Topkapı Sarayı tinerci şokunda

4 Dakika Okuma Süresi

Milliyet’in 2000’de “Saray Allah’a emanet” diyerek gözler önüne serdiği Topkapı Sarayı’ndaki güvenlik zafiyeti, 7 yıl aradan sonra yine gündeme geldi.

Topkapı Sarayı Müzesi’ne bir gece elini kolunu sallayarak giren tinerci, müzenin alarma geçmesine neden oldu. Tinerciyi karşılarında gören güvenlik görevlileri şoke olurken, görevliler olayın kamuoyuna yansımaması için polisi sıkı sıkı tembihledi. Tinercinin yangın gibi büyük bir felaket çıkarmadan yakalanması şans olarak nitelendirildi. Saraya 13 Ağustos 2007’de gece 23.00 sıralarında tiner koklamış biri geldi. Müze yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Konyalı Restoran’ın bulunduğu yerin alt tarafından sur duvarlarını tırmanarak saraya giren tinerci, nöbet tutan askerlere görünmeden 3. avluya kadar ulaştı.

Güvenlik kamerası da bulunmayan sur duvarlarını hiç kimseye görünmeden aşan tinerci, tesadüfen üçüncü avluda güvenlik görevlilerine yakalandı.Tinerci önce güvenlik görevlileri tarafından saraya nasıl girdiği yönünde sorgulandı. Ancak bunları anlatacak kadar şuuru yerinde olmadığından Eminönü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.

Her yıl 2 milyona yakın kişinin ziyaret ettiği ve yaklaşık 11 milyon YTL gelir elde edilen Topkapı Sarayı Müzesi’nde güvenlik bir türlü istenilen seviyede sağlanamıyor.Daha önce 2 hırsızlık olayı yaşanan sarayda güvenliğin yetersizliği İstanbul Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şubesi’nin 9 Mayıs 2006 tarihli raporuyla da ortaya kondu.

Emniyet acil önlem istedi
İstanbul Valiliği bu rapora dayanarak sorunların 60 gün içerisinde giderilmesi, güvenlik sistemlerinin acilen ihale edilerek uygulamaya geçirilmesini istedi. İhale şartnamesi hazırlandı, Koruma Kurulu’ndan izin alındı. Hırsız alarm sistemi için 148 bin YTL, Kapalı Devre Kamera sistemi için ise 1 milyon 215 bin YTL ihtiyaç olduğu belirlendi. Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı bir türlü ihaleye çıkmadı. Valiliğin belirlediği sürenin üzerinden 1,5 yıl geçti, sarayın güvenlik sistemi hala eskisi gibi.
Bakanlık, yaşanan olayı doğrulayarak, Milliyet’e şu açıklamayı yaptı: “Topkapı Sarayı Müze Müdürlüğü’nde 13 Ağustos 2007 günü saat 23.00 dolayında mevcut güvenlik sistemi ve güvenlik görevlilerinin titiz çalışmaları yardımıyla müze bahçesinde yakalanan şahıs, müzede gerekli tutanakların tutulmasından ardından aynı gece saat 02.00 sıralarında Eminönü Asayiş Büro Amirliği ekiplerine teslim edilmiştir. Müze güvenliğinin tüm çevresi ile birlikte en üst seviyede ve en son teknoloji ile sağlanmasına yönelik çalışmalar DÖSİM ile koordineli olarak yürütülmektedir.”
Bakanlık, Topkapı Sarayı’nın güvenliğine ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:
“Müzeyi çevreleyen tüm tel örgüler yenilendi. Hazine Koğuşu, Emanet Koğuşu ve Has Ahırlar bölümlerine kapalı devre TV sistemi kuruldu. Dijital kayıt sistemi, kartlı geçiş kontrol sistemleri yapıldı. Haziran 2006’da başlatılan uygulama ile 84 özel güvenlik görevlisi ve 32 bekçi görev yapıyor.”

Müzecilerin eli kolu bağlı
Müze yetkilileri bir dolap kilidi bile almak için defalarca yazı yazmaktan bıkmış durumda. Müzenin tek kuruş harcama yetkisi yok. Bu nedenle en ufak bir ihtiyacı giderebilmek için dahi Döner Sermaye İşletmesi’ne yazı yazılıyor. Bu durum müze yetkililerinin elini kolunu bağlıyor. Küçük de olsa bir bütçeninmüzenin kullanımına verilmesi isteniyor.

Milliyet 7 yıl önce uyarmıştı

Milliyet, 2000’de Topkapı Sarayı’nın güvenliğinin yetersiz olduğunu göstermek için fotoğraf çekerek hiçbir güvenlik önlemine takılmadan saraydan içeri girmişti. “Saray Allah’a emanet” başlığıyla manşetten duyurulan habere, iki hırsızlığı ve aradan geçen 7 yıla rağmen hiçbir şeyin değişmediği, son olarak tinercinin farklı bir yoldan da olsa rahatlıkla içeri girmesiyle ortaya çıktı.

Kaynak: Milliyet

3 Yorum

  1. Anonim

    Ülkemizde kültür düzeyi malum, bütün bu olanlar bana eserlerimizin başına gelenleri hatırlatıyor. Sözgelimi Elmalı hazinesinin başına gelenler… sadece binbir güçlükle Türkiye’ye geri getirilen eserlerin müzenin içinden çalınması, yönetimin mafyaya teslim olması değil aynı zamanda insanımızı aptal yerine koyan bir sahtesinin yerine konulması olayı.
    Definecilik ulusal hastalığımız. Akıllı olmamak da. Aziz Nesin ne kadar haklıymışsın.

  2. Hakan Yurt

    On yıl kadar önce bir serseri İngiltere’de Kraliçenin sarayına girmiş Kraliçenin yatağına kadar ulaşmıştı. Kraliçe ile güvenlik durumu farkedene kadar uzun bir sohbetleri olmuştu.
    Günümüz teknikleri ile güvenlik önlemleri almak zor değil ama bundan yine de yukarıdaki gibi sonuçlar çıkartmamak lazım diyorum. Çünkü kendilerine inanılmaz meblağlarda antika pazarlarında yerleri olan objeler küçük maaşlar karşılığında emanet edilmekte.

  3. Anonim

    ilber ortaylı müze güvenlik müd hepside keni ceplerini doldurmanın derdideler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir