Başbakan, zeytinliklerin talan edilmesinin önünü açan yasayla ilgili ‘Zeytin mi daha önemli, tesis mi?’ diye sordu. Zeytin üreticileri ve muhalefet yanıt verdi: Zeytin!
Başbakan Binali Yıldırım, partisinin TBMM’de düzenlenen grup toplantısında tartışılan zeytin tasarısıyla ilgili skandal açıklamalarda bulunmayı sürdürdü.
Zeytin mi daha önemli tesis mi diyerek zeytinliklerin talanını savunan Yıldırım şunları söyledi:
“Maalesef daha düzenleme Meclis’te görüşülmeden yine muhalefet buradan bir istismar alanı aramanın peşine düştü. Neymiş? ‘Zeytin alanları yok edilecek, zeytinlikler ortadan kaldırılacak’. Türkiye’nin geleceği açısından zeytin mi daha önemli yoksa yapılacak tesis mi daha önemli? Meseleyi doğru açıdan görmek lazım. Bir kaşık suda fırtına koparmamak lazım.”
Yağma ve talana tepki
Partisinin grup toplantısında konuşan bir diğer lider CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da zeytinliklerin yağmasına tepki gösterdi. Tasarıyı eleştiren Kılıçdaroğlu ‘ranta doymuyorlar’ diyerek şöyle konuştu: “Bir de şimdi zeytin ağacının katliamına sıra geldi. Doymuyorlar, ranta doymuyorlar. Zeytinden ne istiyorsunuz?”
Kılıçdaroğlu, bu teklifin yasalaşmaması için her türlü çabayı göstereceklerini de kaydetti.
HDP Grup toplantısında konuşan Serpil Kemalbay de zeytin talanına sert bir şekilde karşı çıktı. Kemalbay, “en değerli mirası, barışın simgesi olmuş zeytini, bu coğrafyanın en değerli alanları zeytinlikleri gözden çıkarmak insanlığa karşı işlenen en büyük suçlardan biri olacaktır. Hükümeti uyarıyoruz, bir an önce bu yanlışlıktan dönülmelidir” dedi. Öte yandan MHP’den de zeytin tasarısına destek gelmeyince AKP tek başına kaldı.
Yönetmelik kanunsuz
ÖDP de tasarıya tepki gösterdi. Başkanlar Kurulu imzasıyla bir açıklama yayımlayan ÖDP, yönetmeliği ‘kanunsuz’ olarak niteledi. Açıklamada, 750 bin ailenin geçimini zeytinden sağladığına da değinilirken, “AKP’nin yasallaştırmak istediği zeytinliklerin katli yasası çıkarsa durumun vahameti ortadadır. OHAL’den de yararlanılarak enerji ve maden şirketlerinin çıkarına uygun bir tarzda on binlerce zeytin ağacının kesilmesi kolaylaştırılmak istenmektedir” ifadeleri kaydedildi. Açıklama “Şirketler AKP’nin ekolojiyi, tarım arazilerini, su kaynaklarını, zeytinlikleri yok eden politikalarını ne kadar desteklerse bizler de şirketlerin ve AKP’nin politika ve uygulamalarına karşı “Hayır daha bitmedi” diyerek karşı duracağız. İşçilerin, emekçilerin, üreticilerin, suyun, zeytinin, doğanın hakları için bu politikaları durdurmaya kararlıyız.”
Tasarı zeytinciliğin ölüm fermanıdır!
Büyük tepkilere ragmen AKP’nin ısrarıyla Meclis Genel Kurulu’na getirilen zeytinciliği de yok edecek olan tasarıya CHP tarafından düşülen şerhte bu tasarının zeytinciliğin ölüm fermanı olduğu belirtildi. Komisyon üyesi CHP’li vekiller tarafından düşülen şerhte çarpıcı açıklamalara yer verildi.
» Üretim reformuyla doğrudan ilgisi bulunmayan, birçoğu adrese teslim nitelikteki önergelerin ilgili komisyonlarda görüşülmeden, nitelikli yasa yapım süreci gözetilmeden, gerekli mali, çevresel, hukuksal, eğitsel, sektörel yönleri tartışılmadan kabul edilmesi telafisi imkansız zararlara yol açacak.
