Kızılırmak suyu kaliteliKızılırmak suyunun içilemez olduğunu iddia eden ve Belediye Başkanı Gökçek’e ’Vebal ultimatomu’ veren meslek odalarına Sağlık Bakanlığı’ndan yanıt geldi. Bakanlık “Kesikköprü suyu kaliteli su kategorisindedir” açıklaması yaptı.

ANKARA’daki su sorununa ilişkin biraraya gelen meslek odaları tahlil ettirdikleri Kızılırmak suyunu Dünya Sağlık Örgütü’nün onaylamadığını açıklarken, Sağlık Bakanlığı’nın “Kesikköprü suyu kaliteli su kategorisindedir” açıklaması kafaları karıştırdı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Ankara’nın içme ve kullanma suyu ihtiyacının bir kısmının Kızılırmak üzerindeki Kesikköprü Barajı’ndan sağlanacak olması nedeniyle barajı besleyen Kızılırmak suyunun kalitesi konusunda bilgi verildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Son 4 yıl içinde DSİ Genel Müdürlüğü’nce yapılan periyodik analizlerde bu suyun Çevre ve Orman Bakanlığı’nca belirlenen ham sularla ilgili yönetmeliğe uygun olduğu ve arıtıldıktan sonra içme suyu olarak kullanılabilecek vasıfta olduğu anlaşılmaktadır.

2007 yılı içinde bakanlığımız Refik Saydam Hıfzıssıha Merkezi Başkanlığı ve Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından ayrı ayrı alınan ham su örneklerinin farklı laboratuvarlarda yapılan analizlerine göre de Kesikköprü suyu ağır metaller yönünden, ilgili yönetmeliklere göre kaliteli su kategorisindedir.

Yine 2007 yılında yapılan analiz sonuçlarına göre Kesikköprü suyundaki sülfat düzeyinin 227-330mg/L, klorür düzeyinin 237-325 mg/L ve sodyum düzeyinin ise 134-245 mg/L aralığında seyrettiği görülmüştür. İlgili yönetmeliklere göre Kesikköprü’den alınan ham baraj suyunda sadece sülfat, klorür ve sodyum düzeyleri yüksek olmakla birlikte, Çamlıdere Barajı’ndan alınan suyla karıştırılmak ve İvedik Arıtma Tesisi’nde arıtılmak suretiyle içme suları hakkındaki yönetmeliğe uygun hale getirilerek tüketime sunulması mümkündür.

Bakanlığımız başından beri konuyu titizlikle izlemekte ve ilgili bilimsel kurulların görüşleri doğrultusunda hareket etmektedir. Konunun politik malzeme haline getirilmemesi, tartışmanın bilimsel çerçevede yapılması, eksik bilgi ve araştırmaya dayanan yanlış açıklamalar yapılmaması gerekmektedir. Su gibi hayati öneme haiz bir konuda herkesin sorumluluk duygusuyla hareket etmesi gerekmektedir.”

Kaynak: Hürriyet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir