Sözde “Koruma Amaçlı İmar Planı” dünyaca ünlü eski Rum köyü Şirince’yi hençer gibi vuracak. Halk, planın, dışarıdan gelenleri koruma amaçlı olduğunu savunuyor.
İZMİR’İN Selçuk İlçesi’ne bağlı ünlü Şirince Köyü’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yaptırılan ’Şirince Kentsel Sit Alanı Koruma Amaçlı İmar Planı’ köyü karıştırdı. Şirince’nin yerlisi olan 34 köylü, yapımı on yıl süren planın köye ’Sonradan gelenleri’ koruduğu iddiasıyla mahkemeye başvurdu. Tamamı beyaza boyanmış iki katlı evleri, dar sokakları, zeytin bahçeleri, üzüm bağları, şarabı, köye özgü yemekleri ve mistik havasıyla ünlenen, ardından tarihi Rum Evleri’nden yapılma pansiyonları ile turizme hizmet veren Şirince Köyü’nde halk mutsuz.
121 KİŞİ İTİRAZ ETTİ
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca yaptırılan ’Kentsel Sit Alanı Koruma Amaçlı İmar Planı’ huzursuzluk yarattı. İzmir İl Özel İdaresi’ne gönderilen plana 121 kişi itiraz etti. İl Genel Meclisi İmar ve Bayındırlık Komisyonu itirazların dördünü kabul edip gerisini reddetti. Bunun üzerine Şirinceli 34 köylü, Şehir Plancısı M. Orhan Beker ve ekibi tarafından yapılan planın, aralarında yapımcı TRT mensubu Nuray Yılmaz ile Sevan Nişanyan’ın da bulunduğu “dışarıdan gelenleri” koruduğu gerekçesiyle mahkemeye buşvurdu.
YÖRE TERK OLACAK
Şirince’de 7.5 yıl muhtarlık yapan Ahmet Dereli ise planda çifte standart olduğunu ileri sürdü. Köyde daha önce de imar planı yapıldığını ancak uygulanamayıp iptal edildiğini ifade eden Dereli, “O plan bile bundan güzeldi” diye konuştu. Köy meydanında amcasına ait yerleri işleten Fuat Hasanbeyoğlu ise, biri 230 diğeri 400 metrekare büyüklüğündeki iki arazinin tamamına yakınının ellerinden gideceğini anlatarak, “Plana göre bu arazilerin belli bölümleri yola terk olacakmış” dedi. Şirinceli köylülerin avukatı Taylan Erol, planın köylüyü mağdur ederken plan hakkında bilgisi olan ve köyün dışından gelen insanların ev sahibi olduğunu ileri sürdü.
HERKES DERTLİ
YapIlan plandan bütün köylünün dertli olduğunu, köylünün yaşam alanlarının ortadan kaldırıldığını söyleyen Köy Muhtarı Levent Apak, “Plan bittikten sonra bize haber verdiler. Hatta köy muhtarlığına asmak yerine Selçuk Müzesi’ne asmışlar, müzeden bir görevli köyün evlerinin resimlerini çizmeye gelince öğrendik. Kaymakamlığa başvurduk son anda köyde de asılmasını sağladık. Köylü planla birlikte mağdur oldu” dedi.
Kaynak: Hürriyet



17 Yorum
Zeliha
Sevgili sirinceliler dun koyunuzu gezdim cok merak ediyordum ama hayalkirikligi yasadim koyunuz ilgiye ragmen cok cop var ve koyun geneli cok bakimsiz herkes kendi alanini temizlese cok super olur
Ali Sadi Şener
Bu köy iki tane imar kuralıyla oluşmuştu.
1.Para kazanmak için değil oturmak için gayrimenkul alacaksın ve ev yapacaksın.
2.Görünümünle, ışığı, manzarayı, rüzgarı keserek komşuna zarar vermeyeceksin.
Sayın Nişanyan bu ülkenin yetiştirebildiği en önemli değerlerdendir. Eğer bir gün Şirince’nin ortasına onun heykelini dikebilecek kadar akıllanırsak >(ki kendisi kesinlikle karşıdır) adam olmaya da başlarız.
