Biz İstanbullular kurbanlık koyun gibi büyük depremi beklerken, önceki gün gazetemizde dehşet verici bir haberle karşılaştık:

İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Naci Görür, ilk kez denizin 1230 metre dibine inerek, kırılması beklenen Kuzey Anadolu Fayı’nı çıplak gözle görmüş. Toplam 7 saat deniz dibinde kalan Prof. Görür, “Faydaki kırık, İstanbul’un ne kadar büyük bir tehdit altında olduğunu açıkça gösteriyor. Fay boyunca fokur fokur su çıkışları var, gaz çıkışları var, petrol sızıntıları var. Marmara Depremi öncesi görülen belirtiler mevcut” diyor. Görür’ün sözlerinin asıl dehşet verici kısmı bundan sonrası:

“Bu kadar büyük deprem beklendiği halde, 350 bin YTL’lik sensör alıp gözlem istasyonu kuramıyorsunuz. Ne laleler için milyarlar harcayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ne de İstanbul Valiliği 350 bin YTL vermedi. Hükümet de gerekeni yapmıyor.”

Tek kuruş vermemiş

Marmara Denizi’ndeki fay ve depremle ilgili araştırmalar, Prof. Görür’ün koordinatörlüğünde İTÜ, Maden Tetkik Arama ve Deniz Kuvvetleri Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülüyor. İnanılır gibi değil ama, Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin bu araştırmalara bugüne kadar tek kuruş katkısı olmamış.

Buna karşılık Prof. Dr. Celal Şengör ve Prof. Dr. Namık Çağatay’ın da aralarında bulunduğu Türk bilim camiası ile uluslararası bilim adamlarının yazışması, dayanışması, finansmanda destek kaynaklarını harekete geçirmesi sayesinde, Marmara Denizi’nde çok ciddi deprem araştırmaları yapılabildi.

Yabancılar daha hassas

İstanbul konusunda yabancılar, bizlerden daha hassas. Hal böyle olunca da İstanbul’a dünya kültür mirasının değerli bir parçası ve Avrupa’nın istikbal vaat eden bir sanat ve kültür merkezi olarak NATO’dan, AB fonlarından, Fransa, Amerika ve İtalya’da bizim TÜBİTAK’a eşdeğer kuruluşlardan, deprem araştırmaları için para bulundu. Marmara’da 7 tane uluslararası, 2 tane ulusal gemiyle ve uluslararası ekiplerle milyonlarca euroluk araştırmalar yapıldı.

Son olarak da yazın Görür’ün yanı sıra Şengör ve Çağatay da ayrı ayrı denizin 1200 metre dibine inerek fayı saatlerce çıplak gözle izlediler.

Ciddi bir risk olduğunu ilk kez gözleriyle de görünce Türk tarafının başkanı olan Görür, İtalyan ve Fransız ekip başkanlarıyla birlikte Belediye Başkanı Kadir Topbaş’tan randevu alıp ziyaret ettiler. Marmara’ya acilen denizaltı gözleme istasyonu kurularak, faydaki su ve gaz çıkışlarının sürekli izlenmesi gerektiğini bildirdiler. Çünkü bu çıkışlarda meydana gelebilecek ani değişiklikler, büyük depremin habercisi olabilirdi.

İtalyanlar gözlem istasyonunu 1 yıllığına bedava vermeyi önerdiler, Belediye’den istenen sensör için gerekli 350 bin YTL’ydi. Belediye önce “Olur” dedi, sonra caydı. Bunun üzerine Vali Muammer Güler’e gidildi; o da önce “Hallederiz” dedi, ama sonuç çıkmadı.

İş başa düştü sevgili İstanbullular! Atın aile başına 1’er YTL de, şu işi halledelim! 14 milyon İstanbullu 1 değil, 10 sensör alır!

Meral Tamer
Kaynak: Milliyet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir