Sicilya kendisini dünyaya mimari ile tanıtıyor…

2 Dakika Okuma Süresi

Sicilya’da, Kaligari icin yeni bir masterplan… İtalya Sahillerini yeniden tanımlıyor…

Kentin çok büyük sayıda ilişkiler ve karşılıklı etkileşimlerden, yükselen modalardan, yeniden organize olan ve düzenlenen yüksek derecede gelişmiş bir yüzeyin sisteminden başka bir şey olmadığı bilinir.  Gijo Paul George tarafından tasarlanan proje, İtalya’da, Sardunya’da Kaligari kenti için çözümler üretmeyi amaçlamakta.

Mimar yaptığı işi; alanları, düğüm noktalarını, etkenleri ve kentin yapı bloklarını, ilişkileri ve bozulmaları alarak bunlardan yaratıcı yenilikler çıkartmak olarak tanımlamakta.  Bu mantıktan yola  çıkarak, proje ilişkin, programlanmamış mekanlar ve ilişkili tipolojiler arasında bir denge bulmaya çalışmakta. Sant Elia bölesi Cagliari’nin kötü yerleri olarak ün yapmış. Çoğu kez bu görüntü abartılı da olsa, insanların bu alana olan tepkilerine ve tersine de zemin hazırlamakta.

Bu sahilin gösterişli çekimi, Cagliari’nin kalanından ayrılacak gibi… kütlesel altyapı figürlerinden kaynaklanan nedenlerle, ayrıca 1970’lerden kalan fonksiyonsuz sosyal konutların olumsuz etkilerini de unutmamak gerekir.

Projenin özgün hedefleri arasında Sant Elia ve kentin kalan kısmı arasında, grid adalarını ilişkilendirerek, kenti denize yakınlaştırarak, deniz kıyısının işlevlerini arttırmak, sosyal konutları yeniden canlandırmak, çoklu ekolojik modelleri geliştirerek bağ oluşturmak bulunmakta.

Odak noktasına gelişmelere yön verecek bir model oluşturma, yeni bir kentsel organizasyon ile alanı dönüştürme böylelikle arazinin donanımlı hale gelmesini ve programın farklı parçaları ile bir bütün oluşturmasının sağlanması.

Stan Allen’in tanımladığı gibi alanın mekansal matriksinin yeniden keşfedilmesi, Keiichi Matsuda’nın “Siborg’lar kenti”nde tanımladığı şekilde (“ajan temelli” sistemin kurgulanmasıyla) potansiyel gelişme alanlarının ve yöntemlerinin matriksinin geliştirilmesi.
Sabit malzeme ve bilginin geri dönüşümünün yaratıcı yöntemler ve yoğunluklarla yaşanabilir mekanlar oluşturması, uyumlu tipolojilerle üretimin şekillenmesi.
Projenin kendisi bir söyleme dönüşmekte, sezgisel ve ortaya çıkan yöntemler bir arada bulunarak bir kent ortamını yaratabilir ve aynı zamanda uygun yükselen mekanlar ve uygun tipolojilerle alanı şekillendirir.

Kaynak: Archdaily
Çeviri: Mimdap

5 Yorum

  1. mimar ali varal

    sanki taş devrine geri dönüyormuşuz gibi. yapay mağaralar!!! doğaya uyum çabaları tam tersi bir durum yaratmış, kendini tekrar eden sıkıcı bir kasaba….nerde zaha hadid.

  2. nagihan

    çok akışkan bir şehir olmuş, sanki şehir denize doğru kayıyormuş gibi..yada deniz karaya akıyormuş gibi….insani ölçülerde planlama olmamış..korku verici bir planlama!

  3. halit günaydın

    çok hoş bir örgü. bu ilginç bir doku ve deniz canlılarına, elastik organizmalara benziyor.

  4. keriman ulugöl

    Zaha çok büyük bir ekol. Etkilemesi de oldukça doğal aslında. Gelecek yıllarda Hadid’in farklı yorumcuları olabilir mesela.

  5. Mustafa Manican

    Projede Zaha Hadid etkilerini görmemek mümkün değil ancak, demek ki mimari tarzlar da hızla yaygınlaşan ve üsluplaşan tarzlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir