Anadolu’nun ilk ticaret odasının ortaya çıkartılması için özel sektörden destek bekleniyor. Kayseri Kültepe’de 60 yıldır süren kazı çalışmalarında yıllık 500 bin YTL’ye ihtiyaç duyuluyor.
Kayseri Kültepe’de kaçı çalışmalarını yürüten arkeologlar, Anadolu’nun ilk ticaret odasının ortaya çıkartılması için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) başta olmak üzere özel sektör kurumlarından destek bekliyor.
Anadolu’nun ilk yazılı tabletlerinin bulunduğu Kültepe’de 1948’den beri sürdürülen kazı çalışmalarında Anadolu’nun ilk ticaret odasına varlığına dair tabletler ortaya çıktı ancak yapının kendisine henüz ulaşılamadı.
Kültepe-Kaniş Kazıları Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, eldeki bulguların Kültepe’de geçmişi yaklaşık 4 bin yıla dayanan ve factoring benzeri işlemlerin de yapıldığı bir ticaret odasının varlığına işaret ettiğini belirterek, “Bu ticaret odası esam merkezi Mezapotamya’da Asur şehrinde olan odanın Anadolu’daki merkez ofisi. Bizdeki ortaya çıkarsa dünyanın en eski kurumlarından biri olacak” diyor.
MÖ 1900’lü yıllarda; bugünkü Irak’tan gelen Asurlu tüccarların, Kayseri’nin 6 kilometre kuzeydoğusundaki Kültepe’de kurdukları koloni merkezinde, ticaret sisteminin en önemli kurumu olan ve günümüzdeki “ticaret odası”nın işlevini gören “bit karim”in (beyt karim, karum/liman evi) varlığı, burada keşfedilen çivi yazılı tabletlerden biliniyordu.
Prof. Dr. Kulakoğlu, “Henüz keşfedilememesine rağmen son yıllarda bit karime ait ‘karum mektupları’nın sayısı arttı. Bu yapı belki de Kültepe’yi sona erdiren felakette, birinci hedef olarak saldırıya maruz kalan en önemli yapılardan biriydi. Bu nedenle tamamen tahrip edilmişti. Bir diğer olasılık da, bu binanın henüz kazılmayan alanlarda olmasından dolayı keşfedilemeyişidir. Sürdürülecek yeni kazılar belki bu yapıyı, bu kurumu keşfetmemizi sağlayacak ve tüm ticaret ve koloni sistemi hakkında bilmediklerimizi öğrenme fırsatı verecektir” diyor.
Banka işlevi görüyordu
Anadolu’da yazının ilk bulunduğu yer olan Kültepe’de Atatürk’ün ölmeden önce Türk Tarih Kurumu’na verdiği talimat üzerine 1948’de başlayan kazı çalışmalarına 2005’e kadar aralıksız olarak Prof. Dr. Tahsin Özgüç başkanlık etti.
Özgüç, çalışmaları neticesinde hazırladığı “Kültepe-Kaniş/Neşa” kitabında bit karimin bir çeşit “dış ticaret idaresi” olduğunu belirterek, yapının bir ticaret kolonisinin yönetimi için bütün meclislere, kurullara ve idari birimlere sahip olduğunu kaydediyor.
Öncelikle bir ihracat ve ithalat merkezinin beyni olan bit karimler günümüzün ticari bankalarının da öncüllerindendi. Özgüç’e göre, Asurlu tüccarlar kendi aralarındaki borçlanmalarda, mukavelede belirtilen borcunu gününde ödeyemezse, alacaklının muhatabı, tüccarların kefili olan ticaret odası olurdu. Çünkü tüccarların ticaret odalarında kredi hesapları vardı.
Bugünkü vergi dairelerine benzeyen özelliklere de sahip olan bit karime ödenen vergilerden en önemlilerinden birinin bir çeşit yol vergisi olan “datum”du. Aynı zamanda karumun ticari fonuna veya kolektif ticarete katılmak, hisse yaratmak için yapılan yatırım veya katkı olan datum, yabancılara ticaret yapma izni için ve Anadolu içinde koruma karşılığı olarak ödenen vergi olarak da tanımlanıyor.
