Antalya Boğaçayı Liman Projesini Durdurun…

5 Dakika Okuma Süresi

Antalya Büyükşehir Belediyesinin hazırladığı Boğaçayı projesi ile ilgili, projeyi hazırlayan uzmanlar ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel tarafından Meslek Odalarına sunum ve bilgilendirme yapılmıştır. Uzman Meslek Odalarımızın yaptıkları değerlendirme neticesinde, ulaştıkları sonucu paylaşmanın görev ve sorumluluğunun bilinci içindedir.

 

 

 

Bu kapsamda söz konusu projenin hayata geçirilmesi durumunda ilerde yaşanılabilecek olası sonuçları basınımız aracılığı ile kentlilerimizin bilgilendirilmesi zorunluluğu doğmuştur. Sunumu yapılan Boğaçay projesinde, Boğaçayının denizden itibaren 750 metrelik kısmı için uygulanacak etabında, dere tabanının (-)1,5 m derinliğe kadar kazılarak deniz suyunun kara içerisine sokrulacağı görülmektedir. Deniz suyunun karaya girişi ile deniz suyu tatlı sudan yoğun olduğundan Boğaçayı boyunca var olan tatlı suyu karaya doğru iterek tuzlu su kamasının (tuzlu su girişinin) kara içine ilerlemesine sebep olacaktır. Bunun sonucu olarak Antalya’ya içme suyu sağlayan Boğaçayı kuyu suları tuzlanacak ve içme suyu niteliğini kaybedecektir. Halen Antalya’nın içme suyu olarak kullanılan ve günlük 200 bin kişini ihtiyacını karşılayan saniyede 400 litre su, bu projeyle birlikte kullanılmaz hale gelecektir. Antalya’nın dünyaca ünlü mavi bayraklı Konyaaltı sahili yaklaşık 7,5 Km kıyı çizgisine sahip olup kentimiz ve ülkemiz açısından önem arz eden bir turizm bölgesidir. Geçmiş yıllarda Boğaçayı yatağından alınan kum-çakıl nedeniyle, Konyaaltı kıyı bandının 28 ile 85 metre arasında değişen boyutlarda kıyı erozyonuna uğramasına neden olunmuştur. Aynı etkinin Boğaçay Taşkın Koruma ve Rusubat (Çökelti) Kontrolü projesi kapsamında daha da hızlı ve fazla oluşacağı açıktır. Boğaçay Taşkın Koruma ve Rusubat ve Kontrolü projesi kapsamında katı madde taşınımı engellenecek, havza ve yataktan gelecek katı maddenin denize ulaşması mümkün olmayacaktır. Denize ulaşmayan katı madde kumsalı beslemeyeceği için sahil bandında erozyonlar oluşacak ve binlerce yılda oluşan Konyaaltı sahili yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Bu durum, ayrı bir proje ile bize tanıtılan Konyaaltı sahil projesinin geleceği olmaması demektir. Tarafımıza sunulan ve kamuya tanıtılan Boğaçay Taşkın Koruma ve Rusubat Kontrolü etabı projesinin, DSİ tarafından hazırlanıp onaylanan ve bu sözde projeye göre kat be kat ekonomik olan taşkın önleme projesinden farklı bir işlev üstlenmeyeceği, taşkın önleme amacına yönelik ek herhangi bir çalışmanın önerilmemiş olduğu, bu kapsamda söz konusu projenin nihai taşkın koruma hedefine etkisinin minimum olacağı değerlendirilmiştir. Boğaçay içerisine alınarak durağan kalacak olan su kütlesine, karadan doğal veya suni nedenlerle gelecek azot ve fosfor gibi temel besin maddeleri nedeniyle algler çoğalacak, su kalitesi bozulacak, koku ve görüntü kirliliği oluşacaktır. Meydana gelecek dip çamurunu temizlemek için ekipmanlar kullanılması gerekecek bu durum deniz kirliliğini arttıracaktır. Tuzlanma; dere ekosistemini tamamen bozacağı gibi bölgedeki yeraltı sularının tuzlanmasına, toprak kirliliğine neden olacak ve tarım arazilerine de zarar verecektir. Bu proje ile Boğaçayı’nın bugün yapılaşmaya açık olmayan bir kısım alanı da yapılaşmaya açılmaktadır. Antalya’nın bu yapılaşmaya ihtiyacı bulunmamaktadır. Ayrıca projenin mekânsal kurgusu zayıf, yat limanının karayla ve genel projeyle ilişkisi belirsizdir. Proje kapsamında sunulan yapım maliyetlerinin yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle liman yapımının ön görüldüğü bölgenin batimetrik durumu (denizaltı topografyası) dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte projenin çok yüksek olan finansmanı açık değildir. Yine projenin yapılması halinde her yıl temizlenmesi gereken su yatağının maliyeti ve kimin tarafından üstleneceği açık değildir. Ayrıca Projenin Hangi Kamu Yararından dolayı yapılma zorunluluğu olduğu da açıklanmamıştır. Diğer bir deyişle bu kadar yüksek maliyetli ve çevresel kirlilik de yaratacak bu projenin uygulanması halinde kentlilere ne gibi bir yararı olacağına açıklık getirilmemiştir. İleride olabilecek büyük çevresel zararları ve yüksek maliyeti nedeniyle projenin olası bir sel felaketi ve bunun sonucunda su baskınları mal ve can kaybına da neden olabileceği dikkate alındığında doğal afet riski taşıması nedeni ile yeniden değerlendirilmesi şarttır. Böylesine riskli bir projenin hayata geçirilmesinde Antalya halkı için kamu yararı görmediğimizi açıkça belirtiyoruz.

