Bodrum’da 1600’lerde inşa edilen gözetleme kulesi sadece iki kişinin konaklayabileceği bir otel olarak hizmet veriyor. Yan tarafında da civarın en gözde restoranlarından biri var.

Göltürkbükü’ndeki Ada Otel’in sahibi Vedat Semiz geçtiğimiz sene mayıs ayında Bodrum Ortakent’teki özel mülkünü Ada Ev adında tek odalı bir otele dönüştürdü. Yeni otelin rakiplerinden farkı hem 400 yıllık tarihi bir binada yer alması hem de aynı anda maksimum iki kişiyi konuk edebilmesi. Ada Ev’in bahçesinde Ada Sofra adında bir de restoran açan Semiz ile bir araya gelip, eski evi yeni oteli Ada Ev’in hikayesini konuştuk. Semiz müşterileri konusunda fazlasıyla hassas: “Ada Ev özel bir yer, verilen hizmet de öyle. Bu nedenle fiyatlar yüksek ancak bizim için önemli olan mekanda onun ruhunu, tarihi dokusunu anlayacak insanların konaklaması ve farklı bir deneyim edinmelerini sağlamaktır.”
Ada Ev’in hikayesi nedir?
Ada Ev 1600’lü yıllarda dönemin sancak beyi Mustafa Paşa’nın yaptırdığı gözetleme kulesi. Bodrum’un kaleden sonraki en eski yapısı. Kısacası bir tarihi eser. Ben 1993 yılında aldım ve tarihi dokusuna zarar vermemek için Topkapı Sarayı’nın restorasyon çalışmasında görev alan ekiple birlikte restore ettik. Çalışmalar 1997’de bitti. O tarihten geçen yaza kadar da özel mülk olarak kullandım.
Geçen yaz böyle bir binanın halka açılması ve tarihi dokusunun daha fazla insan tarafından deneyimlenmesi gerektiğine karar verince de Ada Sofra’daki işletmeci ortaklarımız Özben Saygün ve Berna Yavuzlar ile birlikte projeyi oluşturduk. Kulenin etrafındaki üç taş evi de dekore ettirip bünyeye kattık. Böylece ortaya Akdeniz ve Ege yemeklerinin servis edildiği restoranımız Ada Sofra çıktı. O da Ada Ev gibi yeni açılmasına rağmen oldukça ilgi görüyor. Geçen sene bile ancak üç-dört gün sonrasına rezervasyon yaptırılabiliyordu. Üstelik bunu tanıtımla değil, kulaktan kulağa yayılarak başardık. Bu bizi daha da mutlu ediyor.
Tek odalı otel ülkemizde çok yaygın bir şey değil. Nasıl tepkiler aldınız?
Tek odalı otel dünyada oldukça yaygın. Ada Ev özel günler için kurgulandı. Amaç müşterilerin kendilerini Mustafa Paşa gibi hissetmeleri. Prensibimiz de kişiye özel hizmet vermek. Yani deniz, güneş ve yemekten oluşan klasik bir tatil değil de yeni bir yaşam biçimi satıyoruz. Aldığımız tepkiler gayet güzel. Ada Ev bugüne kadar birçok özel güne şahit oldu. Evlilik teklifleri, yıldönümleri ve doğum günleri gibi. Temmuzda otelde ilk düğünümüzü de yapacağız.
“Kişiye özel hizmet”le tam olarak neyi kast ediyorsunuz?
Hem Ada Ev’de hem de Ada Otel’de misafirlerimizin okudukları gazeteleri, sevdikleri reçel ve peynirleri, favori içkilerini ya da alerjik oldukları besinleri bilir ve ona göre hizmet ederiz. Kahvaltı sofralarını süslemek için kokusunu beğendikleri çiçeği İstanbul’dan getirtmek de buna dahil. Kişiye özel hizmet bizim en önemli prensibimiz. Ana fikrimizse misafirleri şımartmak ve ödedikleri paranın karşılığını aldıklarını hissettirmek.
Kaynak: Milliyet


