Doğal Hayatı Koruma Vakfı tarafından hazırlanan rapora göre, 2007 yılında Konya havzasındaki yeraltı su seviyesinde 1 ile 15 metre arasında bir düşüş yaşandığı belirtiliyor. Raporda, bilinçsizce açılan ve gereğinden fazlaca çekilen yer altı sularının yer altındaki temiz suyla kirli suyun karışmasına neden olacağı ve elde kalan az miktardaki temiz suyun da bu sayede kullanılamayacak hale geleceğine de dikkat çekiliyor
Konya Kapalı Havzası’nda yağış azlığı ve tarımsal olarak bilinçsizce açılan sondaj kuyuları yer altı su seviyesinde ciddi kayıplara yol açıyor. Bilinçsizce açılan ve gereğinden fazlaca çekilen yer altı sularının yer altındaki temiz suyla kirli suyun karışmasına neden olacağı ve elde kalan az miktardaki temiz suyun da bu sayede kullanılamayacak hale geleceği bildirildi.
Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye tarafından 2003 yılında başlatılan ve Konya Kapalı Havzası’ndaki sulak alanların ve yer altı sularının durumuyla ilgili yapılan çalışmanın sonucu, düzenlenen bir toplantıyla kamu oyuna sunuldu. Dedeman Otel’de düzenlenen toplantıya Konya İl Çevre ve Orman Müdürü Nuri Kunt, Devlet Su İşleri 4. Bölge Müdürü Hacı Haksal, WWF Türkiye yetkilileri ve davetliler katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan WWF Türkiye Su Kaynakları Programı Müdürü Buket Bahar Dıvrak,Konya Kapalı Havzası’nın Türkiye’deki 25 su havzasından biri olduğunu ve birçok özelliğiyle diğer havzalardan daha önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, “Bu havza üzerinde 2003 yılından beri çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu bölge bizim için ayrı bir öneme sahip. Bunun nedeni birçok biyolojik çeşitliliğe sahip olması, Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü’nü içine alması, özel çevre koruma bölgesi olması, 2 milli parka sahip olması ve dünyanın 200 önemli sulak alanından birisi olmasıdır. Ancak bu havzada son yıllarda su konusunda önemli sorunlar yaşanıyor. Bunun birinci nedeni suyun doğal akışının yönünün değiştirilmesidir. Ayrıca tarımsal arazi ve otlak elde edebilmek için mevcut sulak alanların kurutulması ve tarım için bilinçsizce yapılan aşırı su çekimleri, özellikle yer altı su seviyesinin kritik seviyelere düşmesine neden oluyor. Bu nedenle biz bu bölgede Entegre Havza Yönetimi’ni uygulamaya çalışıyoruz. Yani elimizdeki kısıtlı suyun akılcı kullanımını ve yönetilmesini sağlamayaçalışıyoruz” dedi.
Selçuk Üniversitesi Mimarlık-Mühendislik Fakültesi jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Güler Göçmez ise, Konya Kapalı Havzası’nın su kaynaklarının en az ve suya en çok talebin olduğu bir havza olduğunu dile getirerek, “Havzanın nüfusu yaklaşık 3 milyondur ve geçim kaynağı ağırlıklı olarak tarımdır. Özellikle tarımsal sulama amacıyla yapılan ve sürdürülebilir olmayan su yönetimi uygulamaları, Konya Havzası’ndaki sulak alanları belirgin biçimde etkilemiştir. Suyundoğal akış yönünün değiştirilmesi, yanlış tarımsal sulama yöntemlerinin kullanımı, yer altı sularının kontrolsüz şekilde çekilmesi, bölgedeki sulak alanların kurumasına neden oluyor. Bu düşüşü tespit etmek için 100 rasat kuyusu belirlenmiş ve periyodik olarak bu kuyulardaki su seviyeleri kontrol edilmiştir. Proje dönemi boyunca yapılan ölçümlerde yer altı su seviyesi Ocak-Aralık 2006’daki seviyelere göre değerlendirildiğinde, bir yıl boyunca havzaya düşen yağışlar yer altı suyunu yükseltememiştir.Bu dönemdeyer altı su seviyelerinde 1-6 metre düşüş gözlendi ve bu düşünün her yıl daha da artacağı çünkü yağışların eksilen yer altı suyunu takviye edemediği belirlendi. Bu düşüşün özellikle tarımsa faaliyetlerin yoğun olduğu bölgelerde çok daha fazla hissedildiği saptandı. Bu bilinçsiz su çekiminin devam ettirilmesi Konya Kapalı Havzası’nın su rezervinin tamamen bitmesine neden olacaktır” şeklinde konuştu.
Bölgedeki inceleme süresi boyunca yağışların bir önceki yıla göre azaldığını ve buharlaşma ve terlemenin yağış miktarından daha fazla olduğunu da ifade eden Yrd. Doç. Dr. Göçmez, “Konya Kapalı Havzası’nda bölgelere göre yer altı su seviyesi 2007 yılında 1 ile 15 metre arasında düşüş göstermiştir. Bu düşüş 2006 yılına göre yaklaşık 2 kat fazladır. 2006’da yıllık yağış 278.9 kilogramken 2007’de bu rakam 223 kilogram’ kadar düşmüştür. Konya merkezde Konya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (KOSKİ) Genel Müdürlüğü’ne ait gözlem kuyularında ise 2006 yılı Mayıs ayı ile Ekim aylarındaki ölçümler karşılaştırıldığında, yer altı su seviyesi değişiminin 8 metre olduğu ortaya çıkmaktadır. 2007 yılı Nisan ile Ekim ayı ölçümlerinde ise yer altı su seviyesi değişimi 6 metredir. Bu düşüşün azalmasının nedeni ise apartmanlara ait kaçak kuyuların kapatılması ve yeni kuyu açılmasına izin verilmemesidir. Baraj ve göletlerdeki depolanan su hacmi proje döneminde daha da azalmış, bazı göller tamamen kurumuş,bazıları ise kuruma noktasına gelmiştir” diye konuştu.
Kaynak: Yeni Şafak


