Bilim insanları enerjisini doğal yollardan üreten, dalgalarla batmayacak yüzen şehirler pojesinde büyük aşama kaydetti.

‘Evinizi nerede demirlemek isterdiniz?’ Belki de birkaç yıl içinde emlakçılar bu soruyu portfoylerine ekleyecek. Çünkü, bilim insanları, yüzebilen, su seviyesi ile birlikte inip kalkabilen evlerden oluşan alternatif yaşam mekanları geliştirmek için kolları sıvadı. Yüzen şehiler projesine ‘Lilypad’ yani yüzen nilüfer yaprağı adı verilmiş.

‘Altında kalmak istemiyorsan üzerinde yaşa’
Hollanda’da bulunan Delft Teknik Üniversitesi Building Technologies Bölümü’nden endüstriyel tasarımcı ve mühendis Ties Rijcken’ın, ‘Altında kalmak istemiyorsan üzerinde yaşa!’ sloganıyla tanımladığı yüzen evler-şehirler projesi, birçok şablonu yıkacak gibi görünüyor. Yeni mekanlar, birbiri üzerinde yükselen beton diskler, köpük, kauçuk ve bir tür yanmaz plastik türü olan polistrolden oluşuyor. Bunlar, lego gibi birbirine geçmeli ünitelerden oluşuyor ve römorklarla istenilen noktaya çekilebiliyor.

Doğal enerji kullanılacak
Tamamen doğal enerjiler kullanacak olan yüzen şehirler, fırtınalı havalarda aynen uçak gemileri gibi etkilenmiyecek. 50 bin kişilik kapasiteli planlanan yüzen şehirlerde eğlence yerlerinden, hastanelere, spor alanlarından konut bölgelerine ve işyerlerine kadar her şey mevcut olacak.Küresel ısınma projeyi doğurdu
Küresel ısınmaya sonucu meydana gelen iklim değişikliklerine, sel baskınlarına ve deniz seviyesinin yükselmesine dikkat çeken Rijken, projesini bu düşünceyle şekillendirdiğini söylüyor. “Teorik olarak yüzen yerleşim yerleri için boyut sınırlaması yok. Hatta ne kadar büyük olursa, o kadar az sarsıntı olur. İçinden yollar geçen, bahçelerinde tarım yapılabilen şehirler bile kurabiliriz!” diyen Rijken, Delft Üniversitesi ve özel şirketlerin yardımı ile projesinin pilot uygulamasına Hollanda’nın Lelystad şehrinde başlamış. Prototiplerde bir sorun yaşamadıklarını belirten Rijken şöyle konuşuyor: “Şu an, zamana ve kaynağa ihtiyacımız var. Projemin bir diğer güzel tarafı herkesin denize nazır bir evde oturma imkanına sahip olabilmesi!”

Yılların düşü
Esasında deniz şehri projesi yeni değil. 70’li yıllardan bu yana birçok girişimci deniz şerhlerinin hayalini kurdu. Ama gerek maliyet gerekse teknoloji, bunun gerçekleştirilmesine engel oldu. 60’ların sonunda Dogger Bank, daha sonra Oceania Community, Venus Project ve New Utopia Project gibi devasa deniz şehirleri projeleri gündeme geldi. Bun projelerin birçoğu uluslararası konsorsiyumlar tarafından desteklenmesine karşın hiçbiri hayata geçirilemedi. Bununla birlikte halen üzerinde çalışılan diğer büyük deniz şehri projelerinden biri de Mobil Deniz Şehri Nexus. Aralarında Lucasfilm, Walt Disney Productions, Amblin Productions ve Microsoft gibi eğlence, bilişim ve animasyon şirketlerinin de bulunduğu sponsorlar grubu tarafından desteklenen proje, 2020 yılını hedefliyor. 22 bin kilometrekare üzerinde inşası planlanan Nexus, aynı zamanda bir tatil merkezi, eğlence parkı ve de yüzer devre mülk olacak ve aynı anda 50 bin kişiyi barındıracak. Diğer bir çarpıcı proje ise, merkezi Amerika’da olan Freedom Ship International tarafından yürütülen yüzen şehir ya da şehir-gemi olarak isimlendirilen Freedom Ship (Özgürlük Gemisi). Tanesi 180 bin ila 2,5 milyon dolar arasında değişen fiyatlardan satılacak 18 bin ev ve 3 bin mağazayı barındıracak olan yüzen-şehir-gemide, 10 bin de otel odası olacak.

Kaynak: Radikal

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir