Yeni yılınız mimarlık tartışmalarıyla geçsin… dolu, mutlu, üretken, yaratıcı olsun!
Mimarlık dünyası hızla değişiyor. Bir taraftan inanılmaz etkiler yapan bilgisayar teknolojileri, diğer taraftan malzemelerdeki, teknolojilerdeki yenilikler; sürekli devinim halinde olan, mesafelerin hızla kısaldığı, kültürler arası ilişkilerin ulusal sınırları yok etmeye başladığı bir dönemde, mimarlık alanında her gün yeni devrimler yapıyor.
Aynı zamanda çelişkileri de yaşıyoruz. Bir taraftan alışkanlıklarımız, bir taraftan korkularımız, bir taraftan sanatın doğası gereği yeniye olan yönelmemiz…
Geçmişin tecrübelerinin izleri henüz silinmedi. Savaş sonrası taleplerle oluşan uluslararası modern mimarinin insanı ittiği yanlızlık ve yalıtılmışlık duygusunun ve yarattığı sorunların büyüklüğü, yakın geçmişte yine çok parlakmış gibi görünen ancak daha sonra “sıkıcı”lığı deneyimlerle anlaşılan mimarlık ürünleri yeni akımlara karşı ihtiyatlı olmaya zemin hazırlıyor.
Ancak mimarlık bir sanat alanı ya da bir sanat alanı olduğu kadar mimarlık. Yoksa kötü mühendislik, kötü tarihçilik, kötü sosyologluk, kötü akademisyenlik…. olurdu. Sanatların da birincil kuralı “özgün olmak” onun da ilk kuralı düşünsel olarak özgür olmak… Günümüzün m2 hesapları ve küçük ticari ilişkileri ile boğulmuş yerel mimarlık ortamına bu tanım hem özgünlük hem özgürlük olarak çok uzak.
Ancak uzaktan da olsa tartışmaları izlemek, aktarmak, ya da tartışmaya açmak, sorgulamak Mimdap olarak üstlendiğimiz misyonumuz.
Burada Seul’de 2005-2006 yıllarında düzenlenen bir yarışmadan üç tane proje seçtik. Bunlar dereceye giren projeler değil, Bu projeleri, geleneksel yöntemlerle yeni yöntemler arasındaki bir geçiş anının göstergeleri gibi düşündük.
Tartışmak istediğimiz konu kısaca, günümüzde mimarlık ne kadar yaratıcı bir sanat olarak ve ne kadar geçmiş deneyimlerin güvenli ortamından yararlanan, ihtiyaç karşılayan bir zanaat olarak yapılmalıdır?
Bu konuda yeni bir yıla girdiğimiz şu günlerde görüşlerinizi almak istiyoruz.
Seul Uluslararası Performans Merkezi Mimari Proje Yarışmasından, dmp Mimarların projesi:


Zaha Hadid Öneri Projesi:
Morphosis Projesi
Geleneksel bir yaklaşım:
Ne dersiniz?
Kaynak: Auric






























3 Yorum
necmi yazgan
Yeni yılı mesleki başarılarıyla süsleyecek, ortaya yeni ürünler çıkararak mimarlığı konuşulur, yaşanır kılacak meslektaşlarıma şimdiden başarılar dilerim.
neslihan uçar
Yeni yılda gerçek anlamda mimarlık dolu günler dilemenizi anlamlı buldum. Mesleğin onurlandırılması ve kaybettiği prestiji kazanması çok önemli.
Asım Kolcuoğlu
En alttaki proje bana yabancı değil, balza maketi, ağaçları, yuvarlakları kullanma şekli, taşıyıcı sistemi ile çözülmüş olması bana son derece yakın ve sıcak geliyor. Morphosis’in evvelsi yıl İstanbul’da harika bir sunumunu izlemiştim- plan ve kesitlerine diyecek hiçbir şey yok, dmp mimarların planları da öyle, bildiğimiz dengeli, düşünülmüş, etüd edilmiş her şeyi yerli yerinde planlar. Ama -işte o ama yok mu?:)- kalan her şey uzaydan gelmiş gibi. Cepheler, malzemeler, teknikler herşey yabancı. Umarım bir gün bu yapıların uygulanmışlarını ziyaret etme imkanım olur. Eğer planları kadar muntazam, dengeli yapıları görürsem, hem kendim için -artık 75’imi geçtiğim için- yaşlandın diyeceğim hem de genç meslektaşlarımla gurur duyacağım.