Planlar, pilavlar…bunlar yukarıdaki iki konuda toplumun kaybolan vicdanının yerine geçmeye çalışan bürokratik belgeler ve tabi ki çok sayıda sorunu da beraberinde taşıyorlar.
Yine de bir hatırlatayım dedim.
Evet Şirince = Nişanyan bu böyle biline.
onur güven
Bakın eski kadastro çalışmalarında bir dilekçe vermiştim.Konu şuydu: Köyun doğu tarafı yani kiliselerin bulunduğu yerin karşı köy tepeleri ve sizin arazinizin bulunduğu yerler.Bana sizin zeytinliğinize imar verildiği köy imar sahasında kaldığı ama aramızdaki 1.5 metrelik yoldan sonra yol kenarı yer ve benim yerimin hobi bahçesi olarak yazıldığı belirtildi.Oysaki itiraz dilekçemde de belirttiğim gibi köy bu tepeden 200 metre meyille dere kenarına iner .Orası köyün yerleşme yerinin tabii sınırı olması gerekir. Yoksa hobi bahçesi olarak vasıflandırılan bu 3-4 dönümlük yer adeta ısırılmış bir elma parçası gibi köy tabii yerleşme yerinden koparılmış olur. Ben bunu 40 yıllık hukukçu olarak çözemiyorum bu hususta resmen makul bir açıklama yapılmayıp cevapsız kalınca da tıpki mağdur köylüler le bir oflayıp pufluyorum Haksız mıyım?Bu üs yapıyı planlayanlar köylü- mübadil veya diğer hak sahibi vatandaşlarla gönül beraberliği ile özlenen bir güzelliği başlatmak niya imkansız Otuz sene dilini tutmuş ve sabretmiş bir insan olarak lütfen makul gerçek ve çözüme götürecek inanç ve umut verecek şeyler söyleyiniz bizi rakip şikayetçi gibi görmeyiniz.Bu cevabı sizden bekliyorum . Saygılar sunarım. Av. Onur GÜVEN
onur güven
Sayın Orhan BEKER,benim çok uzun yıllardan beri (30 yıldan fazla)şirince de iki parsel yerim var.Köyün grişte sol tepesindeyim.Yani kiliselerin bulunduğu tarafın tam zıttında ve sizin olduğunu öğrendiğim zeytinli bahçenin doğu tarafında.Köyle hiç ilgimi kesmedim.Fakat hoyratça yerin çiğnenmesinden rahatsız olduğum için bir beton direk bile dikemedim.Avukat olduğum için onun da bir suç konusu olma ihtimali beni durdurdu. Zifli tahta kazıkla yetindim. Küçük bir konut hayalim bitmedi ama hukukçu olarak ne siti ne de bu engellemeleri ve savsaklamaları anlıyamıyorum.Köylü sabırlı ve sakin tabi ama yapılan doğru değil buna inanmasan ifade etmem . Hukuk Hak ve sebepler salim bir mantığın ve aklın kolayca kavrayabileceği şeyler.Burada makul bir hak arama cevapsız kalıyor.
