Kaldırım ortasında olur mu tartışmasıKaldırım ortasına konulan reklam panoları tartışma konusu oldu. Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Çiğdem Ünal, panoların görüntü kirliliği yarattığını söylerken, CHP’li Meclis Üyesi Fazıl Güleken de, reklamların belediyeye maliyetini sordu.

Çiğdem Ünal, kentlerde, iktisadi hareketlilikler çerçevesinde tanıtım amaçlı etkinliklerin çağdaş usul ve yöntemlerle gerçekleştirilebileceğini belirtti.

Ankara’da, “billboard”, “silindir”, “megalight”, “citylight” ve “kule” adı verilen tanıtım amaçlı reklam panolarının son aylarda çağdaş usul ve yöntemlere uygun olmayan şekilde, kent merkezlerindeki kaldırım ve refüjlere gelişigüzel biçimde yerleştirildiğini öne sürdü. Kaldırımlarda, seyyar satıcılar, park halindeki otomobiller ve rastgele kondurulan büfeler nedeniyle zorluk çeken yayaların yeni reklam panoları nedeniyle daha da zorlandıklarını vurguladı.

BİLGİLENDİRME YAPILMIYOR CHP’li Meclis Üyesi Fazıl Güleken ise Belediye İktisadi Teşekküllerinin faaliyetleri hakkında, “ticari sır” gerekçesiyle bilgi alamadıklarını öne sürdü. Güleken, şöyle konuştu:

“Bu reklam tabelaları siyasi amaçlarla kullanılıyor. Melih Gökçek için bir TV kanalında yapılacak programın reklamı günlerce buralardan duyuruluyor. Bu kamu kaynaklarının siyasi ve kişisel olarak keyfi kullanımıdır. Bu işin Ströer Kentvizyon adlı firmaya hangi koşullarda verildiği bilinmiyor. Belediye şirketleri kamu şirketleridir, bunlar keyfi olarak kullanılamaz. İhale yapılıyorsa bunların şeffaf olması lazım. Eğer bu işe tahsis edileceklerse tüm siyasi partilere eşit yer verilmeli. Bunlar kamunun ihtiyacına göre, objektif biçimde kullanılmalı. Şirketler zarara uğratılmamalı, halka bilgi verilmeli.”

Pano sayısında artış yok

BELEDİYE yetkilileri ise kentte bin tane billboard bulunduğunu, bunların sayısında artış olmadığını belirttiler.

Billboardları işletme hakkını alan şirketin, aynı zamanda metrolardaki panoları ve silindir, kule, otobüs durakları ve diğer ışıklı reklam tabelalarını da işletme hakkını ihaleyle aldığını anlatan yetkililer, Ströer Kentvizyon şirketinin bunun karşılığında belediyeye belli bir bedel ödediğini kaydettiler.

İhale bedeli ve firmanın ödemeleri hakkında bilgi veremeyeceklerini belirten yetkililer, “Her şey kontrolümüz altında” dediler. Yetkililer, belediye şirketleri ticari kuruluşlar olduğu için yaptıkları işlerin bedellerinin söylenmesinin doğru olmadığını ifade ettiler.

Kaynak: Hürriyet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir