Teatro Thalia Yenilemesi

4 Dakika Okuma Süresi

Tasarım: Gonçalo Byrne Arquitectos

Lizbon, Portekiz

Editör: Henry Stephens

 

 

                        Restore edilen Lizbon Thalia Tiyatrosu

 

Tasarımcı Gonçalo Byrne Arquitectos ve Barbes Lopes Arquitectos, Lizbon ‘un asırlık Teatro Thalia yapısını yeni bir çalışmayla başarıyla yenilediler.  Tasaranan projeyle başarıyla eski bina ile dikkatli bir eklemlenme ile karmaşık bir tarihi restorasyonla birleştirilmiştir.

 
Şu anda Lizbon Hayvanat Bahçesi’nin yanında yer alan Teatro Thalia yaklaşık 200 yıla yayılan bir geçmişi bulunmaktadır.  Küçük bir tiyatro salonu olarak 1825 yılında inşa edilen, Teatro Thalia yeniden özel bir tiyatro olarak 1842 yılında Kont Farrobo tarafından restore edilmiştir. Bu sıralarda yapı Lizbon’da önce gaz lambaları ile aydınlatılan vahşi partiler ve lüks yaşantı için kullanılmıştır.

 

 

Teatro Thalia Portekiz Eğitim Bakanlığı’nda böyle bir çalışmadan önce 150 yıldan uzun süredir durdu. Bakanlık 1862 yangınından sonra geriye kalan kalıntıları  kısa bir süre önce yeniden hayata kazandırmayı, bilim, modern, çok amaçlı mekana çevirmeyi, Thalia Tiyatrosunu yeniden dönüştürmeyi planladı.
 

                        Yapım aşamasında tiyatroya giriş cephesi

 

 

                        Restorasyon sonrası tiyatronun cephesi

 

                            Ön cephe görünüşü

 

 

sharp, almost surreal quality.

 
Teatro Thalia için Portekizli mimar iki neslini tarihini bu binada canlandırmaya çalıştı. İlk olarak, tiyatronun geçmişini onurlandıran bir jest olarak, girişi ve ön cepheyi tam olarak koruyan bir yaklaşımla retorasyona girişti.  Camlı kapılar ile orijinal kemerlerin içinde orijinal Latince metinleri dikkatle hassas metal yazılarla yerine koydu,yerel kireç taşından malzemeyle eski bölümleri yeniledi.

 

 

                        Giriş holü

 
Giriş fuaye prestijle ele alınmıştır. Zaten mevcut neo klasik  elemanların restorasyonu yapılmıştır.  Işık için bir pencere açılmış,  sadece görünen ayrıntılarda boyalı polikarbonat korkuluklarla belirgin bir kontrast yaratılmaya çalışılmıştır.

 

                        Plan

 

                        Kesit

 

 

                       Mimari davranışta  tiyatro önceki yenilemenin işaretlerini de üzerinde taşır. 

 

 

Yangında kayıp olduktan sonra, Teatro Thalia dış duvarlarından arta kalanlar dikkatle, ama dolaylı olarak monolitik yerine yerleşen beton ile yeniden canlanmış, güçlendirilmişlerdir.  Çalışmak için bir yapısal iskeletin sadece artıkları ile tiyatronun eski duvarları yeni bir yapısal sisteme dönüştürülmüştür. Kalan yapısal elementler sırayla korunup sağlamlaştırılırken kalan yapısal olmayan elemanlar bu yeni beton dökümiçine gömüldü. Bu anlamda, somut kabuk artık sonsuza dek içini koruyarak, ThaliaTiyatrosu’nun da dış fonksiyonlarını oluşturur. İşte her leke, her detay ve malzeme dokusu sonsuza dek tiyatronun iç mekan yüzeyinde parsömen içinde bu şekilde yer aldı.

 

 

                        Restorasyon önce ana sahne

 

 

                        Aynı sahne restorasyon sonrası

 

 

 
Tiyatronun içinde, genellikle sahne faaliyetlerinin desteklenmesi aparatı aşamasında bütünü kendisinden ayrılıyor. Yapısal çelik zorlukla bunu destekleyen beden duvarlarına dokunmadan, sahnenin belirsiz zemin üzerinde ışık ve ses sistemlerinin kurulmasına imkan hazırlar.

 

 

                       Tiyatronun arka dış hacimleri

 

 

                       Monolitik betonla dış cephe kaplaması yüzeye püskürtülerek uygulanır.

 

 

                        Kesit

 

 

                       Dışarda yürüyenler için yapılan ayna cam

 
Teatro Thalia iç işaretlerinin aksine, dış hacimleri giriş bölümü hariç sade bir biçimde  kuruldu. Burada sadelik ve biçimlerde indirgeyici bir dil kullanılmıştır. Tiyatronun iç fonksiyonlarını oluşturmak dışında, dış bölümlerde püskürtme betona yapılırken anlık patina oluşturmak için aşındırıcı bir çözüm ile kum püskürtülmüştür.  Fuaye bağlanırken tiyatronun yeni kentsel kenarı tek yönlü ayna cam ile dile getirilmektedir. Burada, yayalar bilmeden sadece tiyatronun seyircinin görebileceği bir sahne vardır ve kent sakinleri de aktörler olarak kullanılır.

 
Böyle bir katlı geçmişi olan bir bina restore edilirken  hassas bir dokunuş gerçekleştiren   mimar, çalışmalarında arkeolog ve plastik cerrah gibi davranmak zorundadır.

 

 

Kaynak: Arcspace

Çeviri: Mimdap

3 Yorum

  1. Haluk Akıncılar

    Böyle bir yaklaşım bizde hakim kılınsa bizde de belki ortalıkta tarihi yerler çürümeye bırakılmaz.

  2. Alişan Ortaç

    çok iyi sahiden. içerde detayları çoğaltırken dışarda soyutlama yolu ile azaltmış.

  3. Yelda Tezkan

    Bence örnek bir restorasyon ve de yenileme. Bizde olsa bunu kaç numaralı kurul olursa olsun anlatmak ve kabul ettirmek çok güç. Hatta mümkün değil. Binalar yok olur ama bir yenilik yapamazsınız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir