Bir dönemim simge yapılarından Tercüman Gazetesi binası, gazete idari yapısı kimliğinden uzaklaştıktan sonra uzun yıllardır farklı amaçlarla kullanılmaktaydı.

Yapının ilk inşa edildiği yıllar
Ancak yapının bugünkü kullanımıyla özellikle bulunduğu konumun arz ettiği farklı inşaat potansiyelleri yüzünden, “modern yapı tescili” sahipleri tarafından bir engel teşkil etmekteydi.
Tercüman Gazetesi Matbaa ve Yönetim Binası; mimarlar: Günay Çilingiroğlu ve Muhlis Tunca idi ve 1974 yılında tasarlanmıştı.

Yıkılırken…
Cesur brutalist diliyle İstanbul’un en önemli 20. yüzyıl mimarlık mirası yapılarından biri olarak 2010’da ilgili Kültür Varlıkları Kurulu tarafından tescil edilip, 2011’deki itiraz ardından 2012’de “2863 sayılı Yasa’nın 6. maddesinin a, c ve d fıkralarında belirtilen özellikleri taşımadığı ve 1974 yılında betonarme olarak yapılan yapının tarihi, arkeolojik, çevresel ve diğer önem ve özellikleri bakımından önem arz etmedigi” gerekçesiyle tescili kaldırılmıştı.
İstanbul’daki brütalist binaları düşünecek olursak aklımıza gelen en sıra dışı örneklerden olur belki de Tercüman Gazetesi Matbaa ve Yönetim Tesisleri Binası. Atilla Yücel’in Mimarlık Dergisi’nde 1985 yılında kaleme aldığı tanımıyla ‘cesaretli ve cesaretli olduğu kadar da eleştiri ve tartışmayı uyancı uç bir örnek.’ Yapısal elemanların sınırlarının zorlandığı Günay Çilingiroğlu ve Muhlis Tunca tarafından 1974 senesinde tasarlanan bu yapı, hem güçlü mimari formu hem de taşıyıcı sistem özellikleriyle döneminin en cesur yapıları arasında yer almaktadır. İstanbul Topkapı’da konumlanan yapı, inşa edildiği dönemde çevresinin boş olması sebebiyle kendine özgü heykelsi bir plastik etkiye sahipti. 7 metre uzunluğundaki konsolları ve bu konsolları taşıyan 8 kulenin tanımladığı bina, yüksek inşaat maliyeti ve kullanım alanlarının sınırlı olması sebebiyle çokça eleştiriye maruz kalmıştır. Bina ile ilgili tartışmalar yapının formu ve işlevselliği ile sınırlı kalmayıp yapının koruma altında olması gerekip gerekmediğine kadar da ilerletilmiştir.



1 Yorum
pervin gül
Yıkarlar yıkarlar, neyi yıkmadılar ki şimdiye kadar.