2009 Yerel Seçimler Değerlendirmesi

55 Dakika Okuma Süresi

Yerel seçimlerin gerçekleşeceği 29 Mart’ta seçim kampanyalarında ele alınan ve öne çıkan konuları bir panorama olarak ortaya koymayı, hem bugünkü seçimler için bir değerlendirme yapmak hem de tarihe not düşmek için yan yana getirdik.

En fazla büyük metropollerde ortaya konulabilen “proje yarışına” tanıklık etmek, adayların kendi rengine göre şehirleri için düşündüklerini sıralamak istedik.

hayyr1.jpg

Seçimlerin daha çok projelerin konuşulduğu bir ortamdan “ülke siyasetine” kaydırıldığı, yerel gündemin merkezi hükümet tarafından yapılan müdahale ile değiştirildiği, bizzat başbakanın her seçim çevresinde kendi adaylarının önüne geçerek seçim mücadelesi verdiği ilginç bir kampanyayı da gözlüyoruz.Daha çok iktidar olanaklarıyla tek yanlı bir propagandanın sürdüğü bu seçim döneminde adayların bir kısmının programını, hatta isimleri bile kamuoyuna duyuramadığı yaşadığımız bir gerçeklik olarak durmaktadır.

Bu mozaiği görünen ve yaygın medya tarafından hergün gözümüzün önüne getirilenlerle gözümüzün önünden kaçırılanları “yan yana” koymayı bir görev bildik.

mimdap

İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adaylık başvurusu yapan isimler şöyle:

Anavatan Partisi: Ahmet Özal
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP): Ahmet Turgut
Liberal Demokrat Parti (LDP): Fahrettin Tanınmış
Demokratik Sol Parti (DSP): Ahmet Vefik Alp
Demokratik Toplum Partisi (DTP): Akın Birdal
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP): Kemal Kılıçdaroğlu
Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR): Mehmet Ali Erdoğan
Büyük Birlik Partisi (BBP): Cevdet Tellioğlu
Millet Partisi (MP): Ahmet Aktaş
Türkiye Komünist Partisi (TKP): Zehra Güner
Demokrat Parti (DP): Mehmet Dülger
Saadet Partisi: Mehmet Bekaroğlu
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti): Kadir Topbaş
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP): Sabiha Karamustafa

İl Seçim Kuruluna, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için bağımsız aday olarak başvuruda bulunanların isimleri de şöyle:

1- Kaya Mutlu
2- Selamettin Tellioğlu
3- Fatma Ragibe Loğoğlu
4- Erhan Taş
5- Ahmet Lacin
6- Melek Altıntaş
7- Yahya Güneşer
8- Mert Küçük
9- Cihan Aktaş
10- Dursunali Bacıoğlu
11- Burhan Erol
12- Nurullah Çolak
13- Yasin Kılar
14- Abidin Orhan Pak
15- Uğur Arslan

ANKARA

Siyasi partilerin verdikleri listelere göre, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayları şöyle:

Anavatan Partisi : Süzülay Hazar
Milliyetçi Hareket Partisi : Mansur Yavaş
Liberal Demokrat Parti : İslam Ayvaz
Demokratik Toplum Partisi : Hayriye Kamile Öncel
Cumhuriyet Halk Partisi : Murat Karayalçın
Millet Partisi : İsa Erdem
Türkiye Komünist Partisi : Bekir Tuncay Çelen
Demokrat Parti : Kenan Nuhut
Saadet Partisi : Veysel Candan
Adalet ve Kalkınma Partisi : Melih Gökçek
Bağımsız Türkiye Partisi : Salih Türkyılmaz

İl Seçim Kuruluna, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için bağımsız aday olarak başvuruda bulunanların isimleri de şöyle:

1- Ömer Ülgener
2- Evrim Erdoğdu
3- İsmet Turhan
4- Ayhan Yalçın
5- Kadir Güven

İZMİR

İzmir’de partilerin adayları şöyle:

Anavatan Partisi : Gülgün Beşerler
Milliyetçi Hareket Partisi : Müsavat Dervişoğlu
Liberal Demokrat Parti : Orkun Köksoy
Demokratik Sol Parti : Harun Öztürk
Cumhuriyet Halk Partisi : Aziz Kocaoğlu
Türkiye Komünist Partisi : Özgür Sarı
Demokrat Parti : Haluk Güntan
Saadet Partisi : Şerafettin Kılıç
Adalet ve Kalkınma Partisi : Taha Aksoy
Bağımsız Türkiye Partisi : Zübeyde Uslu
Halkın Yükselişi Partisi : Mustafa Mehmet Balçık

İl Seçim Kuruluna, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için bağımsız aday olarak başvuruda bulunanların isimleri de şöyle:

1- Arif Ali Cangı
2- Taner Büte
3- Celal Görmüş
4- Nicmiye Şafak Özdoğan
5- Baki Baklan
6- Sabri Demirdöğen

İSTANBUL
ANKARA
İZMİR

3 Yorum

  1. Hayati Binler

    Adayların projelerine ait kısımlar aşağıdaki bölümde tıklanınca şehir şehir açılıyor. Bu hususu hatırlatarak tarafıma bilgi verme nezaketinde bulunan editörümüzü ve sitenin yönetim anlayışını kutluyorum.

    Maksadımız zaten siteyi tenkit etmek değildir. Benim yorumumda esas vurgulamak istediğim adayların ve partilerin özellikle TV’lere ve bazı yazılı basın organlarına yansıyan tavır ve davranışlarıyla ilgilidir. Bizim tarafımızdan yayın organlarından algılanan yorumumuzdaki gibi olmuştur.

    mimdap.org’u biz okuyucularına güvenerek editör denetimi olmadan yorumlarımızı yayınladığı için ayrıca kutluyor, bütün çalışanlarına kolaylıklar ve başarılar diliyorum.

  2. Hayati Binler

    “2009 Yerel Seçimler Değerlendirmesi” başlığı sanki haberde adayların en azından projeleri bazında bir değerlendirmeye gidildiği izlenimini veriyor. Fakat okuyunca sadece aday listelerinin bulunduğunu görüyoruz. Belki de, site yönetimi veyahut kısım sorumlusu, yorumu ve değerlendirmeyi okuyuculara bırakarak böyle düşünmüş olabilir.

    Zaman sınırlı olduğu için kısa bir değerlendirme yapmak isterim:

    Öncelikle yerel secim olmasına rağmen genel seçimler havasında geçmiştir. Bir yerde iktidarın devamına evet ya da hayır anlamında düşünüldüğünden her iki taraf da bu işi fazlaca ciddiye almıştır. Hatta kimilerine göre tehditli bir seçim de olmuştur. Bunların değerlendirmeleri biz mimarlardan ziyade ileride meseleler tarihe mal olduktan sonra tarihçiler tarafından elbette yapılacaktır.

    İktidar partisi olan AKP’nin “ceketimi koysam kazanırım” fikri bitmiştir. Şanlıurfa buna güzel bir cevap vermiştir. Demokrasilerde lider baskısı, şekilci demokrasiye yol açtığından ülkelerin siyasi istikballeri açısından makbul bir durum değildir. Rahmetli Özal’la başlayan bu süreç, Sayın Erdoğan’ın 2002 yılında Sayın Gül, başbakanlık için Köşk’e çıktığından eş zamanlı olarak bütün televizyonlarda yayınlanan “kendilerince verilmiş bulunan sözler ve prensipler”ine kesinlikle uymamaktadır. Zaten o maddelerin hemen hemen hiç biri yerine getirilmemiş ve AKP de statükocu partiler arasındaki yerine almıştır. Ne kadar kendileri inkar etse de. AKP iyi bir ihtar almıştır. Seçmen “Aklını başına al, benim dediklerimi yap, sana verdiğim mühlet bitiyor, bu son ikazımdır, yoksa seni de muhalefete atar ya da gerekirse sandığa gömerim” mesajını vermiştir. Tabii anlayan olursa.

    Muhalefet ise vatandaştan tam bir destek alamamıştır. Yeterince projeli ve akılcı politikalar üretilmemesi ve siyasetin kör dövüşüne döndürülmesi nedeniyle vatandaş muhalefet partilerine güvensizliğini göstermiş ama onlara daha iyi çalışmaları halinde destek verebileceğini ima etmiştir. Burada çok çarpıcı bir husus DP’dir. TV’lerce ve yazılı basında adeta yok sayılan, yüzde bir rey alması bile çok görülen bu parti yüzde 3,73 alarak adeta aleyhindeki yok sayıcılara meydan okumuş, millet de onlara daha aktif politikalar üretmesi, akılcı ve üretken projelerle ortaya çıkmaları için işaret etmiştir.

    Seçimlerde gördüğümüz bir başka olumsuzluk da, projelerden ziyade adayların ya şahsî hayatlarıyla, ya yakın akrabalarıyla ya da sadece kuru kuruya anti-falancacılık yapmak suretiyle yani karşılarındakini her ne pahasına olursa olsun batırarak, kendilerini yukarıya çıkaran bir anlayışla hareket etmeleri olmuştur. Özellikle sosyal-demokrat olarak kendilerini nitelendiren gruplar programlarındaki projelerini en cahiline kadar halka benimseterek adeta bir misyoner gibi meselelerini bıkmadan usanmadan anlatacaklarına, sadece birbirlerine bildiklerini anlatarak bir anlamda kendilerini tatmin ederek sonuca gitmeyi yeğlemişlerdir. AKP’yi, özellikle AKP’yi tercih eden kitlelerin bu partiye niçin rey verdiklerinin arka planıyla hiç uğraşmadan kolay yoldan rey almaya çalışmışlardır. Elbette sonuç da hüsran olmuştur. Özellikle biz, aday olan mimar, mühendis ve şehir plancısı gibi meslektaşlarımızdan beklerdik ki, falanca adayı tamamen sübjektif meselelerle kötülemek yerine, kendi projelerinin faziletlerini anlatsın, bunun yanı sıra karşıdaki adayın yapacağı işlerin de kötü yönlerini anlatsın. Bu maalesef pek yapılamamıştır.

    Seçim sonuçlarına göre iyice anlaşılmıştır ki, vatandaşı kandırmak artık zordur. Yardım yapılsa da yapılmasa da, seçmene yemek yedirilse de yedirilmese de vatandaş ne yapacağını iyi bilmektedir. Vatandaş cahil olsa bile âriftir. Arif ise ne yapacağını bilir, “Arife tarif gerekmez.” bilinen bir atasözümüzdür. Bu itibarla vatandaşı cahil yerine koyan anlayışlar kesinlikle prim yapmamaktadır ve yapmayacaktır. Sonuçta yapılması gereken şudur: Akılcı, ekonomik, kullanıcı dostu, kültürümüze ve özümüze uygun projeler üretmek ve bunları halka maletmek. Bunun için de adeta bir misyoner gibi bıkmadan usanmadan çalışmak. Halktan alınan geri dönüşlerle projelerini revize ederek çalışmaya devam etmek. Halkı kesinlikle küçümsememek, hele hele oyunu garanti görmemek. Değilse ey politikacılar, daha çok seçim akşamları ağlamanız sürpriz olmayacaktır.

  3. erhan denizgören

    sonuçlar gelmeye başladı ve a.k.p bence sarsıldı. yıkılmadı ama sarsıldı. bu çöküş sürecektir ve iktidar baskısı ciddi olarak protesto edilmiştir diye düşünüyorum. ama şu anda başka partiler açısından da belirgin bir alternatif yok açıkçası.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir