“Park Otel”de yürütmeyi durdurma kararı

3 Dakika Okuma Süresi

Şehir Plancıları Odası, Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhine, 24 Nisan 2007 tarihinde onaylı “Park Otel Turizm Merkezi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı”nın iptali ve yürütmesinin durdurulması amacıyla açmış olduğu davada, Danıştay tarafından yürütmeyi durdurma kararı verildi.

ŞPO tarafından, “Park Otel” alanında yapılan plan değişikliğinin öngördüğü “yönetim”, “ticaret” ve “konut” kullanımlarının, Turizmi Teşvik Kanunu’nun amaçlarına uygun olmaması, kişiye özel ayrıcalıklı imar hakları verilmesi, kamu yararının göz ardı edilmesi ve tarihi kent siluetine verdiği telafisi imkansız zararlar gündeme getirilmiş ve dava açılmıştı.

Bakanlar Kurulu kararıyla “turizm merkezi” olarak belirlenen alana yönelik dava konusu, nazım imar planı “turizm ve iş merkezi (TİM)” tarifini getirmektedir. Oysa 2634 Sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “turizm merkezi”nde “iş merkezi” geliştirmesi mümkün değildir. Yürütmesi durdurulan imar planı ise, kanunun tanımladığı yasal amaçların dışına çıkarak “yönetim” ve “konut” gibi işlev alanlarına ( kullanımlara) da yer vermekteydi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, onayladığı planla, kanunun kapsamı dışında düzenlemeler getirmeyi amaçlamış, tarihi dokunun içinde parsel özelinde “ayrıcalıklı imar hakkı” yaratmak suretiyle imar planlarının yasal tanım ve kapsamına aykırı düzenlemeler yapmak istemişti. İmar planıyla tanınan yeni kullanımların spekülatif boyutları da, çeşitli zamanlarda basında konu edildi.

Dava konusu imar planındaki yeni koşulların, parsel ve yapı mülkiyeti el değiştirdikten sonra tanımlanması, şehircilik ve planlama ilkeleri ile kamu yararı bakımından aykırılık yaratmaktaydı. Bu da, yürütmesi durdurulan imar planının kamu yararı tesis etmek yerine kişi yararını gözetmek amacıyla düzenlendiğinin açık bir göstergesi haline geldi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca onanlı plan açıklama raporlarında söz konusu yapı için “rahatsız edici enkaz” ibarelerine yer verildiği bilinmektedir. Belediye’nin yasal görevi bu tür “enkaz”ların çevreye verdiği zararların giderilmesidir. Kültür ve Turizm Bakanlığı ise, plan raporunda “rahatsız edici enkaz” olarak tanımlanan “Park Otel” binasını olduğu haliyle yasallaştırıcı bir imar planını onaylamıştır. Böylece, yapının, tarihi İstanbul siluetine telafisi imkânsız biçimde zarar vermesi ve yakın çevresindeki tarihi dokunun canlandırılmasına engel oluşturması da kaçınılmaz hale gelmiştir.

Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararı da, bu bağlamda, İstanbul’un tarihi siluetine indirilecek yeni bir darbenin engellenmesini ve kamunun zarar görmesini engelleyici bir karardır. Bu boyutuyla, ŞPO, gerek şehircilik ve planlama ilkeleri adına, gerekse İstanbul kenti ve kentte yaşayanlar adına son derece anlamlı ve tarihi bir karar verildiğini belirtmektedir.

Kaynak: Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi

2 Yorum

  1. feride gülesen

    kentin içinde bazen bu kadar değerli yerler nasıl oluyorda yıllarca inşaat enkazıyla bekletiliyor anlamıyorum. o yerin bir boş kalma değeri yok mu? bazen bir ay geciken bir yatırım herşeyi allak bullak ederken yirmi sene bir bina İstanbul’un en görünür yerinde yapılmadan nasıl bekler hayret doğrusu.

  2. azmi açıkdil

    Yukarıda yazılanlar tamamen doğru bugüne kadar da hep doğrular söylendi ama adı üstünde otel oraya park etmiş hiçbir çekici .vinç v.s. güç kaldıramıyor.Kaç iktidar geçti, kaç belediye geldi.Enkaz yerinde duruyor.Bu otel, galiba derin devlet işi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir