Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ankara şubesi tarafından ‘Mimarlık Şenliği’ kapsamında düzenlenen “Toplumsal Dinamikler Formunda” , neoliberal politikalar sonucunda katledilen doğal ve kültürel varlıkların korunması için birlik ve mücadele çağrısı yapıldı. Foruma Sinop, Silopi, Pazarcık bölgelerinde sürdürülen termik ve nükleer santral projeleri ile, Hasankeyf, Allianoi gibi antik kent alanlarında yürütülen baraj çalışmalarına karşı mücadele eden platformlar ile çeşitli sivil toplum örgütleri katıldı.

İnşaat Mühendisleri Odası’nda gerçekleştirilen forumda konuşan Sinop Nükleer Karşıtı Mücadele grubu üyesi Zeki Karataş, her şeyi parayla ölçen emperyal sevdalılara karşı örgütlenme çağrısında bulundu. 1970’ten bu yana Türkiye’de nükleer sevdası olduğunu belirten Karataş, “Başbakan Erdoğan Sinop’u bir marka yapacağını söylüyor. Sinop nükleer santral için hangi kriterlere uyuyor? Bana göre Sinop, küçük ve imha etmek için uygun bir yer, bu da yok etmek için yeter bir sebep. Sinop’u yatırımlarla zenginleştireceğiz diyerek halkı kandırıyorlar. Türkiye gibi deprem kuşağında yer alan ve güvenlik kültürünün yerleşmediği bir ülkede nükleer santral yapmak mantıksızlık. Kan ve gözyaşı halkların kaderi olamaz. Bizler nükleere karşı yaşasın hayat demeye devam edeceğiz” dedi.

Silopi Termik Santralına Karşı Mücadele grubu üyesi Zeki Kunur ise Silopi’de kurulan ve 8 yıldır işletilen termik santralin zararlarının büyük olduğunu vurguladı. Sakat doğumların ve düşüklerin arttığını belirten Kunur şunları söyledi: “Şırnak’ta üç termik santralın işletilmeye başlanmasından bu yana bölgede kalp hastalıkları, astım, kanser gibi hastalıkları arttı. Zihinsel ve bedensel engelli çocuk sayısı da arttı. 450 kontenjanı bulunan rehabilitasyon merkezleri dolup taşıyor. Tarımda verim yüzde 60-70 düştü. Geçen yıl mercimek tarlaları kurudu. Hayvanlar ölü doğumlar yapıyor.”

‘AİHM’E BAŞVURACAĞIZ’

Allianoi Girişim Grubu Sözcüsü Hilal Küey ise, kültürel miras Allianoi’nin korunması için mücadele edeceklerini söyledi. Küey, “2000 yıllık kültürel miras alternatif üretilmeden yok ediliyor. 2001’de birinci derecede sit alanı ilan edilen Allianoi’ye devlet baraj yapmayı planlıyor. Türkiye’de hukuksal anlamda yapılacak bir şey kalmadı. AİHM’e başvuracağız” dedi.

‘HASANKEYF’İN ALTERNATİFİ YOK’

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi üyesi Necati Pirinççioğlu ise binlerce yıllık tarihin birkaç yıllık baraj için yok edilmesine göz yumulmaması gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi: “Türkiye karanlıkta kalacak, Türkiye’yi karanlık günler bekliyor şeklinde propaganda yapılıyor. Bu baraj Türkiye’nin enerji ihtiyacının sadece yüzde ikilik bir kısmını karşılayabilecek. Türkiye’deki kayıp kaçak oranı yüzde 20’den yüzde ıo’a dahi düşürülebilse yüzlerce Ilısu Barajı eder. Ihsu Barajı’nın bölgeyi kalkındıracağı iddia ediliyor. Bu bölgedeki Atatürk, Keban, GAP gibi barajlar tam tersine bölgeyi daha da yoksullaştırmıştır.”

Kazdağları’nda inceleme başlatıldı
ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı görevlileri, altın madeni arama ve sondaj çalışmalarının yapıldığı Kazdağları’nda incelemelerde bulundu. Bölgeye gelen 4 kişiden oluşan bakanlık görevlileri, Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesi Bahçedere köyü Fatma Kayası mevkisine gitti. Burada inceleme yapan bakanlık görevlileri, Fatma Kayası mevkindeki altın madeni arama ve sondaj çalışmalarının yapıldığı yerleri gezerek, rapor tuttu.

Global Madencilik ve Taşımacılık Şir-keti’nin sorumlularının da bakanlık görevlilerince yapılan inceleme çalışmalarına eşlik etmesi dikkat çekti. Madende yapılan sondaj çalışmasının projeye uygun olup olmadığını denetlemek amacıyla geldiği öğrenilen bakanlık görevlileri, yöre halkının konuyla ilgili görüşlerini dinledi. Bakanlık görevlileri, yaptıkları inceleme çalışmalarını tamamladıktan sonra bölgeden ayrıldı.

Kaynak: Birgün

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir