HOCAMIZ Prof. Dr. İHSAN BİLGİN’İN MÜCADELESİNİ DESTEKLİYOR ve BİR AN ÖNCE ÖĞRENCİLERİYLE BULUŞMASINI BEKLİYORUZ!…
Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nin değerli akademisyenlerinden Prof.Dr.İhsan Bilgin; 2016 Ulusal Mimarlık Ödülleri içinde “Mimarlığa Katkı Dalı”nda ödül sahibidir. İmar, iskân, barınma, yerleşme ve kentleşme tarihi üzerine önemli çalışmalar yapmış, kaleme aldığı mimar ve yapı monografileri ve eleştiri metinleriyle mimarlık kültürüne katkıda bulunmuştur.

Geçmişte TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin de yönetim kurulu üyeliklerini yapmış, değerli Hocamız Prof.Dr.İhsan Bilgin’in kurucu dekan olduğu Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde derslerinin sonlandırılarak kendisinin özenle yarattığı bilimsel ortamdan ve öğrencilerinden uzaklaştırılmasını üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız.
Bu kararı, son dönemlerde herşeyin ticarileştirilmesi gerektiği anlayışının yansıması olarak görüyoruz ve şiddetle kınıyoruz.
Üniversitelerin kamuya mal olmuş düşünsel alanlarında değerli eserler bırakmış akademisyenlerin yeşerttiği ve büyüttüğü kendi kurumsal alanların dışına bu tarz yöntemlerle itilmelerini kınıyoruz. Bu tarz girişimlerin; ülkemizin mimari düşünsel yaşamında da ciddi eğitsel ve bilimsel süreksizlikler oluşturacağını akademisyen, meslektaş ve mimarlık öğrencilerimizle paylaşırken tüm mimarlık ve akademikçevrenin bu konuda yanyana gelerek dayanışma göstermesinin önemli olduğunu belirtmek isteriz.
Saygılarımızla,
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu



4 Yorum
Alişan Ortaç
Bu durum bilimsel özerkliğin ve üniversitelerin üniversite olabilmiş olmasını sorgulatıyor ister istemez. Kaybedile kabedile nereye gelindiğini de gösteriyor.
mine şahin
yazık diyorum öncelikle, aklınızı kaybetmiş olabilirsiniz, peki vicdanınızı da mı yitirdiniz?
Koray Aktaş
Vefasızlık desem az olur sevgisizlik desem naif kaçar, düpedüz düşmanlık bu.
Hasan Kıvırcık
İhsan hocayı tanırım, nasıl değerli biri olduğunu anlatmam gereksiz. Kurduğu bir eğitim kurumundan tasviye edilmesi, sadece üniversitelerin alınıp satılan bir “mal” haline gelmesi trajedisini ortaya koymakla kalmıyor, ülkede demokratik bir teamülün işletilemediğini, üniversitenin asli unsurları yine hocalarının bile “mal sahibine” karşı tepkisiz kalması gibi acı gerçeği su yüzüne çıkarıyor. İhsan beyi Bilgi’nin yeni sahipleri kaybetmişler, bir daha da bulamazlar onun gibisini bence. Asıl kaybeden Bilgi ve orada eğitim görecek olanlar.
Bu arada Mimarlar Odası konuya el atmış, en azımdan iyi bir adım, meslek insanını ve çok değerli bir akademisyeni desteklemek. Keşke başka desteklenecek meslektaşları da destekleyebilse.
Ancak hatırlatalım, 2007 Türkiye Mimarlık Politikasına Doğru diye bir toplantı yapılıyor, Mimarlık Politikası saptanacak falan. Öyle bir hava esiyor o zamanlar. İhsan Bilgin sunumunda (bende oradaydım) sunumun sonunda salonu terk etmek zorunda kalmıştı maalesef. Duymak istediklerinden başka şeyler söyleyenlere ne kadar tahammüllü olduklarını göstermişti o günün oda çevresi. Keskin küreselleşme karşıtı ama utangaç Avrupa Birlikçi. Böyle de şeyler var işte tarihimizde: hem severiz hem döveriz, hem sevmeyiz ama sevmiş gibi yaparız, ne derseniz artık…
Merak edenlere o günlerden: https://mimdap.org/2007/09/tdhrkiye-mimarlyk-politikasyna-dodhru-prof-dr-yhsan-bilgin/