atilla aksoy
Bütün yorumları okudum, ben de bir iki söz edeyim dedim;
1. Plan müellifi Sn. Orhan BEKER’e öncelikle emeklerinden dolayı teşekkür ederim, planı genel yaklaşım olarak uygun buluyorum, hiç olmazsa plansızlık bahanesini ortadan kaldırdı. Kanuna uymamak için bahane kalmadı yani. Ama bir konu var ki müelliften kaynaklandığını sanmıyorum, Koruma kurulu veya Bakanlığın aşırı korumacı katı tutumundan olabilir, bu da yeni ilave edilen konutların azlığıdır. Şirinceye girişte sağdaki yamaçta yıkılmış eski yerleşim izlerini bu gün bile görebilirsiniz, o bölgede çalışma yapılarak eski temel izlerinin üzerine dokuya tamamen uygun yeni konut alanları ilave edilmeli, koruma amaçlı planda bu bölge tarımsal alan yerine gelişme alanı olarak kabul edilmeliydi. Şirince nüfusu Cumhuriyet döneminde 2750 kişiden bugün 700’e düşüyorsa bunun bir çok sebebi vardır, Planla önerilen 152 yeni konut ihtiyacı karşılayacakmı? Hiç sanmıyorum. Şirince de mevcut evini tamir edemediği veya yeni ev yapamadığından gençlerin göç ettiği bir gerçektir. Tamir dilekçesini verip bir yılı aşkın süre bekleyen vatandaşlar olduğunu da biliyorum, sebebi vatandaşın bilinçsizliği, bürokrasimizin yavaş işlemesi, araç gereç eksikliği vesairedir. Bizim koruma mevzuatımız yeterlidir ama uygulamadıktan sonra neye yarar. Emlak vergisine %10 ilave edilerek Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma katkı payı denen bir vergi alınıyor . Fonda biriken bu paralar, korunması gereken eserin restorasyon projeleri ve uygulaması için idarelere ve vatandaşlara veriliyor. Böylece finans sorunu çözülmüş oluyor. Güzel değilmi? Bunu bilselerdi evlerini dışardan gelenlere satarlarmıydı?
2. Bir konu da, planla çözülemeyecek kadastral sorunlar, ilk toplantıda 41 uygulanmalı demiştim ama tevhit ifrazla çözülür denmişti sanırım Bakanlık temsilcisi tam hatırlamıyorum, bu gün ise Kadastro Müdürlüğünün yenileme kararı aldığını öğrendim, yanlışın neresinden dönersen kardır. Kadastro Müdürünü tebrik ediyorum.
3. Bir de akademisyenlerde halka tepeden bakma var gibi geliyor, genel olarak bahsediyorum, onlardan başka herkez tarih düşmanı, potansiyel suçludur ön yargısı var; biz vatandaşa neyi verdik de ne istiyoruz bir kendimizi sorguladıkmı hiç, bizim halkımız uyanıktır, son zamanlarda yapılan uygulamaların giderek daha çok dokuya uygun olduğunu görüyoruz, demekki bir rol model lazımmış. Kaçak maçak Nişanyan’ın yaptığı evler belki açıklık oranları orjinal dokuya tam uymuyor, eklektik vs. ama hiç olmazsa betonarme değil. Bu arada plan da onaylandığı için herkezi yasalara saygılı olmaya, ruhsat almaya ve plan notlarına uygun inşaat ve imalat yapmaya çağırıyorum, artık bahane bitti sayılır.
Sürçü lisan ettimse affola, Haydi Hoşça kalın, Saygılarımla.
gerçek şirinceli
şunu bilmenizi isterimki bende şirinceliyim lakin mimar ismini bile duymak istemediğim kişi gelip güya bizim köyümüzü koruyacak güzelleştirecek planı çizip bastı gitti neden gelmez köye bilemem ama oralardan buralara sahip falan çıkılmaz 1. derece sit alanının amacı nedir sorarım size bana göre olanı bozmaz olanı korur yoksa sit alanın ne anlamı kalırki planlı bir yerleşimden başka ne olabilir adı. kısacası siz olanı çizmediniz kafanıza göre bir planlı köy altyapısını falan düşündünüz tabi bal tutan parmak yalar dediniz ama parmak yalasak iyi kavonoz kalmadı.
benim köyüm nasıl inşa edilmişse öyle kalmalıki adı şirince olsun.
şerif yeğiner
tüm şirincelilere sevgi ve saygılarımı yolluyorum benim şirince hakkında fazla bir bilgim yok fakat bende şirinceli olan ZEYNEP SOLAKAKİ’nin torunuyum tek bildlğim şey orada bizimde ev, arsa ve tarlalarımızın olduğu,bu konudada bize yardımcı olabilecek kişinin şirince muhtarı olduğunu düşünüyorum.bana bu konuda yardımcı olabilecek muhtar veya şirince halkından birileri varsa lütfen beni bu telefon numarasından (05373655159)veya bu mail adresimden bana ulaşırlarsa çok sevinirim.
şirinceli
herkese selamlar şirincede doğmuş ve halen ikahmet eden birisiyim buraya yorum yazmak gibi bir niyetim yoktu ama okuduklarımdan sonra kendimi tutamadım.yazacaklarıma lütfen iyi okuyun şirince köyünde bu gün bu pilana karşı çıkan köylü kardeşlerimin çoğunun oturdukları evler betonarmedir evet doğru duydunuz. tabiatıyla yeni pilanda bu evlere yıkım gelmiş bizim oturduğumuz evede yıkım var ama dürüst olmak gerekirse yıkım verilen evlerede yerine ve şirince köyüne yakışan ev izinleride verilmiş. yani diyeceğim şu kimse kimseyi bu köyden koğlamıyor .herkes yaşantısına devam ediyor .burada yazanlarda çok iyi bilirlerki şirincedeki evleri çirkin bir betonarmedir şirinceyi bir gezin en çirkin betonarme evi gördüğünüzde sahibi kimdir diye soracak olursanız işte şikayet eden 34 kişiden biridir evet malasef doğru bu nişanyan diyorlar işte bilmemle kardeşim şirinceyi 10 yıl önce kim tanıyordu kandinize bir sorun sizlermi tanıtınız şirinceyi malesef bu ülkede çok üreteni sevmiyorlar artık uyanın bence bu pilan kesinlikle geçmesi lazım çünki evlerimiz yıkılıyor artık zaman yok şirince ölüyor……..bir gün şirinceye gelirseniz göreceksiniz hepinize saygılar ……
funda güler
şirince nüfusunun kayıt sistemini merak ediyorum ,örneğin 1924 mübadelesi ile gelen türklerin sıra ile nasıl kayıt edildiği ilk gelenlerin isimleri tarihsel belge niteliğinde aslında internet ortamına verilebilir.4. kuşaktan selanik göçmeni bir ailenin torunuyum saygılarımla
Anonim
haklısın abı
Nilgün Çelik
Mustafa Bey
Çok haklısınız. Son dört senedir neredeyse bütün tatillerde Şirince Köyüne gidiyorum. En son yılbaşını da orada geçirdim. Ama anlaşılan köydekiler bizi istemiyor. Biz şehirliysek uzaylı değiliz, bu ülkenin vatandaşıyız. Ne bu şehirli düşmanlığı? Türk-Kürt, Sünni-Alevi kavgası bitti şimdide şehirli-köylü kavgasımı başlatılıyor. Şirince’ye gidiyorsak paramızla gidiyoruz, dünyanın parasını harcıyoruz pansiyonlara lokantalara. Gidip de orada köyün yerli halkı gibi saçma sapan binalar yapıp Şirinceyi bozmuyoruz. Buınlar sadece imar planına değil sit alanınada karşı çıkıyorlar. Adam yazmış, 150 tane mi ne ev yapacaksınız planla diyor, bunlarda kime verdin bu evleri şehirlilere mi diye soruyorlar. Kardeşim arsalar kiminse onlara vermiştir. Köylünün arsasına gidip şehirliler ev yapmayacak ya. Satıyorsanız o sizin sorununuz. Ege de bir sürü eski rum köyü var. Yarın başka bir köyde akıllı bir muhtar çıkar, köyünü turistik hale getiriri, biz de o köye gitmeye başlarız. o zaman bizi istemeyenler düşünsün. Şirinceliler de oturup kendi kendilerine kahvede pişpirik oynasınlar.