 

 

Kamuoyunun bilgisine sunarız

 

 

Antalya Meslek Odaları Eşgüdüm Kurulu, Antalya Barosu, Çevre Mühendisleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası, Gıda Mühendisleri Odası, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, jeoloji Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri Odası, Makine Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, Şehir Plancıları Odası, Antalya Tabip Odası, Veteriner Hekimler Odası, Ziraat Mühendisleri Odası

 

3 Yorum

  1. Gürhan

    Çok değerli bilimsel yazınıza teşekkür ederim,bilimden uzak karar vericilerin verdiği kararlar kaderdir!Doğa en küçük hatayı kabul etmez,doğaya ukelalık daima felaket getirir!Camilerde Allah sana saygım sonsuzdur deyip,camiden doğaya çıktığında Allah ben senin yaptığını beğenmedim,ben betonla daha iyisini yapacağım demek akılsızlığın en bariz örneğidir!Tartışmaya her zaman beklerim.

  2. dolunay erkin

    bu belediye başkanı zaten büyük para dönen projelerden bahsetmek istiyor, büyük rantlara kapı açıyor…

  3. melahat çetin

    Bir çılgınlık daha. Beydağlarının karı ve bütün vadinin suyunu toplayan geniş dere yatağına denizi sokmak, önüne marina içeriye doğru su kenarı yaratmak kağıt üzerinde güzel görünebilir. En güzel tarafı lüks konut ve işyerlerinin yapılmasıdır herhalde. Boğaçayı dere yatağı derin değil, yaygın bir su kapasitesine bağlıdır ve dönem dönem kurur, inceden bir su olabilir. Dere yatağının bir bölümü derinleştirilirken bir bölümü de evler falan çizilmiş yapılabilmesi için doldurulacaktır. Diğer taraftan Konyaaltı sahilinin açık deniz oluşumu, suyun karayla buluştuğu noktada yarattığı eşik bellidir. Buradan içeriye girmek, dere yatağını yatların ve küçük gemilerin dolaşacağı şekilde derinleştirmek hep hayali mevzular. Doğa onu her mevsim yarattığı fırtınalarla dümdüz eder.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir