kararların fikir babası oluyor. Bu tarz modellerin mesela 50 yıl sonra ne biçime geleceği, nasıl bir yaşam alanını temsil ettiği şu anda meçhulümüz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir