Greenpeace örgütünün de destek verdiği zeolit madeni için Türkiye’nin “Umut ışığı” değerlendirmesi yapılıyor.
ZEODER Başkanı Aydoğan, “Her derde deva bir maden. Türkiye bu konuda tesis kurarsa, her yıl 100 milyar doları da cebine koyar” dedi.
Küresel ısınmanın etkisindeki Türkiye, altından bile daha değerli, bor madeninden de önemli bir başka cevhere sahip. Dünyadaki tüm zeolit (kaynayan taş) madeninin yüzde 40’ını elinde tutan Türkiye, ilk işletme tesisini ise önümüzdeki günlerde kuracak. Çevreci örgüt Greenpeace’in de desteklediği zeolit madeni için Türkiye’nin “Umut ışığı” değerlendirmesi yapılırken, Doğal Zeolit Madeni ve Mineralleri Derneği (ZEODER) Başkanı Mehmet Aydoğan, “Her derde deva bir maden. Eğer Türkiye bu maden için tesis kurarsa, her yıl 100 milyar doları da cebine koyar” dedi.
Volkanlardan çıkan külün, milyonlarca yıl önce tuz göllerinde depolanmasıyla doğal olarak oluşan zeolitin en önemli özelliklerinden biri suyu ve mineralleri bünyesinde uzun süre barındırabilmesi. Toprak kurudukça bünyesindeki suyu yavaş yavaş salan zeolit, bu özelliğiyle tarlaların su talebini yüzde 30 oranında azaltma yeteneğine sahip.
50 milyar ton
Bilimsel yayınlarda, su tutma özelliğinin yanı sıra tarım bitkilerinin kalite ve verim özelliklerini de artırdığı vurgulanan zeolit, üreticinin maliyetlerini düşürdüğü gibi hasat zamanı da alınan ürünün niteliğinin yanısıra bolluğuyla da çiftçilerin yüzünü güldürüyor. Dünyada Çin, Küba, japonya ve ABD dörtlüsü üretimde başı çekerken yıllık kapasitenin 3-3.5 milyon ton seviyelerinde olduğu tahmin ediliyor.
Türkiye’de zengin zeolit yataklarının varlığı 30 yıl önce saptandı. Ancak üretim 1990’lı yıllarda başladı. Dönemin Enerji Bakanı Zeki Çakan’ın bir soru önergesinde verdiği yanıta göre, Türkiye’de 50 milyar tonu aşkın zeolit cevheri bulunuyor. Zeolit mineralleri, radyoaktif atıkların, şehir ve endüstri tesislerine ait atık suların temizlenmesinde, petrol ve kömür kullanan tesislerin bacalarından çıkan kirletici gazların temizlenmesinde kullanıldığı gibi akarsu ve göllerdeki oksijen eksikliğini de ortadan kaldırıyor. 1971 yılında Türkiye’de bu cevherinin varlığının anlaşılması üzerine yapılan araştırmalar sonucunda 13 bölgede rezervi tespit edildi. Bu değerli mineralin Manisa-Gördes ocakları ise kalite açısından dünyadaki en değerli ocak olarak kabul ediliyor. Sadece Gördes’te 1 milyar tonun üzerinde görünür zeolit rezervi bulunuyor.
Bu yıl kurulan ZEODER Başkanı Mehmet Aydoğan, “Bu maden, bize bir lütuf. Ama hakkını vererek kullanmalıyız” diye konuştu.
Madencilik sektöründe faaliyet gösteren Bakatoğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı da olan Aydoğan, “Parası olan bu madene yatırım yapsın. Su, enerji, sağlık, tarım, besilicik gibi aklınıza gelen her alanda kullanımı mevcut. Türkiye hammaddeye sahip ama 200 dolara ürettiği cevheri ihraç edip işlenmiş halini 3-4 bin dolara alıyor. Mutlaka işleme tesisleri kurmalıyız. Bu tesisler yüksek maliyetli tesislerde değil” diye konuştu.
Devler ligi
Zeolitte devler liginde Fransa’nın olduğunu belirten Aydoğan, önümüzdeki günlerde bir grup Fransız girişimci ile masaya oturup ilk tesis için düğmeye basacaklarını söyledi. Aydoğan, “Gördes’teki zeolit madeninin kalitesi yüzde 98 oranında. 5 milyon dolarla bir tesis kurmak için yola çıkıyoruz. Türkiye’nin ilk işletmesi olacak” dedi.
13 bölgede var
Zeolit rezervi Türkiye’de 13 bölgede tesbit edildi. Dünya toplam cevherin yüzde 40’ının Türkiye’de olduğu tahmin ediliyor. Tespit edildiği yerler:
* Manisa (Gediz, Hisarcık, Gördes),
* Ankara (Eskişehir, Bolu, Sakarya (Polatlı, Ayaş, Oğlakçı, Mülk, Nallıhan, Beypazarı, Kalecik, Mihaliçcık, Çayırhan, Bahçecik, Gölpazarı ve Göynük),
* Kütahya (Emet, Yoncaağaç, Şaphane),
* Balıkesir (Bigadiç)
Nerelerde kullanılıyor?
* Kirlilik kontrolü, enerji, tarım hayvancılık, maden metalurji, uzay araştırmaları, peyzaj mimarisi, kağıt, inşaat, sağlık sektörü ve deterjan üretiminde kullanılıyor.
* Nükleer santral atıklarında bulunan ve çevre sağlığı açısından tehlikeli olan maddeler zeolitlerle tutuluyor.
* Baca gazlarının, petrol sızıntılarının, çöp depolama alanlarının temizlenmesi, oksijen üretimi, nem ve haşere kontrolü, su kültürü, metalurji, peyzaj gibi alanlarda kullanılıyor.
* Uzayda üretilen protein kristalleri ile virüslere karşı yeni ilaçların üretilmesinde kullanılıyor.
* Elektronik devrelerde mikroçiplerin hızını yüzde 1000 oranında artırıyor.
* Uzayda üretilen zeolit kristali, filtre malzemesi olarak kullanılıyor.
* NASA, topraksız bitki yetiştirmede en önemli malzeme olarak kullanıyor.
Aydın’da jeotermal kuyuları artıyor
Maden Tetkik Arama (MTA), Türkiye’nin en zengin jeotermal kaynaklarına sahip olan Aydın’da yeni bir jeotermal kaynağa ulaştı. Yaklaşık 5 ay önce Aydın’ın birkaç kilometre ötesinde Yılmazköy ile ASTİM Kavşağı arasındaki bölgede sondaj çalışmasına başlayan MTA, yeni bir jeotermal kaynak daha buldu. 2 bin 250 metre derinliğe sahip kuyunun şu ana kadar yapılan test üretim çalışmalarına göre oldukça verimli olduğu öğrenildi. Aydın, Türkiye’deki jeotermal rezervlerinin yüzde 70’ine sahip.
Testler sürüyor
1950’li yıllara ait Romanya malı olduğu ve yıllardır Aydın bölgesinde bir çok sondaja imza attığı öğrenilen sondaj kulesini bölgeye kuran MTA yetkilileri, geçen 5 aylık süreçte aralıksız çalışarak 2 bin 250 metrede hedefe ulaştı. Bölgenin en derin kuyusu olduğu belirtilen jeotermal kuyusunda test üretim çalışmaları sürüyor. Uzmanlar, “Açılan bu kuyular MTA tarafından ihaleye çıkarılıyor. Salavatlı ve Ömerbeyli’deki gibi jeotermal elektrik üretim santralı için bu kuyu tek başına yeterli değil. Başka kuyuların da açılması gerekir” diye konuştular.
İleriki dönemlerde Menderes Nehri’nin kuzey bölümünde kuyu sondaj çalışmalarının hızla süreceğini dile getiren uzmanlar, Aydın’ın bu konuda çok zengin olduğunu ifade ettiler.
“Potansiyeli kullanamadık”
Aydın Sanayi Odası Meclis Başkanı Yalçın Pekgüzel, MTA’nın bu kuyuları öncelikle elektrik enerjisi üretimi için ihaleye çıkardığını, bu ihaleleri de dışarıdan gelen büyük yatırımcıların aldığını belirtti.
Pekgüzel, “MTA bu kuyuları ihaleye çıkarırken, ihale şartnamesine, elektrik enerjisi üretimi sonrasında oluşan atık enerjinin seracılık ve şehrin ısıtılmasında kullanılması yönünde bir ibare eklemeli. Bu enerjiyi Aydın’daki girişimcilere, seracılık ve şehrin ısıtılması için ücretsiz olarak tahsis etmeli ya da bunu maliyetine vermeli. En büyük yeraltı zenginliğimiz olan jeotermal kuyulardan Aydın bugüne kadar yeterince yararlanamadı” dedi.
Kaynak: Yeni Asır


