Plansız imar çalışmalarıyla ayağa kaldırılmaya çalışılan Hatay’daki sel felaketi, ilin afetlere ne kadar hazır olmadığını gösterdi. Mühendisler, altyapı eksikliğine dikkat çekerek, kalitesiz malzemenin afete sebebiyet verdiğini söyledi.

Maraş merkezli depremlerinin üzerinden 3 yılı aşkın süre geçmesine karşın afetten etkilenen kentlerin başında gelen Hatay, ayağa kaldırılamadı. Şehri yeniden inşa etmeye yönelik imar süreci, plansızlıklar ve belirsizliklerle devam ederken, altyapı eksikliği, kalitesiz malzeme kullanımı ve mühendislik hataları başta olmak üzere atılan her eksik adım, bölgede yeni felaketlere zemin hazırladı. Kentte önceki gün başlayan yağışların ardından yaşanan sel felaketiyle sokaklar göle döndü, tarım arazileri sular altında kaldı. Araçların sulara kapılıp sürüklendi, birçok ev ve işyerinde de su baskınları yaşandı. Felakette 3 kişi yaşamını yitirdi, biri ağır 12 yurttaş ise yaralandı.
Hatay’da önceki gün gece saatlerinde aniden bastıran ve şiddetini artıran sağanak yağışla; Antakya, Defne, Reyhanlı ve Samandağ ilçelerinde sel meydana geldi.
3 ÖLÜ, 12 YARALI
Antakya’nın Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde yoğun yağış nedeniyle yamaçta bulunan bir ev çöktü. Yola doğru kayan evin enkazı altında kalan 4 kişiden 3’ü sağ olarak kurtarıldı. Enkaz altında kalan 15 yaşındaki bir çocuk ise hayatını kaybetti. Defne’nin Subaşı Köprüsü civarında ise yolda çökme meydana geldi. Bu sırada seyir halindeki 65 yaşındaki Nedim Habeşoğlu yönetimindeki araç kontrolden çıkarak dere yatağına düştü. Sağlık ekipleri, araçta sıkışan sürücünün olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Habeşoğlu’nun cenazesi morga kaldırıldı.
Kent genelinde birçok ana arter de ulaşıma kapandı. Samandağ’daki bazı araçlar Çevlik Sahili’ne sürüklendi. Asi Nehri’nin taşması sonucu sel sularına kapılan 62 yaşındaki Semih Kimyonok kayboldu. Arama kurtarma çalışmalarının ardından Kimyonok’un da cansız bedeni bulundu. Antakya’nın Bağrıyanık Mahallesi’nde ise bir yolun istinat duvarı çöktü. Olayda park halindeki 5 araç zarar gördü. Yağıştan en fazla etkilenen ilçelerden biri olan Samandağ’da tüm okullarda eğitime bir günlüğüne ara verildi. Antakya’da ise riskli bölgelerde bulunan 5 okulda eğitim faaliyetleri geçici olarak durduruldu.
∗∗∗
ALTYAPISIZ BİR KENTLE MÜCADELE EDİYORUZ
Selin ardından mühendisler ve yaşam savunucuları, yaşananların altyapı eksikliğinden kaynaklandığını ifade etti. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Hatay Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Nebil İstanbullu, BirGün’e şu değerlendirmeyi yaptı: “Kentin altyapısı sorunlu. Yeni yapılan yerlerin altyapıları zaten bitmedi. Eski yapıların olduğu bölgelerde altyapı zaten sıkıntılıydı. Şu an tamamen altyapısız bir kentle mücadele ediyoruz. Planlamalar maalesef lokal lokal yapıldığı için yerel dinamikler de hiçbir şekilde dahil edilmiyor. İlk önce üstyapıyı yapıp bitiriyoruz, ondan sonra altyapıya geçiyoruz. İşte bu tür durumlarda maalesef afete dönüşüyor. Çünkü büyük yağmur suyunun gidecek bir yeri yok. Her taraf kazılmış, yollar, binalar yapılıyor ama altyapı eksik. Altyapı planlaması çalışması var ama kağıt üstünde. Altyapı olmayınca doğa olayları afete dönüşüyor. Kent ayağa kalktı diyorlar ama bir türlü kalkmıyor. Burası dünyanın en büyük şantiyesi. Çok ciddi çalışmalar var ama bir kent planlaması, bütünlüğü yok. Her açılış yapıldığında bir makyaj yapılıp, bir görüntü verilip gidiliyor. Anahtarı teslim edilen yerlerin altyapısı, yolu, doğalgazı, suyu yok.”
Önceki Dönem İMO Hatay Şube Başkanı İnal Büyükaşık da kentte deprem önce de defalarca sel yaşandığını, ancak depremin ardından altyapı sorunlarının giderilmemesi nedeniyle çok daha büyük afetlerin yaşandığını belirtti. Büyükaşık “Depremden sonra altyapıda çok ciddi problemler ortaya çıktı. Afete dirençli kentler kurabilmek için bir şehri kurarken veya tasarlarken bütüncül bir plana sadık kalmak şart. Deprem sonrasında yurttaşın binası yıkılınca, mecbur kalarak tarlasına ya da başka bir araziye prefabrik veya konteyner yerleştirmek zorunda kaldı. Bu düzensiz yapılaşma da felaketi büyüttü. Bu yıl Hatay, son yılların en yoğun yağışını aldı. Köprüler yıkıldı, yollar ve evler çöktü. Bu tablo gösteriyor ki bütüncül bir plan uygulanmıyor. Kentte sadece bina yapmak yetmez; oranın kültürünü korumak, yeşil alanlarını gözetmek de gerekir. Sel sularına karşı şehrin direncini artırmak, drenaj sistemini kurmak ancak mühendislik hizmetiyle mümkündür. Biz bu noktada bunun eksik kaldığını görüyoruz” dedi. Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Nilgün Karasu, yaşanan afetin iki temel nedeni olduğunu söyledi. Karasu, “Biri altyapı, ikincisi ise kalitesiz işçilik. Koca bir çevre yolu çöktü. Konteyner kentler daha kötü bir halde. Asi Nehri’nin kenarında olan köyler çok ciddi sıkıntı. Tamamen plansız, alelacele yapılan projelerden kaynaklanıyor bu felaketler’’ dedi.

∗∗∗
PLATO KURMUŞLARDI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Asrın İnşası Türkiye’nin Başarısı: 455 Bin Konut Tamam” temalı program kapsamında Aralık 2025 yılında kente yapacağı ziyaret öncesinde apar topar “paravan” çalışmalar devreye sokulmuştu. Erdoğan’ın geçeceği güzergâhlara direkler dikilmişti, perdeler çekilmişti; bitirilmemiş bina ve köprülerin önü ise üzerine bina ve köprü fotoğrafları basılmış brandalarla kapatılmıştı. Yıllardır yapımı için beklenen yollar, sadece bir haftada sözde “tamamlanmıştı”; asfalt, ziyaret öncesi aceleyle serilmişti.

Kaynak: Birgün


