Ocak ‘kaçak’ değil devlet korumasında!

7 Dakika Okuma Süresi

Şırnak’ta 7 işçinin can verdiği maden ocağında 4 yıldır nasıl kaçak üretim yapılabildiği sorusu yanıt bekliyor. MMO Başkanı Ayhan Yüksel ise ocağın kaçak olmadığını söyledi.

 

 

 

 

Şırnak’taki kömür ocakları bölgesinde önceki gün 7 maden işçisinin ölümü, 1 işçinin ağır yaralanmasıyla sonuçlanan iş cinayetiyle ilgili pek çok soru yanıt bekliyor. Bölgede son 4 yılda 18 işçinin can verdiği bu ocaklarla ilgili soruların başında ise şu geliyor: Bakanlığın iddia ettiği gibi yıllardır bu ocaklar kaçak işletiliyorsa devletin bundan haberinin olmaması mümkün mü? Bu ocaklar, yaşanan bunca ölüme karşın hiç mi denetlenmedi? Denetlendiyse bu duruma göz mü yumuldu?

MMO: Bu ocak kaçak değil

 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, olayın hemen ardından yaptığı açıklamada, bu maden sahasında faaliyetin ‘iş güvenliği riski barındırdığı için’ 2013 yılında durdurulduğunu açıklamıştı. TMMOB’a bağlı Maden Mühendisleri Odası (MMO) Başkanı Ayhan Yüksel ise bu açıklamanın gerçeği yansıtmadığını, Bakanlığın ‘bu ocak kaçak’ diyerek sorumluluktan kaçmaya çalıştığını belirtti. Yüksel, “Şırnak’taki bu ocak yıllardır Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından özel sektöre ihale usulü veriliyor. 2017 yılının mart ayında en son ihale yapıldı ve özel bir firma işi aldı” dedi.

 
Üretilirken kaçak satılırken yasal!

 
Yüksel, şunları da söyledi: “İşler yolundayken orada çalışanlara taşeron deniyor. Kaza olunca ‘kaçak üretim yapıyor’ deniyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, kaza yaşanan bu ocağın 2013 yılında kapatıldığını açıkladı. Ancak 2017 yılında yine kamu kurumu tarafından ihale edilmiş. Ocağın fotoğraflarına baktığınızda ocağın güvenli olmadığı çok açık. Bırakın üretimi, ocağa hiç yaklaşılmaması gerekiyor. Bir tarafta su birikintileri, bir tarafta yüksek şevler, kontrolü yapılmayan çalışma alanları var. Oysa bu ocağın 1 kilometre yakınında bir kontrol noktası var. Kömür işletmelerinin kantarından bu kömürler geçiyor. Bölgede çalışan işyerlerine satılıyor. Hatta yerelden bize gelen duyumlara göre, bu kömürler resmi kurumlara satılıyor. Üretilirken kaçak, satılırken nasıl yasal oluyor? Bu ocak kaçak olsa resmi kurum ihale edemez.”

 

Torun: Herkesin bilgisi dahilindeydi

 
Daha önce bölgede incelemelerde bulunan MMO eski Başkanı Mehmet Torun da, BirGün’e yaptığı açıklamada, TKİ’nin son olarak bu yıl maden sahasını ihale ile 3 ayrı şirketin birlikte kurduğu bir ortaklığa kiraladığına dikkat çekti. Torun, “Ocaklar kaçak deniyor, ama bu şirketin sahada iş makineleri var ve sahada işletme faaliyeti yapıldığı söyleniyor. Bu konuda gerçek ve doğru bilgiyi ilgili kamu kurumlarının yetkilileri vermek durumundadır” dedi.

 

Torun, bölgede 2014 yılında yaşanan bir iş kazası üzerine incelemelerde bulunurken, kaçak olarak adlandırılan bu ocakların dönemin Valisi de dahil herkesin bilgisi dahilinde üretim yaptığını tespit ettiklerini de aktardı.

 

Öte yandan kaçak işletilen bu madenlerden çıkarılan kömürün, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından bölgedeki 20 ilde bulunan yoksullara ücretsiz dağıtıldığı ileri sürülüyor.

 

 

3 kişi gözaltına alındı

 
Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, taşeron firma sahibi ile 2 çalışan gözaltına alındı.
Şırnak Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Parlak tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Cumhuriyet Savcısı ve 3 kişilik bilirkişi heyeti ile olay mahallinde yapılan ilk incelemede, herhangi bir kaçak kömür üretimine rastlanmadığı, ancak söz konusu yüklenici firmanın üretime hazırlık çalışmaları kapsamında faaliyetler icra ettiği tespit edilmiştir. Olaya ilişkin alt yüklenici firma sahibi ile 2 çalışan gözaltına alınmış olup, bilirkişi raporu kapsamında meydana gelen olayda ihmali ve kusuru bulunan diğer kişiler hakkında işlem tesis edilecektir” ifadeleri kullanıldı.

 

 

Cenazeler gece yarısı toprağa verildi

 
İş cinayetinde yaşamını yitiren 7 işçinin cenazesi, önceki gün gece saatlerinde toprağa verildi. Şırnak Devlet Hastanesi’nde yapılan otopsinin ardından göçükte hayatını kaybeden Vedat Özden, merkeze bağlı Dağkonak Köyü Mezarlığı’nda, Sekvan Üstün Cizre’de, Yılmaz Mağrur, Mesut Mağrur ile Yüksel Uğur merkeze bağlı Kendale İş Mezarlığı’nda, Mehmet İzer merkez Büyük Mezarlık’ta ve Abdullah Kayaş ise Tümen Komutanlığı bitişiğindeki mezarlıkta dualar eşliğinde toprağa verildi.

 

 

HDP Meclis’e taşıdı: 4 yıldır neden denetim yapılmadı?

 

 

HDP, Şırnak’ta 7 işçinin yaşamını yitirmesi, 1 işçinin ağır yaralanmasıyla sonuçlanan iş cinayetini Meclis’e taşıdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik, Bakan Albayrak’a şu soruları yöneltti:

 
“2016 yılında ilan edilen sokağa çıkma yasakları döneminde kimse sokağa çıkamazken, göçüğün olduğu maden ocaklarının işletilmesine kaçak olduğu halde neden izin verilmiştir? Söz konusu ocak, neden 4 yıldır hiçbir şekilde gerekli denetime tabi tutulmamıştır? 2013’te kapatıldığı iddia edilen, fakat 2014’te benzer bir göçük meydana gelen maden ocağında neden herhangi bir tedbir alınmayarak ocağın kaçak işletilmesine izin verilmiştir? Faciada sorumluluğu bulunan kurum ve kişilerin tespiti amacıyla idari soruşturma ne zaman başlatılacaktır? Şırnak maden ocaklarının kaçı ruhsatsızdır ve bu ocaklarda kaç yurttaş kaçak olarak çalıştırılmaktadır?”

 

 

Sahada hiçbir mühendislik çalışması yapılmamış!

 

 

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, 7 işçinin can verdiği ruhsatsız maden ocağında hiçbir mühendislik çalışmasının yapılmadığını açıkladı.

 

Koramaz, “17 Ekim’de göçüğün yaşandığı ocak, bir açık işletmedir. Açık işletme çukurunda geçen kış aylarından itibaren ciddi miktarda su birikmiş olup tabakaların gevşemesine neden olmuştur. Bu durum çalışmayı güçleştirmektedir. Emniyet ve iş güvenliği açısından zorunlu olan basamak çalışmaları yapılmadığı için her an göçük ihtimali yüksektir. Sahada hiçbir mühendislik çalışması yapılmamıştır. Yani yapılan üretimin mühendislikle, bilimle hiçbir ilgisi yoktur. Bu katliamların sorumlusu, sömürü hırsıyla insanların can güvenliğini yok sayan işletme sahipleri ve bunlara göz yuman siyasi otoritedir” dedi.

 

Beko: Göz yumanlar hesap vermeli

 
DİSK Genel Başkanı Kani Beko ise şunları kaydetti: “Ocağın kapatılmış olması ve kaçak çalıştırılması iktidarın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; aksine nasıl olup da üretime devam ettiği sorusunu cevaplaması gereken bizzat iktidar temsilcileridir. Patron nasıl iş cinayetine davetiye çıkarmışsa, buna göz yumanlar da cinayetten birinci derecede sorumludurlar!”

 

 

 

Kaynak : Birgün

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir