Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Sedat Türkmen: “Aynı yerde 4 tane bina var, bir tanesi yıkılıyor ise burada inşaat kalitesi kötü diyebiliriz”.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Merkez üssü Maraş’ın Pazarcık ilçesi olan 7.7 büyüklüğündeki deprem, bölgenin tamamında yıkıma ve can kayıplarına neden oldu. Yıkılan binalar dikkatleri yapı stokuna çevirdi.

 

 

 

 

 

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Sedat Türkmen yıkımların zeminle değil, bina kalitesiyle ilgili olduğunu belirterek “Güney tarafta alüvyon olmasına rağmen bu taraflar kaya zemin, konglomera diyoruz. Bu, doğal betona benzer çakıl taşı. Bu bölgenin en sağlam zeminlerden bir tanesi ama tabii temel tasarımı, binanın projesi, kalitesi, inşaat sırasında yapılan eksiklikler vs. Bunlar işte binaların hasar görmesine etkin olan faktörler. Yani aynı yerde 4 tane bina var, bir tanesi yıkılıyor ise burada inşaat kalitesi kötü diyebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

 

 

 

 

Türkmen sözlerine şöyle devam etti: “Biz yıllardır söylüyoruz. Depreme hazırlık dediğiniz şey kaliteli ve uygun zemine bina yapılması. Biz de maalesef imar planları yapılırken çok katlı ve yoğunluğu arttıran, özellikle bu kentsel dönüşüm adı altında tamamen ranta dayalı, müteahhitlerin cebini doldurmaya yönelik bir yapılaşma yapılıyor. Bunlar deprem gibi doğal olayların afete dönüşmesine neden olan unsurlar.”

 

 

 

 

‘KAMU BİNALARI DENETLENMEDİ’

 

 

 

 

Kamusal bir denetim olmadığının altını çizen Türkmen, “Son zamanlarda yapı denetim şirketleri kuruldu. Bu yaşananlarla birlikte bunların da yeteri kadar denetlemediği ortaya çıkıyor. Bunun sonucu tabii kamuda ihale yasaları. Orada birtakım liyakat yerine başka şeylerin düşünülmesi de kamu binalarının daha çok hasar gördüğü gösteriyor ki bu da problem yani denetlenmediğini gösteriyor. Bu binaların yapılırken aslında şartnamelerine bakarsanız, kağıt üzerinde mükemmel ama uygulamada demek ki yeteri kadar uyulmuyor o şartnamelere” dedi.

 

 

 

 

‘YAPI DENETİM HİZMETİ ALMAMIŞ YAPILAR TEHLİKE ARZ EDİYOR’

 

 

 

 

İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Eş Başkanı Mahsum Çiya Korkmaz, “Beklenen bir depremdi” diyerek sözlerine başladı: “Ama bu kadar çok şiddetli olacağını kimse beklemiyordu. Şimdi bu deprem özellikle bizim kentimiz açısından halihazırda özellikle 2000 yılı öncesinde olan yapılara daha fazla etki etti. 2007’de bir deprem yönetmeliği yayımlandı. Ancak sonra 2 defa deprem yönetmeliği daha çıktı. Şu an mevcutta 2018 deprem yönetmeliği kullanılıyor ama şu anki orada yıkılan yapılar 1996 depremine göre yapılmış yapılar. Aynı zamanda herhangi bir yapı denetim ve mesleki kurallara göre yapılmış yapılar değil bunlar. Ve böyle bir sonuç ortaya çıktı.”

 

 

 

 

‘DENETİM YOK’

 

 

 

 

Kamu binalarının yıkılmasına ilişkin ise Korkmaz “Elazığ depreminden sonra özellikle hastaneler ve devlet kurumlarının deprem tahkiki ve takip projesinin yapılmasını istedik. Yaptılar mı, yapmadılar mı bilmiyoruz ama tabii görünen o ki yapmamışlar. Özel statüde olan bazı binaların projelendirilmesinin normal bir yapıya göre yapılmaması lazım. Eğer ki burada öyle bir yıkım söz konusu ise ihmalkarlıkla alakalıdır. Deprem öldürmez, ihmalkarlık öldürür. Bizim bölgede deprem beklenen bir şeydi” değerlendirmesinde bulundu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Evrensel.net

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir