Paris sokaklarında kırmızı bir balon

3 Dakika Okuma Süresi

Tayvanlı yönetmen Hsiao-hsien Hou, kamerasını Paris sokaklarına taşıyor ve bir anne, oğlu, oğlunun dadısı ve kırmızı bir balonun öyküsünü sıcak bir filme dönüştürüyor.

juliette Binoche’un sarıya boyanmış saçlarıyla dağınık, boğucu ama bir yandan da insanın içini ısıtan küçük apartman dairesinde koşturuşunu seyredip bir sonraki sahnede zamanın durduğu, durağan Paris görüntülerine kendinizi bırakmaya hazır olun. Tayvanlı yönetmen Hsiao-hsien Hou’nun Fransa’da çektiği ‘Kırmızı Balon’un Yolculuğu’ (Le Voyage du Ballon Rouge), Fransız filmci Albert Lamorisse’in 1956 yapımı, yarım saatlik ‘Kırmızı Balon’ filmini ilham kaynağı ve filmin öykülerinden biri olarak kullanıyor.

c4.jpg

Filmin üç farklı nesli temsil eden üç ana karakterini sıklıkla yukarıda söz ettiğimiz apartman dairesinde görüyoruz. Binoche’un canlandırdığı Suzanne, bir yandan küçük oğlunu tek başına büyütmeye çalışırken, bir yandan da bir kukla tiyatrosunda çalışıyor. Suzanne’ın oğlu Simon (Simon Iteanu) ve Çinli dadısı, üniversite öğrencisi Song (Song Fang) da ‘Kırmızı Balon’un Yolculuğu’nun diğer kadrosunu oluşturuyor. Suzanne, şehir hayatının zorlukları ve alt kattaki kiracısıyla fırtınalı ilişkisi arasında, tipik bir Akdenizli edasıyla oğluna sert davranma ve aşırı şımartma arasında gidip geliyor. Küçük Simon, Song’la sıra dışı bir arkadaşlık geliştiriyor ve Paris sokaklarını arşınlayan bu ikiliye kırmızı bir balon eşlik etmeye başlıyor. Filmde yalnızca bu kırmızı balonu değil, gerçek, hayali, sembolik, uçan ve resim karesini mesken edinmiş, farklı balonları da tanıyoruz.

BINOCHE’U ÖZLEMİŞİZ!

Film, her ne kadar küçük bir çocuğun bakış açısından anlatılıyor izlenimi verse de temelde üç karakterin 21. yüzyıl Paris’indeki hayatlarına ayrı ayrı odaklanıyor. Dağınık apartman dairesinde geçen sahneler, yönetmen Hou’nun klasik uzun, dingin ve ilerlemeyen görüntüleriyle dengeleniyor.

Büyük şehirdeki yalnızlık ve yabancılaşmayı, seyirciyi sıkmadan ve büyük bir boşluk duygusu bırakmadan anlatıyor. Kimi zaman melankolik, kimi zaman komik ve her zaman seyircinin içini ısıtmayı başaran film, juliette Binoche’u da ne kadar özlediğimizi hatırlatıyor. Soğuk ve kafası karışık Avrupalı tiplemelerinden sonra, her türlü duygunun hakkını vererek yaşayan Akdenizli sıcaklığındaki Suzanne tiplemesi, filmin belki de en büyük itici gücü oluyor.

‘Kırmızı Balon’un Yolculuğu’, ister istemez bir başka Uzakdoğulu yönetmenin, Wong Kar-wai’ın Batı’yı anlattığı ‘Benim Aşk Pastam’ (My Bluberry Nights) filmini hatırlatıyor. Bu iki farklı Doğu-Batı buluşmasında ‘Kırmızı Balon’un Yolculuğu’, diğerinin tutukluğundan uzaklaşarak, sıcak bir film olarak karşımıza çıkıyor.
Yönetmen: Hsiao-hsien Hou Oyuncular: juliette Binoche, Simon Iteanu

Kaynak: Akşam Gazetesi

1 Yorum

  1. banu

    bizde hiç kırmızı balon filan uçmaz, kötü mü çok renkli olurdu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir