Melkan Gürsel Tabanlıoğlu Yeni Yüzyıl ÜniversitesindeydiDoç.Dr.Fikret Evci, Yrd. Doç. Dr. Gülay Yedekçi Arslan’ın organizasyonuyla düzenlenen konferansa öğrenciler ve akademik personel büyük ilgi gösterdi.

Melkan Gürsel Tabanlıoğlu, firma çalışmalarını anlatarak başladığı sunumundan sonra, öğrencilerin sorularını cevaplandırırken, İstanbul ile ilgili görüşlerini de aktardı.
Büyükdere aksındaki yükselmenin bir kentsel talepten geldiğini ancak bunun kontrolunun olmamasının Boğaziçi öngörünüm alanı tespitinde görünümün değil, belirli bir sınırın seçilmesinin, yükseklik faktörünün göz önüne alınmamasının etken olduğunu ve bu durumun silüeti olumsuz etkilediğini açıkladı.
Çevre faktörlerinin mimaride kullanımına verdiği Bodrum Havaalanı örneğinde, Bodrum’un sazlıklarından esinlenerek mimariye eklenen saz görünümlü tavan kaplamasını örnek olarak gösterdi. Bir başka örnek olarak İzmir’de tasarladıkları bir AVM’de, bölgenin bir sokak yaşantısı olması nedeniyle AVM’yi bir sokak anlayışı ile tasarladıklarını anlattı. Bir başka örneği ise; yine Ege’de, çardak fikrinin mimarilerinde nasıl yeniden yorumlandığını anlatarak verdi.
Öğrencilerin soruları arasında arasında yer alan Çağlayan Adliye binası ile ilgili görüşlerinde “kamu yapılarının vazgeçilemez önceliğinin yapıya ulaşım olduğunu, Adliye binasının ise bu yönden sınıfta kaldığını” açıkladı. Ne yaya, ne de araçla ulaşımın açık seçik belirgin olmadığı yapının bu yönünün büyük bir eksiklik olduğunu vurguladı. Bir kentin meydanlara ihtiyacı olduğunu özellikle kamu yapılarının bu konuda önemli rolü olduğunu anlattı ve insan faktörünü hesaba katmayan mimarinin hatalı olacağını açıkladı.
Galataport projesi ile İstanbul’un çok büyük bir boşluğunun Boğaz kıyısında bir kültür aksı oluşturarak, kente kapalı bu alanın yeniden kente kazandırılmasının amaçlandığını, ancak bunun çok kısıtlı İstanbul Modern alanı dışında mümkün olamadığını anlattı.
Bu kadarcık bile olsa bu olağanüstü alanın halka açılmasının; tarihi yarımadanın silüetinin yeniden keşfedilmesini sağlayarak mevcut durumun saçmalığını bir kez daha kanıtladığını gösterdi.
İstanbul Modern için önce Guggenheim Vakfının davet edildiğini, vakfın İstanbul yerine Katar’ı tercih ettiğini, yakın zamanda görüştüğü vakıf sorumlusuna bu konuda ne düşündüklerini sorduğunda aldığı cevabın “Vakfın Katar’ı tercih etmesinin yaptıkları en büyük hata olduğunu” anlattığını açıkladı. Bunun olumlu yönünün ise İstanbul Modern gibi dünya çapında bir markanın ortaya çıkması olduğunu ekledi.
Taksimde yapılan çalışmaların iki yönden sorunlu olduğunu, bunlardan birincisinin “hap kadar yeşil alan” olarak tanımladığı Taksim gezisinin ortadan kalkması, ikinci büyük hatanın ise eskiyi yeniden canlandırmaya kalkmak olduğunu anlattı.
Mimarinin güncel olması gerektiğini vurguladığı görüşünde, örneğin bir büro tasarlarken önemli olanın “artık insanların dünyanın herhangi bir yerinden işlerini takip edebildikleri, iletişimin tavan yaptığı bir dönemde insanlara bürolara çalışmaya gelmeleri için nedenler vermek olması gerektiğini” vurguladı.
Güncel olmayanın bu yönden anlamsız olacağını vurguladı.
Ayrıca büyük kapalı alanların kent içinde büyük boşluklar yarattığını bu durumun o alandaki yaşamı olumsuz etkilediğini söyledi.
Mimarinin “insan yaşantısını yönlendirebilecek, farklılaştırabilecek, değiştirebilecek” güçte olduğunu anlatan Melkan Gürsel Tabanlıoğlu, bu nedenle insan faktörüne tasarımlarda mutlaka yer verilmesi gerektiğini İstanbul Modern’den verdiği bir örnekle “bizim halkımız döneri sever, döner yemeğe gelirler bu şekilde önceleri döner yedikten sonra müze gezenler daha sonra müze gezmeye de gelme alışkanlığı kazanabileceklerini düşünerek müzenin lokantasına dönerin konulması”nı anlattı.
Yine kendisine yöneltilen işlevin mi yoksa biçiminin mi firmalarında yapılan tasarımlarda öncelikle ele alındığı sorusuna Melkan Gürsel Tabanlıoğlu, “ tasarımın üç boyutlu bir işlem olduğunu bunların tümünün aynı anda ele alınması gerektiğini” vurguladı ve çevre faktörlerinin, yapı ile ilgili sınırlamaların, kuralların göz önüne alınmadan çalışma yapılamayacağını anlattı.
Toplantı Yeni Yüzyıl Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kadir Esmer’in Melkan Gürsel Tabanlıoğlu’na çiçek vermesiyle sona erdi.
Mimdap – Yılmaz Kuyumcu











