Selin vurduğu Pakistan’da çocuklar aç, kadınlar çaresiz, erkekler umutsuz… Bölgedeki 5 bin kişiye her gün sıcak yemek dağıtan Hayata Destek Derneği’nin afet bölgesinden izlenimlerine göre, sel zaten yoksul olan halkın belini iyice bükmüş. Afetzedeler, bir ‘mucize’ bekliyor…

Pakistan tarihinin en büyük sel felaketiyle boğuşuyor. Ağustos ayında meydana gelen sel felaketinden sonra ülkenin kuzeyinde muson yağmurlarının taşırdığı nehirlerden, milyonlarca kişi etkilendi, binlerce insan hayatını kaybetti. Hayatta kalanlar bir yandan su ve yiyecek bulmaya çalışırken bir yandan da salgın hastalıklarla boğuşuyor. BM, dünyayı Pakistan’a yardıma çağırırken, Kaşmir Depremi’nden bu yana, beş senedir Pakistan’da yerel sivil toplum örgütleri ile projeler yürüten Hayata Destek Derneği selden etkilenen halka çadır dağıtımı hizmetini hızlandırdı. UNICEF, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Dünya Gıda Örgütü, Diakonie Katastrophenhilfe gibi uluslararası yardım kuruluşlarıyla ortak çalışan Hayata Destek Derneği bölgeden insan manzaraları aktarıyor:
Tohumlar sele karıştı
Fazıl Hak 60 yaşında, 13 çocuk babası: Dokuz çocuğu zamanında evlilik ve iş nedenleriyle aileden ayrılmış. Bu çocuklar finansal olarak aileyi desteklemiyor. Kalan 4 çocuğun 3’ü 10 yaşın altında, diğeri 12 yaşında. Fazıl Hak, idrar kesesindeki bir problemden dolayı mesanesine bağlı harici bir idrar torbasıyla yaşıyor. Yani iş göremez durumda. Doktor Kasım ayının ilk haftası için ameliyat tarihi vermiş. Ancak tarih yaklaştıkça Hak daha da üzülüyor, çünkü selde her şeyini kaybetmiş olan Hak, ameliyat icin gereken parayı artık karşılayamayacak. Doktordan ikinci bir ameliyat tarihi alabilmesiyse mucize. Eşinin bacaklarında oluşan ve sebebi bilinmeyen bir rahatsızlık nedeniyle eşi de yürümekte ve iş görmekte oldukça zorluk çekiyor. Evde çalışabilen insan yok. Selden önce 4 büyük baş hayvanı varmış ancak hayvanlar sele kapılmış.
Selde evini tamamen kaybetmiş olan ve Hayata Destek Derneği’nden edindiği çadırı evinin yıkıntıları üzerine kuran Hak’ın selden önceki bir diğer geliri ise tarım. Ancak Hak kendi toprağının sahibi değil. Köyün ağasına ait olan toprağı her sene hasatın yüzde 50’si karşılığı ekiyormuş. Hak geçen seneki hasattan tohumluk olarak ayırdığı 2 bin 800 kilo buğdayın yanı sıra birer ton mısır, pirinç ve şeker kamışı tohumunu yine selde kaybettiği için bu sene ekecek tohumu da yok.
Ne hayvan kalmış, ne buğday
Zaferullah’ın karısı 45 yaşlarında, 6 çocuk annesi. Adını bilmiyoruz, çünkü bölgede bir erkeğin evli bir kadına adını sorması pek hoş karşılanmıyor. Görüşmeyi yapan kişi erkek bir eleman olduğu için ondan ‘Zaferullah’ın karısı’ diye söz ediyoruz: Zaferullah doğuştan sağır ve dilsiz. Üstüne üstlük 6 yıl kadar önce bozuk olan gözleri tamamen görmez olmuş. 4’ü kız, 2’si erkek olan, en büyüğü 18 yaşındaki 6 çocuktan sadece bir kızı ve bir oğlu konuşup, işitebiliyor. Ne yazık ki diğer 4 çocuk da sağır ve dilsiz. Zaten selden önce de ekonomik olarak oldukça zor bir durumda olan bu ailenin selde telef olan 3 ineğinden başka hiç bir geliri yokmuş. Diğer köylülerin sadaka ve yardımlarıyla geçinen aile, kış boyu kendileri ve hayvanlarının yemesi icin depoladığı yaklaşık 1600 kilo buğday ve bakliyatı sele kaptırmış. Evleri hasar gören ailenin bahçeleri tamamen sel çamuru ile kaplanmış. Şu anda köyde başlatılan imece çalışması sayesinde sel sularının getirdiği çamur temizleniyor ve aileye barınabilmeleri için baska bir sivil toplum kuruluşunun da desteğiyle tek göz bir ev yapılıyor. Selden önce köylülerin yardımlarıyla geçinenen aile şimdi yiyecek bulmakta zorlanıyor.
Sel sırasında kendi evlerini kurtarmaya çalışırken kimseden yardım alamamışlar çünkü herkes kendi derdiyle uğraşıyormuş. Gözleri görmeyen eşi, küçük yaştaki çocukları sele kapılan hayvanlarını ve eşyalarını kurtarmakta yetersiz kalmış. Sel sırasında bulabildikleri en yüksek evin damına çıkan aile 24 saat boyunca yiyecek yemek, içecek suları olmadan bir yardım elinin uzanmasını beklemiş. Daha sonra helikopterden atılan bisküvilerle karınlarını doyurabilmişler.
Eşi sele kapıldı
Muhammed Kabir, 75 yaşında, 5 çocuk babası: Selden önce Charsadda şehrinin taşan Kabul Nehri’nin iki kıyısına kurulmuş olan Khailya Sindh’de yaşıyordu. 5 çocuğunun en büyüğü olan 20 yaşındaki kızı zihinsel özürlüydü.
Sağ baldırındaki sorundan dolayı bir ameliyat geçirmiş olan Kabir, çok yavaş ve topallayarak yürüyebiliyor. Selden hemen önce nehrin diğer yakasında köy meydanına gelen polis arabasıyla selin geldigi anons edilerek halk uyarılmış. Gece 02.00’de yapılan bu anonsa uyanan Muahammed Kabir, 21 senedir evli olduğu eşi Amina Bibi’yi sel uyarısı yapıldığını söyleyerek uyandırmış. Kabir 5 çocuğunu alarak nehrin diğer kıyısındaki polislere ulaşmaya karar vermiş. Bu sırada eşi, tek mal varlıkları olan 1 inek ve 2 keçiyi alıp eşine ve çocuklarına yetişmeye çalışıyormuş. Çocuklarını karşıya geçiren Muhammed, geri dönüp eşine yardım etmek için köprüye koşmaya başlamış ancak köprünün yarısına gelmeden sel köprüyü kaplamış. Daha fazla ilerleyemeyen Kabir geri dönmeye karar verdiğinde köprünün üzerindeki su seviyesi göğsüne kadar geliyormuş. Yüksekçe bir yere kendini atmayı başaran Kabir, geri dönüp baktığında, evinin gözleri önünde yok oluşunu izlemiş ancak ne eşini ne de hayvanlarını görmüş. Kabir o anda aklını yitirdiğini düşünüyor. Konuşmanın bu bölümünde gözlerinden süzülen yaşlarla suların çekilmesini beklemenin onun için ne kadar zor olduğunu anlatıyor. Kabir, eşini bulmak için çekilmeye başlayan sel sularını takip etmeye başlamış. Dönüşünde çocukların nereye gittiğini bilmeyen adam, onları ancak 70 kilometre uzaktaki Newsherra’da bir kampta bulabilmiş. 17 günlük yürüyüşü boyunca elinde eşine ait tek resmin bulunduğu kimlik kartını herkese gösterdiğini ve onlara adresini bıraktığını söyleyen adam eşini aramaya devam ediyor. “Eşimin bir tek kemiğinin Hindistan’da olduğunu bilsem tek bir an bile durmadan hemen gider getiririm” derken gözyaşlarını tutamıyor.
1 kilo sütle geçiniyor
Sacida 45 yasinda 3’ü kız 5 çocuk annesi: Eşini 3 yıl önce kanserden kaybeden Sacida selde tek geçim kaynağı olan 2 inek ve 4 keçisini kaybetmiş. Selden hemen önce iki gün boyunca aralıksız yağan yağmurdan korkan Sacida çocuklarını annesiyle birlikte sığınmaları için şehir merkezindeki okula yollamış. Evde yanlız kalan Sacida yükselmekte olan sel sularının bir kaç saat içinde çekileceği ümidiyle beklemeye başlamış. Ancak çok daha ani gelen ikinci sel dalgası nedeniyle evinin damına çıkmış. Sacida tam iki gün boyunca burada yanlız başına kurtarılmayı beklemiş. İki gün sonra bir teknenin yardımıyla kurtarılan Sacida, hayatın zorluklarını daha ağır hissetmeye başlamış.
Selden ancak 12 gün sonra çocuklarıyla birlikte evine dönebilmiş. Yardım kuruluşları hayatını tekrar idame ettirebilmesi için Sacida’ya bir inek vermiş. Bu sayede şimdi tekrar hayata tutunmaya çalışıyor. 5 çocuklu bu annenin çocuklarına bakabilmek için tek geçim kaynağı inekten elde ettiği süt. İneğin son günlerde hastalandığı için günde 1 kilo süt satabiliyor olması onu üzüyor.
Konuşulan her selzede bir mucize beklediğini anlatıyor. Bir de selden önce durumu nispeten iyi olup, selde iflas edenler var. Bazıları sahip olduğu tüm hayvanları selde kaybetmiş ve şimdi ne yapacağını bilemez halde. 136 ineği olup, hepsinin boğulduğunu görünce kalp krizi geçirip ölenler de var. Selde değerli evraklarını kaybedenler de var. Örneğin üniversite diplomasını kaybetmiş bir afetzede durumunu şöyle anlatıyor: Yaşanan bu korkunç durumdan sonra şansım bir anda döndü ve bir iş buldum. Ancak iş veren benden diplomamı getirmemi istedi. Selde kaybolan diplomamın yenisini almak için okula gittiğimde üniversitenin de tüm kayıtlarının sular altında kaldığını öğrendim. Maalesef işi kaçırdım.” (Yaşam Servisi)
10 bin kişiye su, 5 bin kişiye yemek
Hayata Destek Derneği, Türkiye ve çevresindeki ülkeler öncelikli olmak üzere, insani kriz durumunda acil yardım, iyileştirme ve yeniden yapılandırma ile afet risk yönetimi projeleri geliştiren ve uygulayan; uluslararası bir insani yardım organizasyonu. İnsani kriz zamanlarında yapılan acil yardımlar tarafsızlık ilkesine bağlı kalınarak, iyileştirme, yeniden yapılandırma ve katılımcı kalkınmanın temelleri atılarak gerçekleştiriliyor. Afet risk yönetimi ve çatışma önleme Hayata Destek’in görev alanın vazgeçilmez parçalarını oluşturuyor. Tarafsız bir kuruluş olan dernek, UNICEF, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Dünya Gıda Örgütü, Diakonie Katastrophenhilfe gibi uluslararası yardım kuruluşlarıyla ortaklıklar gerçekleştiriyor.
Hayata Destek Derneği tarafından devam ettirilmekte olan projelerin bir kısmı:
* 2 bin 750 aileye çadır dağıtma çalışmaları devam ediyor.
* Swat bölgesine yapılan acil operasyon ile 8 gün içerisinde BM helikopterleri ile 1545 paket kuru gıda yardımı yapıldı. Yapılan toplam yardım bu hafta sonuna kadar 2000 paket yani 80 tona ulaşacak.
* 50 farklı noktaya yerleştirilen su tankları ile günde ortalama 10 bin kişinin su ihtiyacı karşılanması devam ediyor.
* 5 bin kişiye her gün düzenli sıcak yemek dağıtılıyor.
* 8 bin 825 aileye ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda temizlik malzemesi içeren hijyen paketleri dağıtılıyor ve hijyen eğitim hazırlıkları devam ediyor.
* 420 tuvalet kurulması için çalışmalar başlatıldı.
* 10 mobil klinik kurulması için hazırlıklar sürüyor.
* 4 bin 500 çiftçi aileye tarlaların temizlenmesi ve tohum tedariği desteği yapılması için hazırlıklar sürüyor.
Kaynak: Radikal


