İstanbul trafiği hakkında bir beyin fırtınası yaptık. 2019 yılında bilmemkaç kilometre olacak İstanbul metrosu reklamlarına nasıl cevap veririz diye düşündük.
Geçen gün, ben, George (Soros), Christiane (Amanpour) ve ismini vermek istemediğim yerli, laik sermayedarlar İstanbul trafiği hakkında bir beyin fırtınası yaptık.
2019 yılında bilmemkaç kilometre olacak İstanbul metrosu reklamlarına nasıl cevap veririz diye düşündük.
Bazılarımız telekinezi yöntemiyle metrobüs ve otobüs şOförlerini iş yavaşlatmaya yöneltebiliriz, dedi.
Bazılarımız, İstanbul trafiğine süreceğimiz bozuk araba filoları ile çarpışan araba stratejisini yürürlüğe geçirmemiz gerektiğini söyledi.
Çarpışan araba stratejisi bizi çocukluğumuza döndürdü,
çok eğlendik.
Bu arada kimse, İstanbul trafiğinin, Türkiye’deki şehir plancılığının başarısızlığıyla, orantısız göçle ilgisi olduğunu aklından bile geçirmedi.
Aramızda tarihle ilgilenen arkadaşlar, beğenmediğimiz sağ ve ileri demokrat bir iktidarı düşürmek için trafiği tıkama planının ilk defa İsmet İnönü döneminde planlandığı bilgisini de verdi. Böylece bütün taşlar yerine oturmuş oldu. Bunu hâlâ komplo teorisi olarak gören arkadaşlara da; Yiğit Bulut’un
Kadıköy civarında yaptığı trafik kazasında büyük resme bakmalarını öneririm.
Haftaya ekibimiz hava trafiği konusunda neler yapabileceğini konuşmak için toplanacak.
Birkaç ay trafiği kitlesel eylem ve protestolar ile tıkadık. Şimdi elbette ne yapacağımızı düşünmek en doğal hakkımız.
Bu arada benim trafikte kalmam ile ilgili endişelenen genç arkadaşlarım müsterih olsun. Ben birkaç yıldır şehiriçinde helikopter, yurtdışı seyahatlerimde özel uçak kullanıyorum.
Trafikte saatlerini geçirerek, sinirleri bozulan tüm arkadaşlarımız, 11 yıldır Türkiye’yi ve İstanbul’u yöneten AKP iktidarına mı yoksa bana mı kızacak ilerleyen
günlerde göreceğiz.
Bana kızarken de, siyasetin Messi’si olduğumu, trafikte rampaların ustası gözlerinizin hastası olduğumu aklınızdan çıkarmayın
genç arkadaşlarım.
Hepinizi gözlerinizden öperim.
Kaynak : Birgün