» Zeytinlik sahaların “toz ve duman çıkaracak” madencilik ve sanayi faaliyetlerine, ardından mera ve kıyıların imara, tesisleşmeye açılması, kıyı dolgu alanlarının arttırılmasına dair düzenleme karşısında partimizin, STK’lerin, üreticilerin, konunun uzmanlarının ısrarlı uyarıları iktidar tarafından reddedildi.
» Bu tasarı zeytinliklerin ölüm fermanını hazırlamaktadır. Oluşturulması öngörülen idari Kurulun vereceği kararla her türlü kimyasal atık bırakacak, toz ve duman çıkaracak tesisin yapılmasına ve işletilmesine izin verilecektir.
» Kanunun bir cümlesi zeytinlikleri korurken, “ancak” diye başlayan diğer cümlesi korunan zeytinlikleri Kurul marifetiyle yok edebilecektir. Burada zeytinlikleri korumaya değil kıyımı gizlemeye yönelik bir cümle eklendiği görülmektedir.
» Zeytinlik sahalara ilişkin değişiklik öngören ve Valilik bünyesinde oluşturulacak Kurul ile zeytinliklere 3 km uzaklıkta toz ve duman çıkaran tesis dahil olmak üzere, maden ve sanayi yapılaşmasına izin verecek madde tasarıdan çıkarılmalıdır. Tasarının 2 nci maddesinin ikinci cümlesi “ancak” ile başlamakta ve zeytin alanlarında kıyıma yol açacak bir istisnayı içermektedir. Bu maddenin kanunlaşması halinde, zeytinlikleri koruyan yasa tümüyle işlevsiz kalacak, istisnalar kural haline gelecektir.
» Madde yasalaştığında, zeytinlikler ve üreticiler değil, zeytinlik alanlarda yatırım yapmak isteyenler korunacak ya da yatırımını yapıp mevcut yasaya göre ceza alması gerekenler kurtuluş yolu bulacaktır. Bu maddeyi hazırlayanlar, zeytinlikleri işgal edenlerin fiili durumunu yasa hükmü haline getirmeye çalışmakta, tarıma rağmen sanayileşmenin, madenciliğin yapılamayacağı gerçeğinden ders almamış görünmektedirler.
» Tasarıda geçen Zeytin Sahaları Koruma Kurulu, koruma değil, kıyma talimatı alacaktır. Kurul tıpkı 2005 yılında kurulmuş ve 10 yıl içinde 671 bin hektar tarım arazisini talimatla amaçdışı kullanıma açmış Toprak “Koruma” Kurulu gibi işleyecektir. Zeytin Sahaları Koruma Kurulu siyasi ve idari baskıya açık olacak ve Valilik bünyesinde bürokrasi ağırlıklı olarak karar alacaktır.
» İktidar, zeytinlik sahalara yatırım yapmayı planlayan ya da mevcut durumda bu sahaları işgal eden firmaların, şahısların fiili durumunu yasa haline getirmeye çalışıyor.
Zeytinler bizimdir
Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Edremit Ziraat Odası Başkan Yardımcısın Ali Yılmaz Diker: “Bölge bu yasadan dolayı tedirgin ve rahatsız. Kanunla korunan bir yasanın kurula devredilmesinin mantığını anlayamıyoruz. Sizi kanun korur öğretildi. Zeytinin koruma kurulu adı altında bir şeye bizi rezil etmeye çalışıyorlar. Kabul edilir bir tutum değil. Zeytin ağaçları bizden de önce bu toprakta oldu. Bundan sonra da olacak. Yasa değişirse 20 bin yıllık ağaçlar yok olacaktır. Zeytinlerimizi koruyacağız” dedi.
Edremit Hacıarslanlar köyü muhtarı ve zeytin üreticisi Ali Tuzlu söyledi: “Biz zeytinin dibinde doğmuşuz zeytinin dibinde ölmeye razıyız. Babalarımızdan dedelerimizden kaldı bize zeytin. Zeytin bütün alem için bulunmaz bir nimettir. Cennet meyvesidir. Biz zeytinlerimizi koruyacağız.”
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi İcra Direktörü Dr. Mustafa Tan ise, “Yatırımların önünde engel olamayız ama bunlar dünya mirasına, ekonomimize darbe vurmamalı. Biz Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’yla birlikte kanun çerçevesinde kurulduk. Bakanlık tarafından görüşümüze başvurulmadığı halde biz kendisine ağacın ne kadar kutsal olduğunu ekonomik değerin ne kadar olduğunu ifade ettik” dedi.
Kaynak : Birgün