Sponsorluk desteği şart
60 yıldır kazıların sürdürülmesine rağmen kaynak yetersizliğinden ticaret odasının yapısına ulaşılamadığını belirten Kulakoğlu, “3 kilometrelik çapı olan Kültepe kazı alanında şimdiye kadar ellide birlik bir alan ancak kazıldı. Bizim bütçemiz 150 bin YTL.
Kültür Bakanlığı bu desteği sunuyor ama istenilen hedef için yıllık bütçenin 500 bin YTL olması lazım. Bunun için de özel sektör desteği lazım” diye konuşuyor.
Özel sektörün, Efes gibi görsel cazibesi olan yerlere destek çıkma eğiliminde olduğunu belirten Kulakoğlu, “Ancak, Kültepe’ye destek çıkılırsa burası da Efes kadar görselliği olan bir kültür alanı olur. Bu bölgede ulaşılan bilgilere Mezopotamya’da bile ulaşılamadı” diyor.
Bugüne kadar açığa çıkan alanların da restore edilmesi ve korunması için 5 milyon euroya ihtiyaç duyulduğunu belirten Kulakoğlu, “Bir proje hazırlayıp bir hafta on güne kadar TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’ndan randevu talep edeceğiz. Kültepe’de bir ticaret odasının varlığının ortaya çıkması demek dönemin tüccarlarının Anadolu’nun ekonomik varlıklarına nasıl baktığını ortaya koyacak” diyor.
Kültepe Kazıları 2008-2011 Yatırım Projesi’nin sponsorluk danışmanlığını yapan PR Pozitif’ten Fırat Daltaban da, kamuoyunu iyice bilgilenirdikten sonra kaynak arayışlarını yoğunlaştıracaklarını söylüyor.
Mahfi Eğilmez: Türklerin ilgisizliği pes ettirdi
Hitit Uygarlığı üzerine yaptığı araştırmalarla da tanınan ekonomist Mahfi Eğilmez, bu tür borsalara Anadolu’nun bir çok kentinde rastlanabileceğini belirterek, “Örneğin Çorum Şapinuva’da MÖ 1350’lerden kalma bir ticaret borsası ortaya çıktı. Kültepe’de ticaret odası bulunursa bu merkezi bir yapı olması açısından önemlidir. Diğer bütün borsaların envanterinin tutulduğu bir borsadır muhtemelen” diyor.
Bu tür tarihi kazıların desteklenmesi gerektiğini ve Kültepe’de bir ticaret odasının bulgularının ortaya çıkmasının olağanüstü olduğunu vurgulayan Eğilmez, “Ama Türkler bu işlere çok ilgisiz. Biraz İslami eserlere ilgi var. Ancak iş çok Tanrılı dinler dönemine gelince ilgi yok oluyor. Ben Hattuşa 5 yıl uğraştım ve destek bulamadım Kendi kitaplarımın gelirini aktardım. Sonunda pes ettim. Destek için gittiğiniz kurumlar ‘Biz şu işe destek olduk’ falan diyerek kaçınıyorlar. Oysa şu Kültepe işi Almanya’da veya İngiltere’de olsa büyük ses getirir” diye konuşuyor.
6 eşek için kaç gümüş ödedi
Kültepe’de bululan ve “Kt. 91/k 291” olarak numaralandırılan bir tabletten Elamma’ya Assur-imitti şöyle söyler: “Bur-Suen bana senin mühürlerin altında 5 mina gümüş getirdi ve ben ve Assur-nada onu kontrol edince 2 şekel eksik çıktı. Yün için karum-dairesine 3 mina gümüş ödedik. İnnaja ve Su-Nunu’nun kervanında 10 kumaştan birinin eksik olduğu ortaya çıktı ve böylece karum-dairesine 1/3 mina gümüş depozitoyu yatıramadık ve ben 6 eşek için 2/3 mina gümüş ödemek zorunda kaldım…”
Kaynak: Referans


