Rotermann’ın Eski ve Yeni Un Deposu

3 Dakika Okuma Süresi

Tasarım: HGA

1,5 asırlık geçmişi olan Rotermann’da, gıda üretimi için eski bir sanayi alanı arasında yer alan Tallinn Limanı çevresinde eski şehir mirasın koruması altında olan ve hala tarihsel-değeri olan yapılar kendisini muhafaza etmeye devam ediyor. Proje kapsamı olan mevcut binaların yeniden kullanımı ve onu tamamlayan yeni birimler yerleştirilmesi için onaylanan ayrıntılı planlama sonrasında yeraltına 400 araçlık otoparklar ile desteklenen ögelerle şehir merkezinde canlılık yaratmak ve aynı zamanda yaya dostu bir ortam oluşturmak mümkün oldu.


Üzerinde çalışılan bina 1904 yılında yapılmış un deposu olarak kullanılmış tarihi özelliği bulunan tescilli bir yapıdır. Yeni yapıda kapasitenin dörtte biri kadarında un depolama fonksiyonu yerine getirilmekle beraber aslında bir plaza oluşturmak amaçlanmıştır. Yeni un depolama ile bağlantı sağlayan Atrium işlevleri binada birleştirmektedir. Eski Un Depolama yenileme projesi üç kattan oluşmaktadır. Zemin katta perakende satış noktalarına yer verilirken tüm üst katla ofisler yerleştirilmiştir.


Proje konseptindeki yaklaşım çevrenin tarihi karakterini göz önünde bulundurup bu karakteri benimseyerek tarihsel bağı güçlendirecek ve öne çıkaracak bir tasarım yoludur.
Cepheye eklemlenmek için eski endüstriyel binaların bir karakteri olarak duvarlardaki pencere açıklık oranı soyutlanmış olarak yeniden yapılandırıldı. Kireçtaşı duvarları, tuğla lento ve paslı çelik (korten çelik) detayları, ana cephe malzemesi olarak da korten çelik gibi malzemenin kendine has pürüzlü yüzeyleri, yaşayan ve eskiyen karakteriyle mevcut tarihsel çevrenin uyumu için özel olarak seçildi. Bu yolla bölgenin sanayi geçmişine saygı göstermek mümkün oldu..



Yenilenen un Depolama ofis ve plazası geçmiş ile bu gün arasında bir ‘iletişim duvarı’ haline geldi. Pencereleri üç boy oluşur; 75cm x 75cm, 2m x 2m, zemin yüksekliği boyunca büyük olanları. Küçük olanları izleme çerçeve yanı sıra taze hava getirmek için vardır, orta olanları insan ölçeğine ilişkilendirmek, ve büyük meydanın manzarasını eski kent merkezine sağlamak mümkün olacaktır. Dirsekli büyük pencereler binada homojen dikdörtgen anahat sonlamalar meydana getirmekte ve panorama manzaralı oda veya ortak kullanım alanları bu cephede düzenlenmektedir. Bu yolla ofis için toplantı alanları yapıdaki özel bir yere sahip hale getirilmiştir.


Mimarlar: HGA (Hayashi – Grossschmidt Arhitektuur)
Yer: Tallin, Estonya
Sorumlu Mimar: Hanno Grossschmidt, Tomomi Hayashi, Yoko Azukawa
Tasarım Ekibi: Hanno Grossschmidt, Tomomi Hayashi, Yoko Azukawa
Alan: 9,002 m²
Yıl: 2009
Fotoğraflar: Martin Siplane, Arne Maasik , Sven Soome , Tomomi Hayashi, Reio Avaste, Rotermann
Yapısal Mühendisi: Neoprojekt
Proje Yönetimi: Projektipea
Genel Müteahhit: KMG Ehitus

Kaynak: Arthitectural.com
Çeviri: Mimdap

4 Yorum

  1. Ayşe Belleten Musaoğlu

    Alın işte bir örnek daha. İnsanlar boşuna dünyanın en zengin ulusları olmuyorlar. Yıkacak olsaydı muhtemelen şimdiki eleştirilerin büyük bir bölümünü almazdı ama bina da giderdi. Pencere akslarını alıp yukarıya çıkartmışlar. Daha yaratıcı çözümler olabilirmiş ama yıkmama atmama kaybetmeme bence doğru bir yaklaşım.

  2. Anonim

    Tarihi yapının üstüne kat eklenmesi konusu daha ikna edici biçimde çözülmeliydi. Eski bina üstündeki kütleyi taşıyamıyor, bence. Diğer bölümlerdeki malzeme seçimi ve detaylandırma ise güzel bir örnek oluşturuyor.

  3. ferhangöcek

    tarihi olanla yeni olanı hem ayırıp hem de uyum sağlamak, tezatlıkta bir birlik oluşturmak tasarım fikri olarak çok güçlü.

  4. ethem çalışkan

    Koruma anlayışına çok yapıcı bir bakış. Koruma işinin de bir tasarım işi olduğunu gösteren nefis bir örnek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir