Tarih, kepçeyle paramparça

4 Dakika Okuma Süresi

Yenikapı’da Marmaray projesi kapsamında yapılan kazının gece çalışmalarında arkeologlar denetimi sağlayamadığı için pek çok eser hafriyat toprağına karışıyor ve kepçelerle kamyonlara yüklenip atılıyor.
Çok dikkatli şekilde kazılıp elenmesi gereken toprak iş makineleriyle kamyonlara yüklenip taşınıyor. İçinde tarihi eserler de toprakla birlikte gidiyor.

Marmaray projesi kapsamında Yenikapı’da devam eden arkeolojik kazılarda yaklaşık 1 yıldır işin hızlanması için arkeolog sayısı artırılarak 24 saat kazı yapımına başlandı. Dev elektrik lambalarıyla aydınlatılan alanda arkeologlar üç vardiya halinde çalışıyor. Ancak gece çalışmalarında işçilerin kontrolü sağlanamıyor.
Arkeologlar 24 bin metrekare tutan oldukça geniş bir alanda yapılan çalışmalarda denetimi sağlayamayınca pek çok eser hafriyat toprağına karışıyor.

İhbar mektubu geldi

Milliyet’e ulaşan ihbar mektubunda yer alan iddialara göre Yenikapı’da işçiler tarafından yapılan kazılarda çıkan toprak malzeme yeterince aranmıyor, eleklerden geçirilmiyor. Bu nedenle kazılardan çıkan malzemeler ayıklanmadan iş makineleri ile kamyonlara yüklenip İkitelli ve Habibler’deki döküm yerine götürülüyor.

İnsanı hayrete düşüren diğer iddialar ise şöyle:
“Arkeologlar gece işçilerin başında durmuyor, konteynırların içinden çıkmıyor. İşçiler kendi kafalarına göre kazı yapıyor. Ücretlerini ödeyen taşeron firma, metreküp başına para aldığı için işçiler daha çok kazı yapma yolunu tercih ediyor. İşçiler giriş ve çıkışlarda aranmıyor. Bu nedenle de rahatlıkla alanda buldukları eserleri dışarıya çıkarabiliyorlar.
Hafriyat kamyonlarının sürücüleri bile eserleri topluyor. Hatta bazı eski eser kaçakçıları kazı alanının çevresinde cirit atarak işçilerin dışarıya çıkardıkları eserleri topluyor.”

Milliyet araştırdı

İhbar mektubunun ardından Milliyet’in kazı alanında yaptığı çalışma, iddiaların doğruluğunu ortaya koydu. Kazı alanında çekilen fotoğraflarda amfora parçaları, çanak, çömlek parçaları, testi, kandil gibi pek çok eserin çamura karışmış atılmayı beklediği gözlendi. Tüyler ürpertici görüntülerde kazılan toprağın iyi araştırılmadığı, eleklerden geçirilmediği, çıkan malzemelerin etütlük ya da müzelik olarak ayrıştırılmadığı açıkça görüldü.
Ayrıca 6. ve 8. yüzyıla ait batıkların da havuzlarda olması gereken ahşap parçalarının öylesine atılmış halde bekletildiği ortaya çıktı. Üzerlerine envanter numarası bile konulan ahşap eserlerin çürümeye terk edilmiş olduğu göze çarptı. Yine 6. yüzyıl olduğu sanılan bir çıpanın ahşaplarla aynı ortamda bekletildiği gözlendi.

Bir ihbar mektubu da müzeye

Milliyet’e gelen ihbar mektubunun bir benzerinin de İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne gittiği ortaya çıktı. Mektubu değerlendirmeye alan Yenikapı’daki arkeolojik kazının başkanı ve İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Dr. İsmail Karamut, iddialara ilişkin şunları söyledi:
“Kazı alanında çalışan arkeolog arkadaşları topladım ve iddialarla ilgili daha dikkatli olmalarını söyledim. Bunu da bir tutanağa bağladım. Bu şikâyetler olacak. ‘Doğru değil’ demiyorum. Bana geldiğinde de bunun gereğini yaparım. Gece çalışan arkadaşların işçilerin başında bulunması gerekiyor. Geceleri iki resmi, altı serbest arkeolog görev yapıyor. Yani müze olarak bizim yapabileceğimiz daha fazla bir şey yok.

Daha önce etütlük bir parçayı bir işçi almış ve satarken yakalandı. Onun işine son verildi. Yine bir işçi altın sikkeyi kaçırdı. Dışarıda satarken yakalandı ve o kişiyi mahkemeye verdik. Kazının bitmesini istemeyen gruplar da var. İşsiz kalmamak için kazının uzaması isteniyor. Ama bu olayların yanlış yapılmasına sebep değil. Gereği mutlaka yapılacak.”

Kaynak: Milliyet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir