Bodrum yarımadasındaki kıyılarda devam eden tüm inşaatlarda hafriyat ve molozlar denizi doldurma malzemesi olarak kullanılıyor Yarımada genelindeki 385 kıyı yapısından sadece 69’u yasal… Mavi Yol Girişimi üyesi Filiz Dizdar, “Siluet bozuldu, denizsel fauna yok oluyor” diyor.

Bodrum’da nereye gitseniz bir inşaat var. İnşaatlardaki hafriyat ve molozlar da deniz doldurma malzemesi olarak kullanılıyor. Ardından da iskeleler dikiliveriyor.Bodrum’da MNG Holding’in denizi doldurmasıyla gündeme gelen doğa katliamı, bu ünlü tatil merkezi için yeni bir durum değil. İlçede bu tür doğa soykırımı tüm hızıyla sürüyor. Bodrum yarımadasındaki kıyılarda devam eden tüm inşaatlarda hafriyat ve molozların denizi doldurma malzemesi olarak kullanıldığı, şarkıcı Mustafa Sandal’a ait olan Mandal Otel’in de aralarında olduğu bazı otellerin izinsiz olarak denizi doldurdukları saptandı.
Bu koy ve kıyı yağmasına karşı mücadele veren ve bünyesinde Peynir Çiçeği ve Gündoğan Gönüllüleri Derneği gibi çevreci örgütleri de barındıran “Bodrum Mavi Yol Girişimi”nin yaptığı ve fotoğraflarla tespit ettiği araştırma, Bodrum’daki bu kıyı talanını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Yarımada genelindeki 385 kıyı yapısından 69’unun yasal olduğu vurgulanan araştırmada, önce hafriyat ve molozlarla denizin doldurulduğu, sonra bu dolgu alanların önüne yine izinsiz iskelerin yapıldığı belirtildi. Araştırmaya göre, sadece Gündoğan beldesinde 16 iskele yasal, buradaki izinsiz iskelelerden 28’ine cezai işlem uygulandı ve yıkım kararı verildi.
Dolgu alanlar, iskeleler cenneti
Mavi Yol Girişimi üyesi Filiz Dizdar, “Bakanlığın Bodrum’da planlama yetkisini yerel yönetimlerden alma gerekçelerinden biri de ‘Sit ve tarım alanlarına yönelik işgaller ve kıyı alanlarındaki işgalci uygulamalar’ idi.
Ancak yetki alındıktan sonra da bu durum artarak devam etti. Kuralsızlık ve denetimsizlik devam ediyor” dedi. Dizdar, şöyle devam etti: “Bu uygulamalar kıyı kenar çizgimizi bozdu, güzelim kaya oluşumları yok oldu, siluet bozuldu. Denize dökülen hafriyat ve molozlar flora ve faunaya zarar verip ekolojik zincirin kopmasına, denizin kirlenmesine, denizsel faunanın yok olmasına neden oluyor.
Birkaç yıl sonra deniz sadece seyredilebilir olacak. Kamu yararına olduğu söylenip tamamen kamuya kapatılan halkın yararlanamadığı, izinsiz dolgu alanlar ve iskeleler cenneti haline geldi yarımada…”
Kaynak: Milliyet


