Aksaray Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Mustafa Atasoy, Doğu Karadeniz’deki yaylalarda hava fotoğrafı ve coğrafi bilgi sistemlerinden yararlanarak yaşanan değişimleri tespit ettiklerini belirterek, “Yaylalarda son 30 yıl içerisinde bina sayısında yüzde 60’lara varan artış var” dedi.

Aksaray Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü Kamu Ölçmeleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Atasoy, Doğu Karadeniz’deki yaylalarda son 30 yıl içerisinde bina sayısında yüzde 60’lara varan artışlar yaşandığını söyledi. Atasoy, yaptığı açıklamada, Trabzon ilini baz alarak, yaylalardaki arazi kullanım değişiminin coğrafi bilgi sistemi ileizlenmesi konusunda bir çalışma yaptıklarını belirtti.

Çalışmayla, hava fotoğrafı ve coğrafi bilgi sistemlerinden yararlanarak yaşanan değişimleri tespit ettiklerini ifade eden Atasoy, “Yöredeki yaylalarda son 30 yıl içerisinde bina sayısında yüzde 60’lara varan artış olduğu belirlendi” dedi.

Atasoy, yaylalardaki eski evlerin geleneksel mimari anlayışı içerisindedoğa ile uyumlu olduğunu, yeni yapılmış olan evlerin ise tamamen betonmimari tarzında yapıldığını belirterek, “Diğer taraftan yaylalardaartış gösteren evlerin bir planlama sonucu olarak yapılmadığı da ayrıcatespit edilmiştir. Bu sonuç eko turizm kapsamına alınan tabiat harikası yaylaların çarpık yapılaşma ile karşı karşıya olduğunu göstermektedir” diye konuştu.

Doğu Karadeniz’in coğrafi yapısının gereği, 1500-2000 metre rakımlı tepeve düzlüklerde çok sayıda yayla bulunduğunu anımsatan Atasoy, şunlarıkaydetti:”Bölge, 20 adet turizm merkezi olmak üzere, 200’den fazla yaylayasahiptir. Yaylalar 1500 metre yükseklikten başlayarak yükselen çokzengin doğal peyzaj özellikleri taşıyan nitelikteki alanlardır. Uzunyıllar hayvancılık amaçlı kullanılan bu yaylalar, son yıllarda ekoturizmve dinlenme mekanları olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle zamaniçinde yaylardan yararlanma biçiminde de değişimler yaşanmıştır. Bus üreçte doğaya zarar vermeyen yapılaşma nasıl kontrol edilecek, turizme açılması sonucu yaylalar nasıl bir değişime uğrayacak ve bu değişim yöredeki kullanıcıları nasıl etkileyecek gibi sorunlar ortaya çıkıyor.

Yaylalarda son yıllarda yaşanan arazi kullanım değişiminin boyutununbelirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Fotogrametri teknikleri kullanılarak, 1973 yılı hava fotoğrafları ile güncel hava fotoğraflarına bakılarak, bitki örtüsü, yapılaşma, yol ağları gibi bir çok detaydaki değişim kolay bir şekilde görülmektedir. “Atasoy, fotoğraflardaki farkların, tabiat harikası yaylaların çarpık yapılaşma ile karşı karşıya olduğunu gösterdiğini ifade ederek,yaylalardaki doğal dengenin bozulmaması için yaylalara özgü mimari ve yapılaşma şartlarının kontrollü bir şekilde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Yeni Şafak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir