Birleşmiş Devletlerde , okul binalarının kalitesinin içinde öğrencilere verilmekte olan eğitimin kalitesini etkileyeceğine inananlar bu konuda bir öz denetim sağlanarak iyileştirmeye gidilmesi yönünde çalışmalar başlatmaktalar. Bu çalışmaların yöneticileri,aileleri ve öğrencileri bilinçlendirerek daha iyi binalar için yetkili mimarların daha doğru tasarım ve teknoloji karaları almasına yardımcı olacağı umulmakta.

Konuyla ilgili görüşler, 21.yüzyılda daha iyi okul binalarına sahip olabilmek için var olan ve sürekli gelişmeye devam eden teknolojileri kullanmaktan daha önemli olanın alınan tasarım kararlarının doğruluğu olması yönünde.

Mimarlığın “M”si
Bir sonraki nesil okulların şimdiye kadarkilerin en iyisi olacağına inanmak için birçok neden var.

2. Dünya Savaşı sonrasında neredeyse altmış yıldır nüfus patlaması şimdiye kadar görülmemiş ölçüde bir sınıf mekan kıtlığı yarattı; mimarlık ve eğitim çevrelerinde okul tasarımı ilgi odağı haline geldi. Öyleyse neden on yıllardır süren çalışmalardan sonra bir tane bile “doğru” okul tasarım biçimi yok? Bu soruya verilebilecek birçok cevaptan biri mimarların, eğitimcilerin ve ebeveynlerin doğaları gereği iyimser olduğudur.

Kaynak: Architectural Record
Çeviri: mimdap

Çocukları için yaptıklarının en iyisi olması gerektiğine inandıkları için okul tasarımı sürekli evrimleşecektir.
Verimlilik belki de okul tasarımında yeniliğin en büyük düşmanıdır ve verimli olduğu bilinen bir tasarımın —örneğin uzun koridorlar ve bunların her iki yanında uzanan sınıflar gibi— değiştirilmesi bütçeyi belirleyen kişilerin risk alması anlamına gelir. Ne yazık ki, herhangi bir tür çevreyi başarılı kılan faktörleri kesin olarak belirlemek çok güçtür. Zaten yeterince zor olan bu işe bir de çevrenin akademik başarıyı önemli ölçüde yükseltecek bir şekilde nasıl düzenleneceğini göstermek gibi bir ekleme yapabilmek büyük bir cesaret örneğidir. Bir belediyeyi bir hipotezi incelemek üzere bir okul inşa etmeye ikna etmek hiç de kolay bir iş değildir —iyi araştırmalar yıllar sürer ve daima sonuçların beklendiği gibi çıkmaması gibi bir olasılık vardır. Yeni şeyler deneme dürtüsü, bu deneme pahalıya patlamasa bile, daima riskten kaçınma dürtüsüyle çatışır.

Varolan tasarımlar gözden geçirildiğinde gelecekte yaşanacak sosyal,teknik ve çevresel normlardaki değişimlerle çatışma olasılığı azami düzeydedir. Yapıların maruz kaldığı çevresel etkiler de bu değişim için bir katalizör görevi görmektedir.

Okullarımızn daha sağlıklı mekanlar haline dönüştürme sırasında sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği ihtiyacı inkar edilemez.

Bu da okul yapılarının tasarımlarında atanan malzeme özellikleri ile ilgili ya da mekanik ve aydınlatma sistemlerinin nasıl olacağına karar verilmesi konularında tekrar düşünülmesini gerektiriyor.Bu tür çalışmaların örnekleri şimdiden kısıtlı olarak görülmüş ve avantajları kanıtlanmıştır.

McGraw’in ‘Temel İnşaat Çözümlemeleri’/Sektörel çalışmalar ‘ da dediğine göre geçen on yıllık sürede yaşanan sıkıntılı döneme karşın son yıllarda inşaat faaliyetleri gittikçe sıklaşarak 2000 yılı başı ve 2005 sonu arasında toplamda 167.1 milyar dolar değerinde eğitim projesi inşaatının 2007 de teslim edilmek üzere temelleri atıldı. Bu projelerin 79.1 milyar dolar değerinde kısmı yeni projelerken, ek bina projelerinin değeri 31.9 milyar doları buldu. Ve bu süre boyunca eklenen projelerin değeri 56.1 milyar dolardır.

Gelecekteki inşaat faaliyetlerinin iki şeye bağlı olarak gelişeceğini söyleyebiliriz: Programlama ve finasman sağlama. Ulusal Eğitim istatistikleri merkezi (NCES) 1990 ve 2003 arasında 13 yaş öncesi dönem öncesi eğitimde , Birleşik devletlerdeki okulların dörtte birinin tıka basa dolmasıyla planlanan hacmin yüzde 5′ inin üstüne çıkıldı. Sadece 2003 ve 2015 arasında büyümenin yüzde 5.6 civarında olacağı öngörülüyor. Special Sector Study’ e göre 3.1 milyon öğrencinin artması her yıl 260,000 öğrencinin eklenmesi demek. Eğer ortalama sınıf nufüsu 25 ise, Birleşik devletlerin her yıl planlanan büyümeyi devam ettirmesi için daha 10,000 K-12 sınıf inşa etmeye ihtiyacı vardır.

Küçük Yeşil Okul Binaları
Bu sıralar yürürlükte olan devasa okul inşa programı, öğrencilerin hayatlarını on yıllar boyunca etkileyecek binalar yaratmak açısından nesilde bir çıkabilecek bir fırsat sunmaktadır.

Günümüzün en iyi tasarım ve inşa stratejilerini bünyesinde barındıran ve aynı zamanda “yeşil” veya “sürdürülebilir” olarak nitelenen yüksek performanslı okullar günümüzün devasa okul inşa programlarının sunduğu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmemizi sağlayabilir. Yüksek performanslı okul nedir? Birçok türü olsa da, genelde yüksek performanslı okullar öğrenciler ve öğretmenler için sağlıklı, verimli ve rahat ortamlardır ve yüksek seviyede akustik, termal ve görsel rahatlık sağlar. Pencereleri ve tepe camları gün ışığı konusunda cömert olup binalar güvenli ve güvenilirdir. Başka avantajları da vardır. Dayanıklı ürünler ve sistemler olduklarından bunların sahip olma ve işletme maliyetleri uygundur. Bunların sistemleri ve malzemeleri sadece ilk sahip olma maliyetinin düşüklüğüne bakılarak değil kullanım ömrü maliyet analizi yapılarak alınır. Binanın performansını optimize etmek için tasarım sırasında enerji analiz araçları kullanılır ve inşadan sonra ekipmanlarına ince ayar yapılarak düzgün biçimde çalışmaları sağlanır. Öğrenci olmayanlar da faaliyette değilken yüksek performanslı okullardan gündüz saatlerinde faydalanabilir ve tasarım sırasında topluluğun katılımı desteklenir.

Bu binalarda ayrıca yenilenebilir kaynaklarla çalışan yüksek verimli ısıtma,soğutma ve aydınlatma sistemleri kullanılmaktadır,Yerleşim alanlarındaki ışıklandırılmış parklar, sulama sisteminin aşırılması ve su kullanımında verimlilik sağlaması gibi şeylerin yansımaları çevresel duyarlılığın ölçüsüdür.

Okul tasarımında tüm bu performans maddeleri gerçekleştirilirken gürültü önleyici olması da gerekmektedir.Bu gerçekten çok önemlidir. Çözüm sistemleri ve teknolojileri bütünsellik içinde değerlendirilmesi ve seçimleri öğretmen ve öğrencilerin konforu ve verimliliği üstündeki etkisi, yüksek performanslı bir okulun “temel ilke” sidir.

Sonuç olarak tesisin tamamı uzun vadede değerini koruyacak ve işletme verimliliği sağlayacak şekilde meydana getirilmelidir.

Okul yapıları için gereken yüksek performans ‘yüksek teknoloji’ anlamına gelmemektedir.Yüksek performans için gereken kesinlikle yaratıcı düşünce ve titiz bir idaredir; yüksek performanslı bir tesis yaratmak için aşırı kompleks sistemler ya da sivri teknolojilere ihtiyaç yoktur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir