Çanakkale Kaz Dağları’nda sürdürülen altın arama faaliyetleri çevre örgütleri tarafından ormanların yok edildiği gerekçesiyle eleştirilirken, maden üreticileri çalışmaların çevreye zarar vermeksizin yürütüldüğünü belirtiyor.

Türkiye Maden Mühendisleri Odası Çanakkale Temsilcisi Hürriyet Demirhan, ülkede altın madenine karşı aşırı bir lobi bulunduğunu, tepkilerde bunun etkili olduğunu ileri sürüyor. Bölgede oteller ve yazlıklar yapılırken kimsenin Kaz Dağları’nı kurtarmaya soyunmadığına dikkat çeken Demirhan, “Orman kesilerek tarlalar açıldı, oteller ve yazlıklar yapıldı. Orada zaten ekonomik bir faaliyet var. Buna kimse karşı durmazken altın gündeme geldiğinde mücadele veriliyor. Altına karşı ülkemizde bir lobi oluştu.” diyor. Demirhan, tepkide maden şirketlerinin hatalı uygulamalarının da etkisi bulunduğunu belirtiyor. Bu şirketlerin bölge halkına bilgi vermeden, “Ruhsatı aldım, her şeye rağmen bunu yaparım.” anlayışıyla hareket ettiğini savunuyor. Birçok kişinin sondajlarda siyanür kullanıldığını sandığını anlatan Demirhan, “Köylüler, sularına siyanür karıştığını söylüyor. Doğru olmayan bu düşünce, insanlarda tepki oluşturuyor. Köylülere faaliyetlerle ilgili bilgi verilse tepki bu kadar olmaz.” açıklamasında bulunuyor.

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu Beldesi Belediye Başkanı Yusuf Aksoy, altın arayan firmaların şu ana kadar çevreye zararlarının sondaj yapılan alana kadar 7 metre genişliğinde yol açılırken kesilen ağaçlardan ibaret olduğunu söylüyor. Aksoy, sondaj aşamasında oluşan tepkiyi Bergama’da altına karşı verilen mücadelenin insanlarda bıraktığı kötü izlenime bağlıyor. Maden Tetkik Arama (MTA) raporlarında bu bölgede 250 ile 300 ton arasında altın olduğunun belirtildiğini aktaran Aksoy, “Bu altın yüzde 90 ihtimalle çıkarılacak. Siyanür için gerekli tedbirler alınsa da yemyeşil olan Kaz Dağları kazılacak. Bu durum bölgede yaşayan insanlarda normal bir tepkiye yol açtı.” ifadesini kullanıyor. Eylemleri abartılı bulanlardan biri de jeoloji Mühendisleri Odası Balıkesir Şube Başkanı Kemal Yenigün. Oda temsilcisi, bölgede maden için 50 yıldır sondaj yapıldığına dikkat çekerek, “Maden arama çalışmaları sondajla yapılır. Bunun bir sakıncası yok. İçme suyu bile bu yöntemle çıkarılır.” diyor.

Arama yapılan yer ağaçlandırılıyor

Çevre duyarlılığından bahsedenlerin Kaz Dağları’na yapılan turistik otellerin yapımı sırasında niçin ses çıkarmadıklarını açıklamasını isteyen şube başkanı, otellerin arıtmasının bile olmadığını ileri sürüyor. Edremit Körfezi’nden Çanakkale’ye kadar sahil ve dağlık alanların villalarla talan edildiğine dikkat çeken Yenigün, “Villaların çevreye verdiği zararı hiçbir zaman önleyemiyorsunuz. Maden arama çalışmaları sonucunda bölgeye dikilen ağaçlar 10-15 yılda büyüyor.” ifadesini kullanıyor.

Bayramiç Belediye Başkanı İsmail Tuncer, Kaz Dağları’ndan çıkarılacak altından devletin elde edeceği gelir çevreye verilen zarardan daha az olacağı düşüncesiyle çalışmaların durdurulmasını istiyor. Yeraltı kaynaklarının çıkarılmasını olumsuz görmediklerini kaydeden Başkan Tuncer, “Devletin attığı taş, ürküttüğü ördeğe değmeyecek.” ifadesini kullanıyor. Çan Belediye Başkanı Ali Sarıbaş, siyanürle altın çıkarılması halinde ciddi problemler yaşanacağını ifade ediyor. Sarıbaş, siyanür sonucu içme sularının kullanılamayacağından sıkıntı çekilebileceğini öne sürüyor. Hacettepe Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü Maden İşletme Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyfi Kulaksız ise Türkiye’deki yeraltı zenginliklerinin çıkarılmasını istemeyen uluslararası gücün bulunduğunu savunuyor. Bergama’da dünyanın en güvenilir altın madenciliğinin yapıldığını anlatan Kulaksız, buna rağmen kapatılmak için baskı altında tutulduğunu kaydediyor. Kaz Dağları’nın yok olacağı yönündeki açıklamaları gerçekçi bulmayan Kulaksız, Almanya’da kömür madenlerinin 50 civarında kasabayı yerinden kaldırdığını, daha sonra tekrar tabiata kazandırıldığını hatırlatıyor. Kulaksız, benzer uygulamanın İstanbul kömür sahasında yapıldığını ve iş bitiminde ormanlaştırıldığını söylüyor.

Kaynak: Zaman

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir