Kent içi arsaları için ülkemizde düşünülemeyecek bir alternatif

4 Dakika Okuma Süresi

TOKİ Bursa haberinin dehşetinden sonra bu gün farklı bir konuyu sunmaya karar verdik. İnsanların bizim kadar “yoksun” olmadıkları başka yerlerde kent arazileri acaba TOKİ gibi mi değerlendiriliyor diye sorduk işte bulduğumuz cevaplardan birisi. Kent Bahçeleri. (Bu bahçelerden bildiğimiz kadarıyla ülkemizde sadece Ataköy’de var, orada da garibim Ataköylüler diken üstünde yaşıyorlar) Devletin yapsatcılığı bir başka korkunç oluyor.


Kleingartensparte (Tahsisli Bahçeler)

[…] Kleingartensparte ya “tahsisli bahçeler” Almanya’da ailelere tahsis edilen 200-400m2 arasında değişek parsel büyüklükleri olan ve küçük bir sundurma ya da aletlerin konulabileceği bir kulübeden başka yapılaşmanın olmadığı yerlerdir. Bunlar genellikle ya kamudan ya da özel kişilerden kiralanan bahçelerdir. Bunlar yerleşim amaçlı olmayıp, genellikle küçük aidatlarla yaşayan dernekler çatısı altında birleşmiş parsellerden oluşan ve her parselde en fazla  yağmur anında sığınılabilecek kadar büyük  kulubeciklerin olduğu yerlerdir ve herşeyden önemlisi anayasaya ve tüzüklere uymak zorundadırlar.

Almanya’nın bir çok kentinde görülen bu bahçeler, genellikle sahiplerinin kişisel özelliklerini de yansıttıkları için birer masal havası oluştururlar. Wikipedia’ya göre halen Almanya’da toplam 470 km2’lik bir alanı kapsayan yaklaşık 1,4 milyon tahsis bahçesi bulunmaktadır.

19.yüzyılda çok sayıda insan daha iyi bir yaşam bulmak için kentlere göç ederken, yükselen sanayileşmenin getirdiği kentsel sorunların bir bölümünün çözümü, insanların toprakla bağlarının kopmaması, arsa spekülasyonlarının önüne geçilmesi ve arazilerin kontrolu için böyle bir yönteme başvurulmuştu. Sıklıkla, sosyal açıdan defavorize olan bu aileler, yetersiz beslenmenin de aralarında bulunduğu son derece kötü şartlar altında yaşıyorlardı. Onların genel durumunu iyileştirmek, kendi yiyeceklerinin bir bölümünü üretmelerine olanak verecek, onların daha stable hale gelmelerini sağlayacak, bu bahçelerin ismi başlangıçta “yoksulların bahçeleri” idi. Bu isim daha sonra “tahsis bahçelerine” dönüştü.

Organize “tahsisli bahçe” fikri 1864 sonrasında doruk noktasına ulaştı. Kamu girişim olarak çocukların sağlıklı bir ortamda oyun oynamalarına imkan vermek amacı ile kent içindeki bazı alanların düşük bedellerle kiralanmasına karar verildi. Daha sonra bu işlem organize bir şekilde genelleşti ve sadece Almanya’da değil tüm Avrupa’da yaygınlık kazandı.

Tahsis bahçeleri gıda güvenliği alanında da özellikle hem I ve II Dünya Savaşlarında, hem de daha sonra son derece etkili oldular. Sosyo ekonomik durumun özellikle kentlerde bozulduğu zamanlarda, kent sakinleri için birer alternatif oluşturdular. Birçok kent kırsal hinderlandından bu dönemlerde izole oldu ve tarımsal ürünler çok yüksek karaborsa fiyatlarıyla satıldılar. Bu dönemlerde bahçeler bir alternatif olarak hizmet gördü. Özellikle meyve ve sebze üretimi alanında, kentte hayatta kalmak için bir can simidi işlevi gördüler.

Bugünkü işlevleri ise yoğun, stresli, telaşlı kent yaşamı için bir çıkış yolu oluşturmaları, insanların sosyalleşebileceği, buluşabileceği, bir araya gelebileceği, ortak değerleri paylaşabileceği alanlar oluşturdu. Ayrıca doğal besinlerin üretimi ve doğanın korunması açısından da katkıları yadsınamaz.

Kaynak: Kleingartensparte
Çeviri: Mimdap

1 Yorum

  1. İlhan Bakırcıoğlu

    Çocukluğumda Şehremininde, şimdilerde de olan İETT garajının arkasındaki okulumuzun karşısında bir BOSTAN vardı. Bostanın ortasında bir kuyu ve bir bostan beygiri gün boyu su çekerdi. Kuyunun sesi okulumuza kadar gelirdi. Esprilere de konu olurdu, bazen hocamız çalışmayan öğrencilere gelecekteki mesleklerini gösterirdi gülerek.
    Dün okulumun önünden geçtim, bostanın yerini korkunç yoğun bir konutlar bloğu almıştı. Geçen yıllar içinde eskiyen yapılar daha da korkunçlaşmış, insanı boğan bir sokak yapısı, ölçüsüz, ölçeksiz bir yoğunluğun ne olabileceğini gösteriyordu. -Gerçi yine de TOKİ Bursa felaketi boyutunda değildi.-
    Yarım yüzyıl sonra baktığımda keşke diyorum bu felakete neden olanlar Bostan da çalışsaydı. Ve eminim, yukarıdaki resimdeki bir durum, ya da gerçek bir bostan beygiri o küçük alana çok daha fazla yakışırdı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir