Tasarım: Maude Cannat & Rachel Méau
Abetenim’in köyünün girişinde, Gana’nın Ashanti Bölgesi’nde yeni bir okul inşa ediliyor. Ahşap gibi yerel malzemelerle üretilen kütüphanesi Fransız mimar Maude Cannat ve 2016 Dünya Mimarlık Yarışmasının birincil ödül sahibi Rachel Mau tarafından tasarlandı.
Sadece 9000 avroluk bütçeyle ve yerinde elektrik yokken, kaynakları korumak ve akıllıca oluşturmak için yenilik ve yaratıcılıkla istihdam gerçekleştirildi; çevre dostu mimari, su tasarruflu inşaat, çoğu kez yeniden yerleştirilmiş yerel malzemeler kulanılarak yapıldı.
Uzun, dar pencerelerle delinmiş kalın kalıplanmış toprak duvarlar içinde gizlenmiş olanı göstermeden kütüphaneyi dışardan izole eden bir sistem kuruldu. Böylece içeri girerken, hafif ve serin bir atmosferde, peyzajlı bir verandanın etrafına bağlanan ve okul çocukları tarafından kullanılmayı bekleyen iki alan keşfedersiniz. Birincisi, girişle aynı seviyede, eğitim ve araştırma için idealdir. İkincisi, sıra sıra basamaklarla süslenmiş içi boş bir mekanda, ziyaretçiyi bir okuma odası için davet ediyor.
Kütüphane ve mobilyalar bir bütünü oluşturuyor: Ahşap kitap rafları doğrudan duvarlara entegre edilmiştir ve avlu duvarında uzun bir çalışma masası vardır. Müstakil çatı ve dikey pencereler havalandırma sağlarken, topraklı duvar yapısı serinliğin tüm bina boyunca dolaşmasını sağlar.
Kaynakları korumak için her şey özenle planlandı. Böylece temel için çıkarılan toprak duvarlarda metal panellerle sıkıştırılmış, ahşap formlar döşeme için tekrar kullanılmış ve kurtarma malzemeleri kapılar ve kütüphanenin tüm ahşap kaplama dokunuşları için kullanılmıştır.
Sorumlu mimarlar, otuz uluslararası gönüllüden oluşan bir ekip ile dört ay boyunca birlikte çalışmak üzere bir düzine yerel işçi topladı. Kütüphanenin yapımı, köyün gelecekteki okulunu destekleyecek ilk atölye çalışmasıydı. O zamandan beri, eskaapi binasının yanında üç farklı uluslararası ekip tarafından üç dershane inşa edildi.
Kaynak: www.architectmagazine.com
Çeviri: Mimdap


















2 Yorum
Mehmet Güneş
Yoksulluk çukuruna mahkum edilmiş halkların kullanımı için mimari düşünmek en kutsal görevlerden biri bana göre.
gülay dökmen
bu tam halkın kendi ihtiyaçlarını kendi karşılaması esasına göre yapılmış kamusal binalar. tasarımın yöresel malzemeler ve yörenin işçilik ve ustalıklarına dayalı olması çok anlamlı. bir nevi halk mimarlığı.