Sulukule’de gerçekleşen yıkımlar dolayısıyla eleştirilerin hedefi olan Kadir Topbaş, UNESCO’nun ‘Kentsel Dönüşüm ve Yenileme’ çalışmalarını ‘demokratik’ olarak nitelemesi üzerine rahat bir nefes aldı.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) Sulukule’de yürütülen “Kentsel Dönüşüm ve Yenileme” çalışmalarını “gayet demokratik” olarak nitelemesi, Sulukule’de gerçekleşen yıkımlar dolayısıyla eleştiri oklarının hedefi haline gelen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni rahatlattı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, dün yaptığı açıklamada UNESCO heyeti gelmeden önce yapılan manüpülasyonların kendisinde bile endişe yarattığını belirterek, “Ben şuna bakıyordum. Bilimsel bir kuruluş, bilimsel bakarsa bunlar zaten problem değil. Tabii bilimsel bakıldığı için sorun çıkmadı. Yani onların beklediği sonuç çıkmadı. Ve rahatladık tabii ki. Sonuç olarak bir stres vardı. O stresin verdiği bir sıkıntı, çalışan arkadaşlarımızın özellikle ne kadar strese girdiklerini biliyorum” diye konuştu.

Projeye haziran sonunda başlamayı planladıklarını belirten proje koordinatörü Fatih Belediyesi Yenileme Alanları Danışmanı Mustafa Çiftçi farkını ödeme kaydı ile bölgedeki mal sahiplerine projede mülk edinme hakkı tanınacağını söyledi. Ancak Sulukule Platformu Sözcüsü Hacer Foggo ise “Yıkım kapsamına alınan 40-50 bin YTL’lik evlerini belediyeye devreden mülk sahiplerinin yeni yapılacak 160-170 bin YTL’lik lüks konutlardan alma “fırsatı” tanınacakmış. Mülk sahibinin iki ev arasındaki fiyat farkını 15 yılda ödemesi öngörülüyor. Ama Sulukule halkının tamamının geliri 500 YTL’nin altında. Kimsenin bu parayı ödeyecek durumu yok. Buradaki evlerin çoğunu üçüncü şahıslar satın aldı” iddiasında.

Haziranda hız kazanacak

Tarihteki ilk Roman yerleşim yerlerinden biri olarak bilinen ve İstanbul’un eğlence kültürünü derinden etkileyen Sulukule’nin “Kentsel Dönüşüm” projesi kapsamında yeniden yaratılacak olması, projenin kamuoyuna duyurulduğu 2006’dan beri sıkça tartışıldı. Fatih Belediyesi ve Toplu Konut İdaresi (TOKİ) önderliğinde hayata geçirilecek proje, Sulukule’de yaşayanları olumsuz etkileyeceği ve bölgenin ruhunu zedeleyeceği gerekçesi ile Avrupa Birliği (AB) yetkililerinden ABD Helsinki Komisyonu’na kadar birçok kişi ve kuruluş tarafından eleştirildi. Türkiye’de de “Sulukule’de Yıkıma Hayır” diyerek bir araya gelen müzisyenler ve sivil toplum örgütleri düzenledikleri etkinliklerle Fatih Belediyesi’nin tavrını protesto etti.

Tüm gözler İstanbul’un Dünya Kültür Mirası Listesi’nden çıkarılıp çıkarılmayacağını belirleyecek bir rapor yazmak üzere yaklaşık 1 hafta boyunca incelemelerde bulunan UNESCO heyetine çevrilirken, heyet başkanı Francesco Bandarin’in “Burada fiziksel ve sosyal dengenin iyi ayarlanması gerekiyor. Şehirleri orada yaşayanlar oluşturur. Oradaki halka danışılmalı ve fikirleri alınmalı. Şimdiki uygulamanın gayet demokratik olduğunu düşünüyorum” şeklindeki açıklaması dikkat çekti. UNESCO’dan “projeye onay” anlamına gelen bu sözlerle rahatlayan Fatih Belediyesi’nin, okulların kapanacağı haziran ayından sonra projeye hız vermesi bekleniyor.

Mülkiyet sahibine ev verilecek
Sulukule’de yaşayan 1016 ailenin tek odalı evlerde, tuvaleti, banyosu ve hatta mutfağı olmayan çok kötü şartlarda yaşadıklarını, bölgenin bir sur bandı olduğunu dile getiren Kadir Topbaş, dün yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “Sur bandında, bu tarihi çevrede siz bu kadar aileyi alacak kadar büyük yapılar yapamazsınız. Katlı binalar yapamıyorsunuz. Yapabileceğiniz şey koruma amaçlı imar planında öngörülen boyutta. Bu da 2-3 kat. Bunu yaptığınız zaman da oradaki barınabilecek aile sayısı 600-700’lere düşüyor. Aradaki farkı bir yerde konuşlandırmanız lazım. Bütün mesele bu. Bu insanlar gidip başka insanlar gelecek değil buraya. Heyet bu çalışmayı doğru buldu. Bu bir sosyal proje. Orada yaşayan insanlar kendi kültürünü devam ettirecek. Yine darbukasını çalacaksa çalsın. Kemanını çalacaksa çalsın. Kim kemanını darbukasını bıraksın diyor ki… ”

kadir_topbas1.jpg

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir de amaçlarının bölgede nezih, oturulabilecek bir yapılaşma ortamı hazırlamak olduğunu belirtti ve ”Bölgenin yeniden oturulabilecek nezih ortama dönüştürülmesiyle birlikte yapılacak evlerden oradaki mülkiyet sahiplerine de verilecek” dedi.

Çiftçi son 2 yılda tüm proje kapsamında 759 mülk sahibinin 649’u ile anlaşmaya vardıklarını vurgulayarak, Sulukule projesine karşı çıkanların “asimilasyon yapılıyor” eleştirilerine şöyle yanıt verdi:

“Buradakilerin tasfiye edildiği iddiaları doğru değil. Mal sahibi ve kiracılar anlaştıkları takdirde, burada oturma hakları var. Mal sahibi ile anlaşamayan kiracıya da konut edinme hakkı tanıyoruz. Hiçbir kiracı ve ev sahibi ile sorumuz yok. Problem, boşaltılan evleri işgal eden bazı kişilerden kaynaklanıyor.”

‘Evleri yabancılar alıyor’

Öte yandan, Sulukule projesini protesto eden kesimler de proje ile Sulukule’deki Roman vatandaşların asimile edileceğini ve evsiz kalacağını iddia ediyor. Sulukule Platformu Sözcüsü Hacer Yıldırım Foggo, yıkım kapsamına alınan 40-50 bin YTL’lik evlerini belediyeye devreden mülk sahiplerinin yeni yapılacak 160-170 bin YTL’lik lüks konutlardan alma “fırsatına” sahip olduğunu hatırlatarak, “Fatih Belediyesi, mülk sahibinin iki ev arasındaki fiyat farkını 15 yılda ödemesini öngörüyor. Ama bizim yaptığımız araştırmalar, Sulukule halkının tamamının gelirinin 500 YTL’nin altında olduğunu gösteriyor.

Kimsenin bu parayı ödeyecek durumu yok. Buradaki evlerin çoğunu üçüncü şahıslar satın aldı. 620 evden 450 tanesinin üçüncü şahıslar ve şirketler tarafından satın alındığını biliyoruz. Bu projenin Sulukuleliler için hazırlanmadığı ortada” diye konuştu.

İstanbul Şehir Planlamacıları Odası Şube Sekreteri Tayfun Kahraman ise, yerleşim profilini değiştirecek bir kentsel dönüşüm projesinin asla desteklenemeyeceğinin altını çizerek, “Belediyenin Sulukule’de yapmak istediği şeyin Sulukule halkını bölgeden çıkarmak olduğu açıktır” dedi.

Sulukule Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü Pündük de Sulukule’deki projenin sosyal bir proje olabilmesi için Mimarlar Odası’nın, şehir planlamacılarının, STK’ların işin içinde olması gerektiğini vurguladı.

90 bin metrekarelik alan yenilenecek
* Fatih’te 2006 yılında uygulamaya konulan Kentsel Dönüşüm ve Yenileme Projesi, Yedikule’den Yenikapı’ya kadar olan sahil bandı, Ayvansaray, Fener-Balat, Fatih’in kenarları ve sur diplerindeki çöküntü alanlarını kapsıyor.

* Proje ile Fatih ilçesinin yüzde 22’sine denk gelen, 10 sokak ve 3 caddeden oluşan 90 bin metrekarelik alan yenilenecek. Sulukule’nin proje içindeki ağırlığı ise yüzde 4.

*Sulukule adıyla anılan Neslişah ve Hatice Sultan mahallelerindeki yenileme çalışmaları sonucunda, 370 parseldeki 620 hane ve 44 işyeri yıkılacak. Hanelerin 361’inde kiracılar yaşıyor.

* Yeni binalar 75 ve 95 metrekare, iki katlı, sur bandından uzaklaştıktan sonra da 3 katlı olacak. Proje için bölgeye 40 milyon YTL’lik yatırım yapılacak.

* Mülk sahipleri, bölgede inşa edilecek 160-170 bin YTL değerindeki lüks konutlardan almak istedikleri takdirde, belediyeye devrettikleri evlerinin değerini yeni yapılacak konutların fiyatından düşerek, geriye kalan bedeli 180 ayda (15 yıl) ödeyecek.

*Belediye, mülk sahibi ile anlaşamayan kiracıya da konut edinme hakkı tanıyor. Gaziosmanpaşa Taşoluk’ta 197 bin 923 metrekarelik alanda inşa edilen bu konutların fiyatları 50 bin YTL ile 100 bin YTL arasında değişiyor.

* Fatih Belediyesi yetkilileri bugüne kadar 620 dairenin 500 tanesi ile, 44 dairenin 34 tanesi ile anlaşma yapıldığını, 759 mülk sahibinin 649’u ile el sıkıştıklarını belirtiyorlar. Sulukule Platformu ise 620 evden 450 tanesinin üçüncü şahıslar ve şirketler tarafından satın alındığını iddia ediyor.

Sulukule Tarihi Tartışması

Sulukule’deki yıkımlarla evlerinden olan Roman vatandaşların durumu, yeni bir tartışmayı da gündeme taşıdı. Fatih Belediyesi ile Sulukule’de “kentsel dönüşüm”e karşı olanlar arasında “Sulukule Romanların ilk yerleşim yeri mi?” kavgası çıktı. Sulukule Platformu ve Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği, Sulukule’nin Romanların tarihte yerleşik hayata geçtikleri ilk bölgelerden biri olduğunu savunurken, belediye “Osmanlı döneminde Sulukule’de üst tabaka yaşıyordu” diyor.

Sivil toplum kuruluşları, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Adrian Marsh tarafından yazılan “Sulukule Tarihi” adlı araştırmada Sulukule’nin “çingene tarihinin kalbi” olarak nitelendirildiğine dikkat çekiyor. Söz konusu araştırmada, Romanların, Fatih’in İstanbul’u fethinden sonra şehir hayatını ve ticari yaşamı canlandırmak amacıyla bugün Sulukule olan bölgede iskan edildiği anlatılıyor.

Kaynak: Referans / Aram Ekin Duran

One Comment

  1. UNESCO da geldi ve değerli ülkemizin tarihi yerlerine baktı. Şimdi takke düştü kel göründü. Hem korkalım ve kötü durumda olanları hatırlayalım ama bir taraftan da kötünün de kötüsü bir propagandayı kendimiz yapıyoruz. Bir kısmımızda gerçeği bilmiyor, eyvah çok fena kötüyüz diye inanıyoruz. Saçmalıklar tabi.
    Versin raporunu görelim UNESCO.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir