Kütahya’da kusurlu ray

5 Dakika Okuma Süresi

Kütahya’da 10 kişinin ölümüyle sonuçlanan tren kazasında kırılan raylar ‘sabıkalı’ çıktı. 1987 yılında Güney Afrika’dan alınan ancak bir bölümü aşırı oksitlenme nedeniyle kusurlu bulunarak iade edilen rayların Kütahya hattında da kullanıldığı, ocak ayındaki kazanın bu rayların kırılması sonucu meydana geldiği belirlendi. 1989 yılında o dönem DYP Zonguldak Milletvekili olan Köksal Toptan ve 21 arkadaşı, Güney Afrika’dan temin edilen 50 bin ton rayın bir bölümünün ‘kusurlu’ çıktığının ODTÜ ve TCDD heyetlerince saptandığı, buna karşın bu rayların hatlarda kullanıldığı gerekçesiyle Meclis Araştırması açılması için konuyu TBMM’ye taşımıştı.
27 Ocak’taki facianın ardından, TCDD, kazanın nedenlerini saptamak için çalışma başlatmıştı. Kaza kurulu oluşturulurken, kırılan raylar da incelenmeye alındı. İncelemede rayların 1987 yılında Güney Afrika’dan alındığı, bir kısmı aşırı oksitlenme nedeniyle iade edilen rayların Kütahya’da da kullanıldığı, kırılanların o dönemde ithal edilen parçalardan olduğu anlaşıldı.

38 parçaya ayrılmış

Kütahya’daki tren kazasında, rayların bugüne kadar görülmedik şekilde 38 parçaya ayrılması ve bu rayların 1987 yılında ithal edilen raylar arasında bulunması nedeniyle dikkatler, yıllar önce bu konuda TBMM’de yapılan tartışmalara çevrildi. O dönem DYP Zonguldak Milletvekili olan Köksal Toptan ve 21 arkadaşı, 1989 yılında ‘Güney Afrika’nın ISCOR Limited Şirketi’nden satın alınan rayların kusurlu olmasına rağmen kullanıldığı iddiası ve sorumluların tespiti’ amacıyla Meclis araştırması açılması için önerge vermişti. Meclis’teki görüşmeler sırasında raylarla ilgili teknik incelemeler de gündeme gelmişti. Bazı milletvekilleri ODTÜ’nün raporuna da dikkat çekip, “İlk parti olarak gelen rayların bir kısmı özürlü. Öyle kısımları var ki olası bir darbede raylar kırılabilir” denildiğini aktardı. Rayların bir bölümünün özürlüydü.

Dönemin Ulaştırma Bakanı Ekrem Pakdemirli, önergenin görüşülmesi sırasında açıklamalarda bulunurken, 50 bin ton ray alımının ISCOR Limited Şirketi’nden temini konusunda 1987 yılında sözleşme imzalandığını, rayların beş yıl garantili olduğunu ve hatalı rayların bu süre zarfında yenileriyle değiştirileceğinin hükme bağlandığını belirtti. Pakdemirli’nin verdiği bilgiye göre, Mersin Limanı’na gelecek raylar TCDD Genel Müdürlüğü heyetince kontrol edilecekti. TCDD Ray Tesellüm Heyeti, Mersin Limanı’na gelen birinci parti 9 bin ton rayın göz ve master muayenelerini yaparken rayların orta kısımlarında aşırı oksitlenme görerek teknik şartnamede belirtilen bütün testlerin yeniden yapılmasını istedi. Testlerin bir kısmı ODTÜ’de, bir kısmı da Karabük Demir Çelik’te yaptırıldı, bu arada rayların sevkıyatı durduruldu.

Kısıtlı numune, eksik test
Karabük’te yaptırılan testlerin müspet çıktığını kaydeden Pakdemirli, rayların döşenmesinde gözle görülebilen arızaları olanlarının ayrılması kaydıyla limanda çökme tehlikesi yaratan rayların sevkine izin verildiğini bildirdi.
Pakdemirli, ODTÜ raporunda ise ‘rayların çeliğinin kimyasal bileşimine uyduğu, manganının standartta öngörülen yüzde değerin üzerinde çıkmış olmasına karşın bunun sakıncalı bir durum doğurmayacağının belirlendiğini’, numunelerin kısıtlı olmasından dolayı kontrol deneyinin yapılamadığının vurgulandığını aktardı.

Önerge kabul edilmedi
Kontrolde şartnameye uygun olmadığı tespit edilen 412 adet (599 ton) rayın firmaya iadesine karar verildi. Görüşmeler sonucunda konu hakkında Meclis araştırması açılmasına ilişkin önerge kabul edilmemişti.

‘Trenler bu rayların üzerinde gidiyor’
1989’da Meclis araştırması açılması için verilen önerge özetle şöyle:
“Türkiye’ye gönderilen ve Mersin Limanı’na yığılan rayların gözle görülebilir şekilde kusurlu olduğu görülmüştür. Bunun üzerine, TCDD heyeti tarafından yapılan 29 Ekim 1987 tarihli incelemede, rayların gözle görülür kusurlar taşıdığı ifade olunmuştur. Yönetim, bu raporları anlaşılmaz bir nedenle yeterli görmemiş ve 21 Aralık 1987 tarihinde ikinci bir rapor alınması ihtiyacını duymuştur. Bu raporda da rayların kusurlu olduğu açıkça ifade olunmuştur.”

ODTÜ’den ayrı bir rapor alındığı, çok az sayıda örnek verilmesine rağmen 18 Aralık 1987 tarihli rapor içeriğinin de söz konusu rayların büyükçe bir bölümünün kusurlu olduğunu ortaya koyduğu belirtilen önergede şöyle devam edildi:
“2 bin 527 ton olduğu tespit olunan ilk iki parti raydaki kusurlu raylar, kazalara neden olabileceği düşünülmeden kullanılmıştır. Şu andaki trenlerimizin bir bölümü bu kusurlu raylar üzerinde çalışmaktadır. Böylesine hayati önem taşıyan bir durumun mutlaka araştırılması ve bu ağır kusuru işleyenlerin tespiti gerekmektedir.”

Kaynak: Radikal

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir