Kültür ve Turizm Bakanlığı, yıllar önce özel şahıslara tapulandığı için Aydın’ın Koçarlı ilçesine bağlı Cincin köyündeki Cincin Kalesi’nde restorasyon çalışması yapamıyor.

İçine okul binası, lojman, tuvalet ve dört adet ev inşa edilen kaleyi çürüyüp yok olmaktan kurtarmak isteyen bakanlık, önce bölgeyi sit alanı ilan etti ardından kalenin sahiplerini aramaya başladı. Bakanlık, eğer kalenin sahiplerine ulaşırsa para yardımı yaparak kalenin ayakta kalmasını sağlayacak. Cincin Kalesi’nin yapılışı ile ilgili resmi bir belge yok. Yaygın rivayette göre kale, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılmış. Rodos seferi dönüşünde bölgede konaklayan Kanuni, kendisine gösterilen konukseverliği ödüllendirerek kalenin yapılmasına izin vermiş. Aşirette o gece doğan erkek çocuğa da Kanuni tarafından Cihan adı verilmiş. İlerleyen dönemlerde bu aşiretten Cihanoğulları diye söz edilmeye başlanmış. Kale, Mazın Dağı’ndan elden ele taşınan taşlarla yapılmış. Cihanoğulları, o dönemde bölgedeki tarımsal üretim ve ürün ticaretini denetlemeden sorumluymuş. Cihanoğulları, ailenin güvenliğini ve çevredeki kontrolü sağlamak için böylesine büyük bir yapı inşa ettirmiş. Yapıyla ilgili bir diğer rivayette ise Celali İsyanları ile ilgili. Rivayete göre Kanuni Sultan Süleyman dönemininden sonra başlayan isyanlar çerçevesinde yakalanan isyancılar, kalenin içerisinde bulunan zindada idam edilmiş.

Aydın İli Kültür Envanteri kayıtlarına göre Cincin Kalesi, 20 Eylül 1995 tarihinde Cincin köyü 51 pafta 1660 ada üzerinde tescil edilerek, sit alanı ilan edildi. 13 parsel üzerine oturan yapılar, Cumhuriyet’in ilanından sonra yapılan kadastro çalışmaları sırasında köy tüzel kişiliği ve beş şahıs üzerine tapulandı. 40-45 yıl öncesine kadar ayakta duran yapıların yerine tapu sahipleri tarafından 1960’lı yıllardan sonra okul binası, lojman, tuvalet ve dört adet ev inşa etti. Kale içerisinde son olarak 80’li yıllardan sonra yeni bir ek okul binası yapıldı. Tescil işleminin gerçekleşmesinden sonra okulda yapılmak istenen tadilatlara izin verilmedi. Bölgenin sit alanı ilan edilmesinin ardından yapılar sahipsiz kaldı. Kale surları, zamanla yıkılmaya başladı. İlk başta üç kademeli olarak inşa edilen yapının bugün sadece en alt kısmı ayakta kalabildi.

Cincin Kalesi’ni görmek için her yıl onlarca kişinin köylerine geldiğini belirten köyün ileri gelenlerinden Hüseyin Öztürk, bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle her yıl bu sayının biraz daha düştüğüne dikkat çekti. Turistlere köylü vatandaşların rehberlik ettiğini anlatan Öztürk, “Kalenin sahibi olan kişilerin nerede yaşadığını biz de bilmiyoruz. Bundan 10-15 yıl önce mirasçıların bir yakını kale içerisindeki evlerin birisinde yaz aylarında yaşardı. Daha sonra o kişiden de haber almadık. Biz köy halkı olarak kalenin turizme kazandırılmasını istiyoruz.” dedi.

Cincin Kalesi’nin mülkiyetinin şahıslar üzerine olması nedeniyle herhangi bir çalışma yapılamadığına işaret eden İl Kültür ve Turizm Müdürü Nuri Aktakka şunları söyledi: “Tapu sahipleri tespit edilirse bu kişileri yapılacak yardımlar konusunda bilgilendireceğiz. Eğer hak sahipleri bize yazılı müracaat ederse bakanlığımız, projeler için 50 bin YTL, proje uygulamaları için de 200 bin YTL’yi geçmemek üzere maddi yardımda bulunuyor. Ancak tahmini bedeli 50 bin YTL’yi geçmeyen proje uygulamalarının tüm masrafı bakanlığımız tarafından karşılanıyor. Umut ediyorum ki bu kişiler kendilerine sunulan böylesine önemli bir fırsatı değerlendirirler.” diye konuştu.

Kaynak: Zaman

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir