İzmir Bayraklı sınırları içerisinde bulunan Atatürk Orman Çiftliği’nde, Orman Bölge Müdürlüğü görevlileri tarafından katledilen 100 dolayında ağacın yerine yenileri dikildi.
Bayraklı sınırları içerisinde bulunan İzmir Atatürk Ormanı’nda geçtiğimiz 29 Ekim’de, Denizcilik Müsteşarlığı ve Orman Bölge Müdürlüğü arasında yapılan protokolle, “Gemi Trafik Hizmetleri Merkez Binası ve Trafik Gözetleme İstasyonu” yapılacağı belirtilerek 100 dolayında ağaç kesilmişti. Mahalle halkı ve Bayraklı Belediyesi yetkililerinin kesimi yapanlara tepki göstererek müdahale etmesinin yanı sıra İzmir Gazeteciler Cemiyeti de söz konusu alanın, 1997 yılında ölen gazetecilere adanmış bir hatıra ormanı olduğunu belirterek, ağaç katliamını kınamış ve sorumluların cezalandırılmasını istemişti.
Dün sabah sözkonusu alana gelen İGC Başkanı, yönetim kurulu üyeleri, gazeteciler ve 75. yıl mahallesi halkı alana yeniden ağaç dikti.
Birileri göz dikti
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel, yaptığı açıklamada, söz konusu olayı TBMM Başkanı M.Ali Şahin ile, basından sorumlu Devlet Bakanı Bülent Arınç’a bizzat aktardığını belirterek, “Burası İGC’nin hatıra ormanıdır. Biz bu ağaçların yaşayacağına olan inancımızı koruyoruz” dedi. Kesimin yapılacağından Belediyeler ve Valilik dahil olmak üzere hiç bir mülki amirin haberinin olmadığını belirten Sertel, Orman Bölge Müdürlüğü’nün bir katliam gerçekleştirdiğini söyledi.
Ölen gazetecilerin anısına kimsenin saygısızlık etmeye hakkının bulunmadığını belirten Sertel, “ Ağaç kesen bir Orman Bölge Müdürü olamaz. Bu müdür burada kaldığı sürece hiçbir ağacın güvenliği yok. Buradan en yüksek yetkililere sesleniyorum. Dokunan olursa insanlığından şüphe ederiz” dedi.
‘Şu andan itibaren kontrolümüzde’
Ağaç dikme törenine katılan Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ da, söz konusu alana ilişkin Anıtlar Kurulu’nun aldığı kararın sadece tahsise ilişkin olduğunu, bunun dışında inşaat yapılabilmesi için pek çok prosedürün yerine getirilmiş olması gerektiğini belirtti. İmar kanunun 26’cı maddesine göre belediye sınırları içinde askeri tesisler dahil olmak üzere devletin güvenliğini ilgilendiren bütün yapılar için evrakla birlikte Belediyeye müracaat edilip, projeleriyle ruhsatının istenmesi gerektiğini belirten Karabağ, “Daha uzun bir süreç varken, köylere yapılabilecek bir uygulamayı yaptı yetkililer. Buraya reesen inşaat yapmaya kalktılar. Şu andan itibaren kontrolümüzdedir. Ağaç kesimi yukarıdan baskı ile yapılmıştır” dedi.
‘Betonlaşma istemiyoruz’
Ağaç kesimine tepki gösteren mahalle halkı da görüşlerini aktardı. 1980 yılından bu yana mahallede esnaflık yapan İsmail Ünsal, “Bir ağacın yetişmesi kolay mı? 1980 yılında bayram yeri yapılmıştı orası. Okuldan öğrenciler gelip ağaç dikmişlerdi. Kule yapılacak başka yerler de var. Kim ister yeşilliğin kesilmesini” diyerek tepkisini dile getirdi.
Selahattin Uygur da, “Ben 40 senedir burada oturuyorum. Biz o ağaçları çocuk gibi bakıp büyütmüşüz. Yeri geldiğinde su dökmüşüz. Kimsenin hakkı yok kesmeye. Birileri bir karar almış, nereden izin almışlar. Belediyenin bilgisi yok. Bir ağaç kestiği zaman bir vatandaş en ağır cezaları veriyorlar” dedi.
Adil Karaman da, öğrencilik yıllarında beden eğitimi derslerinde fidanları diktiklerini anlatarak, “Şimdi onları kesiyorlar. Halkın bilgisi yok. Hep betonların arasına sıkışmışız. Hava alacak yer yok. İnsanlar yürüyüş yapıyorlar, spor yapıyorlar. Ona da engel olacaklar” dedi.
Kaynak: Evrensel