Orhan Beker
BİR AÇIKLAMA…
Bu sitede Şirince Koruma Amaçlı İmar Planı ile ilgili olarak yayınlanan bir haber hakkında, sonradan mimar olduğunu öğrendiğim Sn. Azmi Açıkdil Bey’in yorumu üzerine görüşlerimi belirtmiştim. 14.Mart.2008 Cuma akşamı Sayın Şirince Muhtar Vekili beni telefonla arayarak bu yazımı okuduğunu ve bununla ilgili olarak görüşmek istediğini söyledi. Sayın Muhtar Vekili’nin bu duyarlılığına sevindim. Zannettim ki Şirince’nin sorunları hakkında konuşacağız… Ancak Sayın Muhtar Vekili’nin rahatsız olduğu konunun kendisiyle ilgili kullandığım bir cümle olduğunu gördüm. Şöyle bir cümleydi : “Şimdiki Köy Muhtarı seçilmiş bir muhtar olmayıp, bir yıl önce seçilmiş muhtarın görevden alınmasıyla atanmış bir muhtardır ve köyde yaşamadığı için Şirince’nin sorunlarından haberdar değildir.”… Sayın Muhtar Vekili, Şirince’de evi, arsası, işyeri, bahçesi ya da tarlası olmadığını ama Şirince’de doğduğunu belirtti. Aslında ben Şirince’li olmadığını değil, Şirince’de yaşamadığını söylemiştim. Anlıyorum ki, belki bir aidiyet duygusuyla bu konuda hassas davranıyor ve bu hassaslığını anlayışla karşılamak lazım. Nüfus kayıtlarını bilemem, ama kendi beyanına dayanarak düzeltiyorum : Sayın Şirince Muhtar Vekili Şirince’lidir.
Hassas olduğu bir diğer konunun da atanmış değil seçilmiş olduğu ile ilgilidir. Bundan bir yıl kadar önce seçimle gelmiş muhtar ve köy azaları hakkında soruşturma açılmış olması nedeniyle geçici olarak görevden alındılar. Selçuk Kaymakamlığı tarafından yerlerine doğal olarak yedek köy azalarını atandı. Yerel seçimlerden yaklaşık 4 yıl sonra bu göreve bu yolla gelmiş olmak Şirince Muhtarı seçilmiş olmak anlamına geliyorsa düzeltiyorum : Sayın Şirince Muhtar Vekili son yerel seçimlerde “yedek köy azası” olarak seçilmiştir.
Umarım Sayın Muhtar Vekili’nin hassas olduğu konular yeterince açıklığa kavuşmuştur. Kişisel detaylara girip işin özünü kaçırmamak için, Sayın Muhtar Vekili’nin isteğiyle bu açıklamaları yaptım. Aynı hassasiyetin Şirince’nin korunması konusunda da gösterilmesini diliyorum.
Saygılarımla,
Orhan Beker
Mustafa Nam
Bu ne yaaaaa. Bi daha Şirince’ye gitmeyelim olsun bitsin. Bunumu istiyorsunuz? Arkadaş yıllar önce Şirince’den göçmüş ama köydeki herşeyi biliyor. Keşke sit alanı ilan edilmeseymiş. Aman ne güzel. Sizde canınızın istediği gibi o iğrenç betonarme evleri yapsaydınız di mi? Keşke turizm girmeseymiş. Bu nankörlük değil de ne? Turizmin sayesinde köy halkı para kazanıyor. Turist gelmese o şarapları kime satacaksınız? Turist gelmese o kadar lokanta ve şarap evi sahipleri aç kalmayacakmı? İstemiyorsanız gelmeyiz kardeşim. Bu güzel ülkede gidilecek başka köymü yok? Şirinceli aydın diyorsun ama belliki sen Şirinceli değilsin. Yoksa o güzelim köyün sit alanı olmasına karşı çıkmazdın. Olayı kişiselleştirmeyin. Yok o atanmışmı seçilmişmi, öbürünün arsası varmı yokmu. Bunları bırakında Şirince için birşeyler söyleyin. Sit alanı olmasın, turist gelmesin diyenlerden başka ne beklenir? Bu kafayla hiç bir yere varamazsınız.
hakan özkaynak
Sayın Orhan BERKER Bey,
Ben ve diğer üç kardeşim Şirince’nin sit alanı ilan edilmesinden sonra konaklayacak ev sorunumuz olması dolayısı ile evlenerek Şirince’den göç etmek zorunda kaldık. Keşke sit alanı ilan edilmeseydi, keşke turizm Şirince’ye girmeseydide, keşke bu kadar rant olmasaydıda biz köyümüzden göç etmek zorunda kalmasaydık. Biz insanlar neresini keşfettikse oralarını ağzımıza yüzümüze bulaştırdık. Tıpkı Kuşadası gibi, Bodrum gibi……… Şirince’de üzülerek söylüyorum ki bunlardan birisi. Rantın olduğu yerlerde bu kaçınılmaz. O sessiz sakin Anadolu köyü yerinde yok artık.
Yorumunuzu okudum ve değerlendirmeden kendimi alıkoyamadım. Yapmış olduğunuz koruma amaçlı planda ön gördüğünüz 152 adet konuttan bizim gibi zorunluluktan köyünü bırakıp giden yüzlerce genç için acaba kaç tanesini ayırdınız? Mutlaka bizim gibi insanlarıda düşünmüşsünüzdür.
Şimdiki Şirince Köyü Muhtarı Levent APAK, doğma büyüme Şirinceli’dir. Aynı zamanda benim ilkokul arkadaşımdır.Şirince de hala ikamet etmektedir. Şirince Köyü İlkokulu kayıtlarından ve Köy Muhtarlığındaki nüfus kayıtlarından bakabilirsiniz. Atanmış muhtar değil, seçilmiş muhtardır. Daha önceki muhtar ve ihtiyar heyeti görevden alınınca 2003 yerel seçimlerinde oldığı oy sayısı ile yedekten göreve gelmiştir.Bu konuyu düzeltirim.
Şikayetçi olan 121 kişiden 34 ü yargı yoluna gitmiştir. Diğerleri davaların sonuçlanmasın bekleyip emsal göstererek dava açacaklardır. Dilekçeler, zaten bir çoğunun ilkokul mezunu bile olmaması nedeni ile ve şikayet konusunun aynı olmasından dolayı köylü kendisi yazamayacağı için, matbu olarak hazırlanmıştır. Matbu olarak hazırlanan dilekçelere köylüler kendi şahsi itiraz konularınıda belirterek imza koymuşlardır. Sizin dediğiniz gibi kimseye zorla imza attırılmamıştır. Ortada bir haksızlık varsa, herkes gibi bu insanlarında sonuna kadar yargı önünde kendilerini savunma hakkı vardır.Bu konuda İzmir Barosu Avukatlarından karşılıksız olarak yardım almışlar ve almayada devam edeceklerdir.Şirince Köyü sahipsiz değildir. Köylüde bir çok aydın geçinen insandan daha aydındır.Bunuda bilmenizi isterim.
Size birkaç adet şahsi sorum olacak. Cevaplandırırsanız sevinirim. Şirince Köyü eski muhtarlarından Kaptan Nejat ATAM’dan Köy kıyısında olan bir arazi aldınız mı? Aldı iseniz bu arazi planınızın içerisinde mi ? Planınızın içerinde ise yeşil alan ve yol için ne kadar yer ayırdınız ? Yapılacak olan 152 adet yeni konuttan bu arazinin içerisine denk gelen konut var mı ?
Cevaplalarınızı bekliyorum.
Saygılar….
azmi açıkdil
Sn.Orhan Bey,planı bilmiyorum zaten eleştirimde usulsuzlük yapılmış endişesinden kaynaklanıyor.Şirince gibi bir köyün muhtarının beyanı doğrultusunda yapmış olduğum eleştiri de anlaşılıyor ki hırsızlık lafı ağır kaçmış,haklısınız Ahmet Mehmet plana itiraz etse bu lafı etmezdim ama muhtarın plan saklanıyor demesi inandırıcı geldiği için eleştiri bu şekil de oldu.Mimarım ,59 yaşındayım, Manisa da ikamet ediyorum. Yıllar önce imar planı çalışmaların da bulundum ve yaptım hemde mahallinde bire bir çalışıp anket ve yerleşim röleveleri yaparak,hatta Pamuçak sahil şeridi yarışmasına katılmıştım.Son günlerde, ormanlar da maden aramalar, sahillerimize termik santral yapmalar, usülsüzlük ,yolsuzluk, çete,o kadar gündemdeki peşin fikir ve hüküm oluşuveriyor.Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Orhan Beker
Sn. Azmi Bey,
Kim olduğunuzu bilmem mümkün değil. Ama anlıyorum ki, tarihe, doğaya, Şirince’ye duyarlı bir vatandaşsınız. Ama keşke bu tek taraflı yayından etkilenerek “hırsız” gibi ağır ve hiç hakedilmeyen deyimleri kullanmasaydınız. Siz de bilirsiniz ki, toplum adına yapılan bazı işler (bu imar planı da olabilir), ne kadar iyi niyetle yapılırsa yapılsın maalesef toplumun tüm kesimlerini mutlu edemez. Ve mutlu olmadığını düşünen insanlar haklı olarak mutsuzluklarını kendi bakış açılarıyla dile getirirler ve hatta yargı yoluna giderler. Şirince’de yaşayan 700 kişiden 34’ü de bu vatandaşlık haklarını kullanmışlardır. Bu açıdan bakınca tepkilerine saygı duymak gerekir. Ama mutsuzluklarını dile getirirken yalan ve yanlış söylemlerde bulunmalarını kabullenmek mümkün değildir. Kimbilir kaç kişinin sizin gibi bu tamamen gerçek dışı beyanlardan etkilendiğini düşünürseniz bana hak vereceğinize inanıyorum. Şirince Koruma Amaçlı İmar Planı 5 yıldır süren bir çalışmadır. Başından sonuna kadar köy halkının katılımı sağlanmıştır. Şimdiki Köy Muhtarı’nın bunu bilmemesi doğaldır, çünkü seçilmiş bir Muhtar olmayıp, bir yıl önce seçilmiş Muhtar’ın görevden alınmasıyle “atanmış” bir Muhtar’dır. Köyde yaşamadığı için Şirince’nin sorunlarından haberdar değildir. Planlamanın ilk aşamasında köydeki istisnasız tüm evler tek tek dolaşılarak nasıl bir Şirince düşündükleri, neler istedikleri, neler bekledikleri sorulmuş ve bu taleplerin tamamı kayıtlara geçmiştir. Köylünün tamamı (%100 oranında) turizmin geliştirilmesini ve yaşayabilecekleri yeni konutlar yapılmasını talep etmişlerdir. Biliyormusunuz ki, Osmanlı döneminde 7000 kişi olan Şirince nüfusu, Cumhuriyet döneminde 2750 kişi olup, her yıl azala azala bugün 700 kişiye düşmüştür. Bu dramatik göçün tek nedeni sit alanında yeni konut yapımına izin verilmemiş olmasıdır. Bugün imar planı ile bu soruna çözüm bulunmuş, hem kırsal turizmin geliştirilmesi doğrultusunda kararlar üretilmiş, hem tüm tarım alanları korunmuş ve hem de yıkılıp gitmiş eski konutların yerine yeni 152 tane konut yapılması öngörülmüştür. Ne yazık ki köyün sorunlarından bihaber 34 kişi kişisel nedenlerle turizmin geliştirilmesine ve yeni konut yapımına karşı çıkmaktadırlar. Unutumamalıdır ki, bu bir “Koruma Amaçlı İmar Planı”dır. Korunması gereken Ahmet, Mehmet’in çıkarları değil, Şirince Köyü’nün tarihsel mirası ve o muhteşem silüetidir. Bu tarihsel mirasa ve silüete saygısızca yapılmış 3-5 konutun yıkımına karar verilmesi kaçınılmazdır. Üstelik yıkımı gereken bu konutların tamamına yeniden konut yapma hakkı tanınmıştır. Planın köylüden kaçırıldığı iddiası ise yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gereğince plan onaylanmadan önce İzmir Valiliği tarafından Şirince’de 2 kez halk toplantısı yapılmış, bu toplantıya tüm köylüler katıldığı gibi İzmir ve Selçuk’taki sivil toplum örgütlerinin katılımı sağlanmış (Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası, Çevre Mühendisleri Odası, İzmir Barosu gibi…) ve plan onaylanmadan önce halkın görüşleri alınmıştır. Bu toplantıların resmi tutanakları İzmir Valiliği’nden temin edilebilir. Bu toplantıların yapıldığı tarihte Muhtar olmayan ve geçen yıl “atanan” yeni Muhtar’ın talebi üzerine yine Şirince’de bir kez daha toplantı yapılmış ve plan tüm detaylarıyla anlatılmıştır. Tüm toplantılar Şirince köylüsünün teşekkürleriyle sona ermiştir. Sonrasında bu plan 4 ayrı kamu kurumu tarafından küçük değişikliklerle onaylanmıştır. İlk onay Kültür ve Turizm Bakanlığı, ikinci onay İzmir Valiliği Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü, üçüncü onay İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varıklarını Koruma Kurulu ve son onay İzmir İl Genel Meclisi tarafından gerçekleştirilmiştir. İl Genel Meclisi’nin onayından sonra plan Şirince Köy Muhtarlığı’nda askıya çıkmıştır. Bir aylık askı süresi içerisinde 121 tane itiraz dilekçesi verilmiştir. Her planda hata olabilir ve itiraz hakkı bunun için tanınmıştır. Ama keşke bu itiraz dilekçeleri samimi itirazları içerseydi. Kim tarafından yazıldığı belli olmayan, Muhtarlık tarafından çoğaltılarak tüm evlere dağıtılan ve halkı “zoraki” itiraz etmeye çağıran 6 sayfalık standart bir ititraz dilekçesi verilmiştir. Öyle ki, itiraz sayısını çoğaltmak için bazı kişilerden mükerrer dilekçeler toplanmıştır. İl Genel Meclisi’nde görüşülen itirazların 30 tanesinin mükerrer olduğu, gerçek itiraz sayısının 91 olduğu belirlenmiştir. Bunların büyük çoğunluğunun neye itiraz ettiği anlaşılamamış, önemli bir bölümünün tarım alanlarına konut verilmesini talep ettiği görülmüş ve yine çok önemli bir bölümünün de planlama alanının dışındaki parselleri için itirazda bulundukları anlaşılmıştır. Kabul edilen 4 itirazın tamamı plan üzerindeki maddi hatalardan kaynaklanmakta olup, planın genel kararlarına ilişkin bir tek itiraz bile bulunmamaktadır. Nitekim bu 121 itiraz dilekçesi İl Genel Meclisi’nden sonra Koruma Kurulu tarafından da değerlendirilmiş ve yine sadece 4 itiraz ciddi bulunmuştur. Koruma Planı ile köye kentlilerin yerleştirildiği iddiası ise komiktir. Anadan babadan kalma arazilerini, evlerini çok büyük paralar karşılığında satmaya razı oluyorlarsa buna imar planı nasıl bir çözüm bulabilir. Ülkemizdeki ekonomik yapının bozukluğunu, paranın sıcak yüzüne dayanamayan köy halkının davranış biçimini bir imar planı ile düzeltmeyi beklemek hayalciliktir. Bugün Bodrum’u da kentliler işgal etmiştir, Datça’yı da, diğerlerini de… Bizim için önemli olan, Koruma Planı ile Şirince’deki köy yaşantısını koruyabilmektir. Ama bu yaşantıya talepte bulunan kentlilere nasıl engel olabilirsiniz?
Umarım anında “hırsız” damgasını yapıştırmadan önce bir kez daha düşünmenizi sağlayacak bilgileri aktarabilmişimdir. Şirince bu ülkenin en önemli tarihsel ve mimari miraslarından biridir ve inanıyorum ki bu plan bu mirası korumaya hizmet edecektir.
Saygılarımla,
Orhan Beker
Şirince Koruma Amaçlı İmar Planı Müellifi
azmi açıkdil
Şu memleketimizden manzaralara bakın neyi kimden kaçırıyorsunuz ayıptır bu kadar aşikari hırsızlık olmaz Şipşirince’ye plan yap orada yaşayanlara sorma danışma bi de planı sakla yuh kere yuh söyleyecek laf bulamıyorum.Bunlar Türk değil demeğe dilim varmıyor ama yabancı birini getirsek o bile bunu yapmaz hiçbir dünyalı bunu yapmaz bunlar uzaylı.Memleketini seven bir yetkili şu işe bi dur desin yazıktır.Hakikaten yazıktır.O bölge tabiatı, tarihi, denizi, Meryemana’sı ile muhteşem ve eşşiz bir bölgedir.Böyle bi yer dünyada yok.Bizde demi olmasın.