Koç Holding’e 40 yıllığına işletme hakkı devredilen Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı’nda kapasite artışıyla birlikte çalışmalar hızlandı, sahil şantiyeye döndü. Projede deniz üzerinde yeni bir yapılaşmanın planlandığını öne sürüldü.

Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı’nda yürütülen kapasite artışı ve genişletme çalışmalarıyla birlikte sahil hattı şantiyeye döndü. Koç Holding’e 40 yıllığına işletme hakkı devredilen marina alanında yürütülen proje kapsamında otel, ticari alanlar, restoranlar ve büyük ölçekli otoparkların yanı sıra deniz üzerinde yeni yapılaşma planlandığı iddiaları tartışma yarattı. Sahil hattındaki değişimi kamuoyuna yansıyan son görüntülerle değerlendiren bölge sakinleri ve yaşam savunucuları, Kalamış koyunda kıyı ekosisteminin ve kamusal kullanım alanlarının daraldığını belirterek projeye tepki gösterdi. Fenerbahçe Kalamış Dayanışması, paylaşılan görsellerde deniz üzerinde özel kullanıma ayrılmış yeni alanların planlandığını öne sürdü: “Marina büyürken kıyı betona gömülüyor.’’
DENİZ EKOSİSTEMİNE ZARAR
Denizde ve karada toplam 437 bin 788 metrekarelik alana yayılması planlanan proje kapsamında marina kapasitesinin yaklaşık iki katına çıkarılması hedefleniyor. Bölge sakinleri bu dönüşümün Kadıköy’ün kıyı kimliğini değiştirdiğini ve kamusal alanları daralttığını söylüyor. Proje tanıtımlarında ‘‘kıyının halka açılacağı’’ ve ‘‘bölgeye değer katılacağı’’ yönündeki söylemlere rağmen uygulamada yüksek gelir grubuna yönelik ticari bir yaşam alanı oluşturulduğunu savunan yurttaşlar, ‘‘Bir yandan erişimden söz ediliyor, diğer yandan marina kapasitesi artırılıyor, yeni ticari alanlar ekleniyor’’ dedi. Fenerbahçe Kalamış Dayanışması ve Zühtüpaşa Mahallesi Muhtarı Çağla Göksu, projenin marina genişletmesinin ötesine geçtiğini belirterek, ‘‘Bu artık bir kıyı düzenleme projesi değil, kamusal alanların sermayeye devri sürecidir’’ dedi. Kıyı kullanım hakkının giderek sınırlandığını söyleyen Göksu, projenin yalnızca yapılaşmayı değil, aynı zamanda deniz eko sistemini ve kültürel mirası da tehdit ettiğini ifade etti: ‘‘Burada mesele yalnızca bir marina değil. Kamusal kıyı alanlarına erişim hakkı engelleniyor, deniz eko sistemi zarar görüyor ve bölgenin tarihi-kültürel değerleri tehdit altında bırakılıyor.’’
Göksu, marina sahasında hem arkeolojik hem de doğal sit alanlarının bulunduğunu belirterek, geçmişte yapılan incelemelerde Bizans dönemine ait kalıntıların tespit edildiğini de söyledi. Deniz tabanında yapılacak tarama ve dolgu çalışmalarının eko sisteme zarar vereceğini vurgulayan Göksu, ‘‘Bölgedeki arkeolojik ve doğal değerler biliniyor. Buna rağmen proje ilerliyor. Deniz içindeki yaşam alanı ciddi risk altında” dedi. Projede yeni ticari alanlar, yeme-içme mekanları, otel ve yeraltı otoparkı planlandığını belirten Göksu, mendireklerin uzatılması ve yeni mendirek inşaatlarının da deniz eko sistemini baskı altına alacağını söyledi. Göksu, şöyle devam etti: “314 bin metrekarelik bir deniz ihlali, 114 bin metrekare de kara ihlali var. Bu da ciddi deniz ekolojisinin bozulması ve yurttaşların kıyı hakkının ihlali demek. Kadıköylüler olarak Kalamış için 14 yıldır hukuki ve fiili mücadele yürütüyoruz. Yeşil alanların bulunduğu bölgelerde alışveriş merkezleri ve ticari yapılar öngörülüyor. Bölgeye daha fazla araç ve insan çekilecek. Kadıköy zaten ciddi bir trafik ve altyapı yükü altında. Bu proje mevcut sorunları daha da büyütecek. Denizin üzerinde yüzme havuzlu, ada benzeri bir yapıdan söz ediliyor. Bu, ciddi dolgu ve inşaat faaliyetleri anlamına geliyor.’’
Proje tanıtım dosyasında gümrük kontrol alanına ilişkin düzenlemelerin yer almamasının dikkat çekici olduğunu söyleyen Göksu, ‘‘Projeyi tanıtıyorlar ama gümrük alanı yok. Beş çıpalı ve uluslararası nitelikte olması planlanan bir marinada gümrük kontrol alanının nasıl işleyeceği belirsiz. Bu durumun ayrıca kamu yararı açısından değerlendirilmesi gerekiyor” dedi.
***
AMATÖR DENİZCİLER VE BALIKÇILAR DA ETKİLENDİ
Projenin yalnızca mahalle sakinlerini değil, bölgede yıllardır faaliyet gösteren amatör denizcileri ve balıkçıları da etkilediği belirtildi. Mevcut kullanım alanlarının yok olduğunu ifade eden grubun hukuki süreç başlattığı öğrenildi. Yurttaşlar, kıyıların kamusal niteliğinin korunması için mücadelelerini sürdüreceklerini söylediler.
Kaynak: Birgün


