Amsterdam için yeni bir yaşanabilir köprü

3 Dakika Okuma Süresi

Amsterdam için yeni bir yaşanabilir köprü. Mimari Laurent Saint-Val

UNESCO Dünya Mirası listesine kayıtlı, AMSTERDAM kenti, 17. yüzyılın kanalları ile mimarinin büyüleyici karışımı, Hollanda’nın başkenti ve yaklaşık 740 000 kişilik nüfusu, (periferi ile 1.5 milyon) en çok ziyaret edilen, ülkenin en büyük şehridir. Her yıl 3.5 milyon yabancı ziyaretçi tarafından ziyaret edilmektedir. Amsterdam kentinin yeri bataklık ve soğuk bir bölgedir. 12. Yüzyılın yerleşime uygun olmayan yerinden 500 yıl sonra, 17. yüzyılda, Amsterdam’ın dünya ekonomisinin merkezi ortaya çıkmıştır.

Bugün, Batavian bölgesinin merkezi olan kent, gezegenin geri kalanına açıklığı, hoşgörü ve hareketli kültür hayatı için dünya çapında tanınmaktadır. Maceraperest şehir, balıkçı kasabası, aşırı ve aşırılıkların kenti; dar evlerin ve büyük konakların kentinde, modern mimari turistler için şaşkınlık veren tarihi bina cepheleri arasındaki gelişiyor.

Şehrin küçüklüğü nedeniyle, tüm ilginç bölümler küçük bir alan içindedir. Bu muhtemelen Amsterdam’da, şiir ve mimariyi sevenler arasında bu kadar popüler olmasının nedenlerinden biridir. Eğer Amsterdam yürürseniz, tüm yapıların tuğladan yapılmış olduğunu göreceksiniz. Aslında, bu her zaman böyle olmamıştır, evler ilk olarak ahşap inşa edilmiş. 1421 ve 1452 yıkıcı yangınları sonrasında, ahşap ile inşaat yapılması yasaklanmıştı. 1669 yılında, ahşap yapı tamamen yasaklandı ve bu gün bu dönemden sadece iki örnek ayakta kalmıştır.
Günümüzde, ahşap, Amsterdamlıları zengin mimarilerinin uykusundan uyandırmak ve modern projeleri hayata geçirmek için yeniden kullanılabilir. Güçlü bir motivasyonla, sadece ekolojik değil aynı zamanda geleneksel ve yüzyıllar boyunca evrensel bir yapı malzemesi olan ahşap, sürdürülebilirlik, esneklik ve adaptasyon açısından yüksek nitelikleri ile yeniden değerlendirilmeye uygundur. Bu konumunu yeniden bulması ekoloji sayesinde olmuştur. Köprüde bu malzeme kullanılmış, metaller, çelik, alüminyum ile hafif yapılar oluşturmak için yeniden değerlendirilmiştir.
Çelikle desteklendiği zaman ağır yüklere dayanabilir, küçük miktarları bile daha büyük mekanlara yer sağlayabilir, sadece cıvata, perçin, kaynak ile basit bir montaj yapılması mümkündür. Dönüşümler, ampütasyon, uyarlama, eski yapılarda bile basit bir temizlik sistemi ile kolayca hayata geçirilebilir.
Cam malzemesi sertleştirme için lamine etme, anti hırsızlık özellikleri kazandırma, yalıtım yönünden özelliklerin eklenmesiyle, büyük pencerelerden içeriye ışıklar ve manzaranın görünümü girebilir. Tüm bunlar ideal birliktelikler oluşturmaktadır.



Amsterdam’ın yaşantısında bisikletin önemli bir yeri bulunmaktadır. Ayrıca Filozof Foucault’nun hayal bahçesindeki gibi, bir ütopya alanı oluşturulmak istenmektedir. Zamanın yıkımlarına karşı koyan bisiklet, büyüsünü korumaktadır. Köprü bir bisiklet dükkanı için kentin ruhuyla bütünleşik olanaklar sunmaktadır. Bir kafe, restoran, toplantılar için uygun alanlar, yine proje içine entegre olabilecektir.

Kaynak:Archdaily
Çeviri:Mimdap

 

 

3 Yorum

  1. S.Ziyad Camcıgil Y.Mimar

    Form için söylenecek tamamen zıt fikirler çıkabilir.
    Teknolojiyi zorlamak ve hünerleri göstermek tamam da, bence burada kent dokusuna karşı vandalist bir yaklaşım var. Elbette bu bilinçli olarak tercih edilmiş. Yine de ben kendi adıma daha dingin ve beni çevreden koparmayan bir yapı yeğlerdim. Ayrıca, Amsterdam halkı için bisiklet bu kadar önemli ve kullanımı bir o kadar yaygın; Fakat köprüden ( görebildiğim kadarıyla ) bisikletle geçilemiyor. Herhalde mantıklı bir nedeni vardır.
    Saygılarımla..

  2. necmi yazgan

    bence de dijital teknoloji hafızalardakini üç boyuta çevirmeyi mümkün kılıyor. uygulamayı da öyle. bilgisayar teknolojisi olmasa bu konstrüksiyon nasıl inşa edilir.

  3. Anonim

    Bilgisayar olmasaydı bu proje kesinlikle olmazdı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir